Elazığ'da Akrep Zehriyle Biyoteknoloji ham maddesi üretimi
Elazığ'da kurulan Scorpius Labs bünyesindeki akrep yetiştiriciliği ve zehir sağım tesisi, birinci yılını doldurdu. Tesiste 5 bini aşkın tescilli Androctonus turkiyensis türü akrepten sağılan zehir, kanser ilaçları başta olmak üzere biyoteknoloji, nörolojik hastalık tedavileri ve dermokozmetik ürünlerde ham madde olarak kullanılıyor. Tesis yönetimi, elde edilen zehri Almanya, Fransa ve Singapur'daki firmalara ihraç etmek için görüşmelerini sürdürüyor.
Elazığ’da faaliyet gösteren Scorpius Labs Akrep Yetiştiriciliği ve Zehir Sağım Tesisi, kuruluşunun birinci yılında bünyesindeki 5 bini aşkın akrepten elde ettiği zehrin ihracatı için çalışmalarını sürdürüyor. Tesiste bulunan, halk arasında "kara akrep" olarak bilinen ve tescillenen Androctonus turkiyensis türü akreplerden sağlanan zehir, işlenerek tıbbi ve biyoteknolojik alanlarda ham madde olarak değerlendiriliyor.
Biyolog ve veteriner hekim denetiminde işletilen tesiste 3 bin 500 anaç ve 2 bin yavru akrep yer alıyor. Ortalama 15 ila 20 günde bir yapılan sağım işlemleri sonucunda elde edilen zehir, kullanım amacına göre sıvı olarak veya soğuk zincirle taşınmaya uygun liyofilize (kristalize) yöntemiyle hazırlanıyor.
Tesisin Yönetim Kurulu Başkanı Onur Şahin, mevcut kapasite hakkında şu bilgileri verdi:
"Elazığ’da kurmuş olduğumuz tesisimiz Scorpius Labs adı altında birinci yıl içerisinde şu anda akrep yetiştiriciliği ve zehir sağım tesisimiz bulunmaktadır. Tesisimizde 3 bin 500 anaç akrep, 2 bine yakın da yavru akrebimiz olmak üzere toplamda 5 bin ile 5 bin 500 arasında akrep yer almaktadır. Akrebimizin türü Androctonus crassicauda, yeni tescilli ismi ise Androctonus turkiyensis’tir. Tesisimizde şu anda ortalama 15-20 günde bir akrep sağım işlemi yapılmakta ve aynı zamanda akreplerimizin yemlemesi, sulaması yapılmaktadır. Tesisimizde bir biyoloğumuz, bir veteriner hekimimiz olarak faaliyetimizi sürdürmekteyiz."
ZEHİR, KANSER İLAÇLARINDAN DERMOKOZMETİĞE GENİŞ KULLANIM ALANI BULUYOR
Tesiste üretilen zehir, kanser araştırmaları ve ilaç üretimi, MS ve epilepsi gibi nörolojik hastalıkların tedavisi, antibakteriyel, antiviral ve antifungal ilaçlar, biyoteknolojik enzim üretimi ile dermokozmetik ürünlerinin içeriğinde kullanılıyor.
Tesis biyologu Derya Aslan, çalışılan akrep türünün biyolojik özelliklerini ve zehrin kullanım alanlarını şöyle anlattı:
"Burada akrep zehrinin sağım işlemleri yapılmakta ve türümüz Androctonus turkiyensis. Bu tür, Androctonus cinsinden geliyor ve bu bölgede, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesinde veya Suriye, İran civarlarında üreyen, var olan bir cins. Ama kıskaç yapıları, kuyruk yapıları gereğince bu cinsin aynı zamanda Türkiye’de kuyruk ve kıskaç yapılarının farklılığından dolayı yeni bir tür tespit edildi ve şu an bizim de çalıştığımız akrep türümüz Androctonus turkiyensis adı verilen bir akrep türü üzerinde çalışmalarımız devam ediyor."
Aslan, sağım işlemleri sırasında elde edilen venomun ya sıvı formatta ya da liyofilizasyon (kristalize) formda hazırlandığını belirterek, kristalize formun soğuk zincirle dünya geneline ulaştırılması açısından büyük avantaj sağladığını vurguladı. Zehrin içerdiği peptitler sayesinde birçok kanser ilacı üretiminde kullanıldığını, ayrıca biyoteknolojik enzim üretimi ve cilt bakım ürünlerinde (dermokozmetik) yaygın olarak tercih edildiğini ekledi.
ALMANYA, FRANSA VE SİNGAPUR’LA GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR
Scorpius Labs, Ar-Ge faaliyetlerini üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla yürütüyor. Elde edilen ham maddenin ihracatı kapsamında Almanya, Fransa ve Singapur merkezli ilaç ve biyoteknoloji firmalarıyla görüşmeler devam ediyor. Anlaşmaların sağlanması halinde tesisten ilk yurt dışı sevkiyatının yapılması planlanıyor.
Tesisin Elazığ’da kurulma nedenlerine ve ihracat hedeflerine değinen Başkan Onur Şahin, şunları söyledi:
"Tesisimizi Elazığ’da kurmamızın amacı, Elazığ’ımızın hem iklim hem de doğal kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yapılması hem de diğer bir avantajı ise tarım ve hayvancılıktan ziyade biyoteknoloji alanında da tüm dünyaya kendisini sağlaması ve bu konuda çalışmalar yapmasıdır. Yine üniversitelerle ve sivil kuruluşlarla araştırma ve Ar-Ge çalışmalarımızı yapmaktayız. Tesisimiz sadece ham madde üretimi olarak faaliyet göstermektedir. Yine buradan, Almanya, Fransa ve Singapur’daki firmalarımızla görüşme aşamasındayız. Oradaki firmalarımızla anlaşma sağlamamız durumunda Elazığ’dan yurt dışına inşallah ihracata da başlayacağız."
Tesis yetkilileri, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırarak hem Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki ham madde ihtiyacını karşılamayı hem de dünya pazarında söz sahibi olmayı hedeflediklerini belirtti.
