Erol'dan Şaban Sevinç'e sert tepki: 'CHP bir kişinin partisi değildir'

Elazığ CHP milletvekili Gürsel Erol, sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşımda isminin CHP'de kalacak milletvekilleri arasında yer almamasına tepki gösterdi. Erol, 35 yıllık siyasi mücadelesini hatırlatarak, 'CHP bir kişinin partisi değildir' ifadelerini kullandı.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haberin Özeti

  • Elazığ CHP Milletvekili Gürsel Erol, Şaban Sevinç'in kendisini "partide kalacak vekiller" listesine dahil etmemesine sosyal medyadan tepki gösterdi.
  • Erol, 35 yıllık siyasi mücadelesini hatırlatarak "CHP bir kişinin partisi değildir" vurgusuyla partiden ayrılmayacağını kesin olarak belirtti.
  • Milletvekili, partisinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti olduğunu ve siyasetin Cumhuriyet değerlerine bağlılıkla yapıldığını ifade etti.

Milletvekili Gürsel Erol açıklamasında, ‘’Sayın Şaban Sevinç,

Bugünkü paylaşımınızda CHP’de kalacak milletvekilleri arasında ismime yer vermemişsiniz.

Beni yaklaşık 35 yıldır tanırsınız. Ankara Gençlik Komisyonu Başkanlığından, Gençlik Komisyonları Kurucu Genel Başkanlığına; SHP ve CHP Elazığ İl Başkanlığı görevlerime kadar partimin hemen her kademesinde mücadele ettim. Bu uzun siyasi yolculukta, gerektiğinde parti içindeki sol demokrat çizgide durarak genel merkez yönetimlerine muhalefet ettiğim dönemler de oldu.

Bu süreçte sekiz değerli genel başkanla çalışma fırsatı buldum. Ancak hiçbir dönemde kişiler üzerinden siyaset yapmadım. Çünkü bizler, günü kurtarmak ya da koltuk hesabı yapmak için değil; partimizin kurumsal kimliğini, siyasi kültürünü ve temel ilkelerini yaşatmak için siyaset yaptık.

Cumhuriyet Halk Partisi, bir kişinin partisi değildir. CHP; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Bu partide siyaset, genel başkanlara göre değil; Cumhuriyet’in değerlerine, demokrasiye, sosyal adalete ve partimizin köklü geleneklerine bağlılıkla yapılır.

Ailemizin büyük dedesi dersim 1 dönem mv Diyap ağadan gelen  103 yıllık bir çınarın CHP nin mensubu olan bir ailenin evladı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmayı hiçbir zaman kişisel bir tercih olarak görmedim. Bunu, koltuk hesabıyla açıklanabilecek bir mesele olarak da değerlendirmem. Atatürk’ün, “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözünün sorumluluğunu taşıyan herkes için bu emanetin anlamı çok büyüktür.

Elbette siyasette herkesin kendi tercihleri olabilir. Herkes kendi vicdanına ve siyasi anlayışına göre karar verir. Buna saygı duyarım. Ancak ben, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmayı haklı gösterecek hiçbir siyasi gerekçe görmüyorum.

Şunu da hiçbir zaman unutmamak gerekir: Bugün hangi makamda olursak olalım, hangi unvanı taşırsak taşıyalım, toplum bizi tanıyorsa, bize güven duyuyorsa ve bize görev verdiyse bunun en büyük sebebi Cumhuriyet Halk Partisi’nin çatısı altında siyaset yapmış olmamızdır. Bu nedenle vefa, sadece kişilere değil; bizi var eden değerlere ve o büyük çınara gösterilmelidir.

Biz gelir geçeriz. Makamlar gelir geçer. Ama Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Çünkü CHP, bir siyasi parti olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in kurucu iradesidir.

Yaşasın Cumhuriyet!

Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!'' İfadelerine yer verdi.