Doç. Dr. Gülcü: 'Yüksek getiri her zaman yüksek risk demektir'
Son dönemde gündemden düşmeyen fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fırat Üniversitesi'nden Doç. Dr. Öğr. Üyesi Yunus Gülcü, yatırımcıların yalnızca yüksek getiriye odaklanmaması gerektiğini belirterek, 'Bu para nasıl kazanılıyor?' sorusunun sorulması gerektiğine dikkat çekti. Gülcü, yüksek getiri beklentisinin beraberinde yüksek risk getirdiğini vurgulayarak finansal okuryazarlığın önemine işaret etti.
Fon sisteminin Türkiye'de uzun yıllardır kullanılan bir yatırım modeli olduğunu belirten Fırat Üniversitesi’nden Doç. Dr. Öğr. Üyesi Yunus Gülcü, fonların hisse senedi, döviz, altın ve para piyasası gibi farklı yatırım araçlarından oluşan bir sepet mantığıyla çalıştığını söyledi.
Özellikle 2020'deki pandemi sonrasında fonlara yönelik ilginin arttığını ifade eden Gülcü, yatırımcıların fon seçerken yalnızca elde edilen kazanca odaklanmasının önemli bir risk oluşturduğunu dile getirdi.
Yatırımcıların, “Bu fon ne kadar kazandırıyor?” sorusundan önce “Bu fon bu parayı nereden kazanıyor?” sorusunu sorması gerektiğini belirten Gülcü, fonun içerisinde yer alan şirketlerin faaliyetlerinin, mali durumlarının, sahip oldukları varlıkların ve olası tasfiye sürecinde yatırımcının parasını ne kadar sürede geri alabileceğinin araştırılması gerektiğini kaydetti.
“YÜKSEK GETİRİ YATIRIMCILARI CEZBEDİYOR”
Enflasyonist ortamda yatırımcıların tasarruflarını korumak ve daha yüksek getiri elde etmek istediğini belirten Gülcü, bazı fonlarda çok yüksek oranlarda getiriler görülmesinin yatırımcıların ilgisini artırdığını söyledi.
Fon krizine ilişkin değerlendirmesinde yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edildiğinin ve yaklaşık 900 milyar TL'lik kayıptan söz edildiğinin ifade edildiğini belirten Gülcü, hukuki süreçler devam ettiği için kişi ve şirketler hakkında kesin hüküm kurulmasının doğru olmayacağını vurguladı.
Söz konusu sistemi bazı yönleriyle Ponzi sistemine benzeten Gülcü, yeni giren sermayeyle daha önce sisteme dahil olanların kazançlarının karşılandığı bir yapının, para girişinin durmasıyla birlikte tersine dönebileceğini savundu.
“SADECE FON YATIRIMCISI DEĞİL, BORSA YATIRIMCISI DA ETKİLENİYOR”
Fonlardaki sorunların yalnızca fon yatırımcılarını değil, doğrudan borsada işlem yapan yatırımcıları da etkileyebileceğine dikkat çeken Gülcü, piyasalardaki güven kaybının hisse senetlerinde de sert düşüşlere neden olabileceğini ifade etti.
Özellikle piyasada dolaşımı düşük olan “sığ” hisselerde yüksek miktarlı alımların fiyatları daha hızlı hareket ettirebildiğini belirten Gülcü, bazı şirketlerin borsadaki değerleri ile gerçek ekonomik büyüklükleri arasında ciddi farklar oluşabileceğine dikkat çekti.
Fonların temel mantığının farklı yatırım araçlarından oluşan bir sepet oluşturmak olduğunu aktaran Gülcü, yatırımcıların fon içerisinde hangi varlıkların bulunduğunu mutlaka kontrol etmesi gerektiğini söyledi.
“YATIRIMCI SOSYAL MEDYA DUYUMLARIYLA HAREKET ETMEMELİ”
Son yıllarda yatırım kararlarının önemli bir bölümünün sosyal medya grupları ve çevreden duyulan bilgiler üzerinden verildiğini belirten Gülcü, bunun ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
Rasyonel bir yatırımcının, yatırım yaptığı şirketin finansal tablolarını, kârlılığını, geleceğe yönelik yatırımlarını ve kamuya yaptığı açıklamaları incelemesi gerektiğini kaydeden Gülcü, yalnızca bir hissenin veya kripto paranın kısa sürede değer kazanmasının yatırım için yeterli olmadığını söyledi.
BİST 30 ve BİST 100'de yer alan büyük şirketlerin hisselerinde küçük miktarlı işlemlerle fiyat hareketlerinin oluşturulmasının daha zor olduğunu belirten Gülcü, piyasadaki dolaşımı düşük ve yeni kurulmuş şirketlerde ise riskin daha yüksek olabileceği değerlendirmesinde bulundu.
“YÜZDE 200 KAZANÇ YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR KAZANÇ ÖNEMLİ”
Yatırımcının yüksek kazanç beklentisiyle hareket ederken riskleri de göz önünde bulundurması gerektiğini ifade eden Gülcü, “Yüksek getiri her zaman yüksek risk demektir” anlayışına dikkat çekti.
Finansal okuryazarlığın önemine vurgu yapan Gülcü, vatandaşların “En çok kâr nerede?” sorusundan ziyade “Bu para nasıl kazanılıyor?” sorusunu sorması gerektiğini belirtti.
Bir yatırım aracının piyasa koşullarının çok üzerinde getiri sağlamasının beraberinde ciddi riskler getirebileceğini dile getiren Gülcü, yatırım yapılacak sistemin arkasındaki ticari faaliyetin ve olası bir zararda yatırımcının karşısında bulunan gerçek varlıkların araştırılması gerektiğini söyledi.
Gülcü, yatırımcıların kısa sürede yüksek kazanç elde etme beklentisi yerine orta ve uzun vadede istikrarlı ve sürdürülebilir kazanca odaklanmasının daha sağlıklı olacağını belirterek, finansal okuryazarlığın bu noktada kritik önem taşıdığını kaydetti.