Elazığ'dan Türkiye'ye örnek model
Türkiye'de sokak hayvanları sorununda çözümün polemikle değil, akılcı yöntemlerle sağlanabileceğinin en güzel örneği bir kez daha Elazığ oldu. Elazığ Belediyesi tarafından uzun yıllardır faaliyette olan Geçici Hayvan Bakımevi Rehabilitasyon Merkezi yanında yine Elazığ Belediyesi tarafından atık yemeklerle üretilen mamalar ile sokak hayvanları konusunda sorunsuz bir şehir olan Elazığ dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran “Kedi ve köpek lobisi bu ülkeyi ele geçirmiş. Her yer hayvan, her yer dışkı. Kedi maması suyla, yağmurla birleşiyor; orada salmonella, zehirli E. coli oluşuyor. Kedi de onu yalıyor. O yüzden kediyi, köpeği sevdikten sonra elinizi yıkayın” sözleri Türkiye’de sokak hayvanları meselesini yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı.
Açıklamalar farklı kesimlerde tartışılırken, Elazığ’da yıllardır sessiz ama etkili şekilde sürdürülen uygulamalar bu meselenin polemiklerle değil, planlı ve kararlı yönetim anlayışıyla çözülebileceğini gözler önüne seriyor. Elazığ Belediyesi’nin halihazırda uzun yıllardır hizmet verdiği Geçici Hayvan Bakımevi Rehabilitasyon Merkezi kentte sokak hayvanı sorunun tamamen ortadan kaldırmış durumda. Bunun yanında Elazığ Valiliği ve İl Özel İdaresi’nin koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar, insan sağlığını, çevre hijyenini ve hayvan refahını birlikte önceleyen örnek bir model olarak dikkat çekiyor.
KÜÇÜK DOSTLARIMIZIN TÜM İHTİYAÇLARI KARŞILANIYOR
Elazığ Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi Rehabilitasyon Merkezi bünyesinde, köpek yuvaları, karantina binası, uyuz ve kuduz bakım binası, tam donanımlı modern bir ameliyathane, ameliyat sonrası post-operatif ünitesi, laboratuvar, yönetim binası, kafeterya, köpek ve kedi evleri ile açık bakım alanları yer alıyor.
Sahipsiz sokak hayvanlarının barınmasına olanak sağlayan merkezde, sokak hayvanlarının aşılama, kısırlaştırma, küpeleme ve sağlık ihtiyaçları en iyi koşullarda karşılanıyor.
ELAZIĞ NASIL BAŞARIYA ULAŞTI?
Türkiye’nin birçok kentinde sahipsiz sokak hayvanları konusu zaman zaman ciddi güvenlik ve sağlık tartışmalarına neden olurken, Elazığ’da bu sürecin uzun yıllardır kontrollü biçimde yürütülmesi dikkat çekiyor. Kentte hizmet veren hayvan bakım merkezleri sayesinde sahipsiz hayvanlar sokaklardan toplanarak sağlık kontrollerinden geçiriliyor, rehabilitasyon süreçleri tamamlanıyor ve uygun yaşam alanlarına yerleştiriliyor. Böylece hem şehir merkezinde kontrolsüz popülasyon artışının önüne geçiliyor hem de vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkileyebilecek riskler büyük ölçüde ortadan kaldırılıyor.
SORUN DOĞRU PLANLAMAYLA ÇÖZÜLÜR
Bu sistem yalnızca hayvanların sokaklardan alınmasından ibaret değil. Elazığ’daki merkezlerde veteriner kontrolünden geçen hayvanlar düzenli beslenme ve bakım süreçleriyle yaşamlarını sürdürüyor. Bu yaklaşım hem hayvan haklarını koruyor hem de kontrolsüz şekilde çoğalan popülasyonların şehir yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerini engelliyor. Elazığ’da kurulan bu denge, Türkiye genelinde tartışılan birçok sorunun doğru planlamayla çözülebileceğinin en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
ATIKLAR MAMAYA DÖNÜŞÜYOR, İSRAF ÖNLENİYOR
Elazığ Belediyesi’nin bu alandaki en dikkat çekici projelerinden biri ise atık yönetimiyle hayvan bakımını birleştiren mama üretim modeli oldu. Kent genelinde toplanan artık yemekler ve bayat ekmekler, gıda mühendislerinin kontrolünde işlenerek sağlıklı hayvan mamasına dönüştürülüyor. Bu sistem sayesinde hem ciddi boyutlardaki gıda israfı önleniyor hem de bakım merkezlerindeki hayvanların beslenme ihtiyacı kontrollü ve güvenli biçimde karşılanıyor.
Bu model aynı zamanda sokaklara gelişigüzel mama bırakılması nedeniyle oluşabilecek sağlık risklerini de ortadan kaldırıyor. Özellikle açık alanda uzun süre kalan mamaların yağmur ve sıcaklıkla birlikte bakteri üretme ihtimali uzmanların sık sık dikkat çektiği bir konu olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın salmonella ve zararlı E. coli oluşumuna ilişkin uyarıları da tam olarak bu noktaya işaret ediyor. Elazığ’da ise mama üretiminin kontrollü merkezlerde gerçekleştirilmesi ve hayvanların belirlenmiş alanlarda beslenmesi bu riski büyük ölçüde bertaraf ediyor.
KOVANCILAR YATIRIMIYLA KIRSALDA DA ÇÖZÜM GELİYOR
Elazığ’daki başarılı sistem yalnızca şehir merkeziyle sınırlı kalmıyor. İl Özel İdaresi tarafından Kovancılar’da hayata geçirilecek yeni hayvan bakım merkezi, kırsal bölgelerdeki başıboş sokak hayvanı sorununa da kalıcı çözüm getirmeyi hedefliyor. Bu yatırım tamamlandığında yalnızca merkez ilçede değil, kırsalda da çok daha güçlü bir kontrol ağı kurulmuş olacak.
Kovancılar’daki merkezin devreye girmesiyle birlikte kırsalda yaşayan vatandaşların karşı karşıya kaldığı güvenlik ve hijyen sorunlarının önemli ölçüde azalması bekleniyor. Özellikle kırsal mahallelerde kontrolsüz popülasyon artışının oluşturduğu risklerin ortadan kaldırılması, Elazığ’ın bu konuda Türkiye genelinde çok daha güçlü bir örnek haline gelmesini sağlayacak.
İYİ NİYET TEK BAŞINA YETERLİ OLMUYOR
Uzmanlar, sokak hayvanlarına duyulan sevginin bilinçli politikalarla desteklenmediği sürece farklı sorunlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Gelişigüzel bırakılan mamalar kısa vadede iyi niyet göstergesi olarak görülse de zamanla çevre kirliliğine, bakteri oluşumuna ve kontrolsüz beslenme alanlarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu alanlar hem hayvan sağlığını hem de insan sağlığını tehdit eden ciddi hijyen sorunlarını beraberinde getirebiliyor.
Elazığ modeli tam da bu noktada fark yaratıyor. Burada amaç yalnızca sokak hayvanlarını beslemek değil; onları sağlıklı koşullarda yaşatırken şehir yaşamının güvenliğini ve temizliğini koruyabilmek. Bu yaklaşım duygusal reflekslerden uzak, tamamen bilimsel ve sürdürülebilir bir anlayışa dayanıyor.
“MAMA LOBİSİ” TARTIŞMASI CİDDİYETLE ELE ALINMALI
Son yıllarda sokak hayvanları üzerinden büyüyen kontrolsüz mama sektörü kamuoyunda sık sık “mama lobisi” tartışmalarını gündeme getiriyor. Hayvan sevgisinin zaman zaman ekonomik çıkar alanına dönüştürülmesi, meselenin sağlıklı zeminde tartışılmasını zorlaştırıyor. İnsan sağlığının her türlü ticari kaygının üzerinde tutulması gerektiğini savunan uzmanlar, bu alanda çok daha sıkı denetim mekanizmalarının oluşturulmasının şart olduğunu vurguluyor.
Türkiye’nin pandemi sürecinde yaşadığı ağır tecrübe düşünüldüğünde, çevresel sağlık risklerinin göz ardı edilmesi büyük bedeller doğurabilir. Kontrolsüz alanlarda oluşabilecek hijyen sorunlarının ileride daha büyük halk sağlığı krizlerine dönüşme ihtimali uzmanlar tarafından ciddiyetle değerlendiriliyor.
HİÇBİR SORUN ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLDİR
Elazığ bugün ortaya koyduğu sistemle sokak hayvanları meselesinde Türkiye’ye önemli bir mesaj veriyor. Çözüm ne hayvanları kaderine terk etmekte ne de kontrolsüz bir şekilde sokaklara bırakılan mamalarla günü kurtarmakta. Asıl çözüm; doğanın dengesini koruyan, insan sağlığını önceleyen, hayvan refahını güvence altına alan sürdürülebilir bir yönetim modeli oluşturmakta yatıyor.
Elazığ Belediyesi’nin atık mamadan üretime uzanan vizyoner yaklaşımı, Valilik koordinasyonu ve İl Özel İdaresi’nin kırsalı da kapsayan yatırımlarıyla kurulan bu sistem bugün yalnızca bir yerel yönetim başarısı değil; Türkiye genelinde örnek alınması gereken güçlü bir model olarak öne çıkıyor. Elazığ bir kez daha gösteriyor ki doğru planlama ve kararlı uygulama olduğunda, yıllardır çözümsüz görülen meseleler dahi kalıcı biçimde çözülebiliyor.