CHP'nin kâbusu
CHP'de 'arınma' çağrısı ile başlayan parti içi polemikler ve temizlenme çağrısı yapan milletvekilleri ve eski il başkanlarının kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmeler, birçok CHP'li Belediye başkanlarının işe aldıkları birçok kadına kamu kaynaklarını kullanarak daireler ve pahalı hediyeler alması gündemi partiyi anketlerde ikinci sıraya düşürdü.
Hak hukuk ve tencere muhabbetini yaparak uzun süre anketlerde birinci konumda olan CHP, Belediyelerde ayyuka çıkan ahlaksızlık ve yolsuzluklar sebebiyle oylarında önemli bir düşüş yaşadı ve artık zirveyi yeniden Ak Parti’ye kaptırdı.
Yine bu süreçte yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla gündemde olan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın, CHP lideri Özgür Özel'i tehdit ettiği, "Özel beni Ulaştırma Bakanı yapacak. Çünkü altındaki arabayı ben aldım." dediği iddia ediliyor. Yine kendisine ait otelde kalan Özgür Özel’e ait olduğu ifade edilen görüntülerin yayınlanması tehdidi de kamuoyunda konuşuluyor.
CHP’nin tam da iktidara en yakın olduğu bir dönemde belediyelerdeki yolsuzluk, usulsüzlük ve ahlaksızlıklar sebebiyle bu şansını yitirmesine rağmen ısrarla ve inatla erken seçim istemesinin altında yatan gerçek ne?
Tutuklu Başkanlar CHP Genel Merkezini ‘Bizimle ilgilenmiyorsunuz. Kafamızı bozmayın, itirafçı oluruz’ diye tehdit ederken, onlar ara seçim formülü ile kurtuluş yolu arıyor.
Siyasi kulislere yansıyan bilgilere göre, tutuklu Belediye Başkanlarına ‘Aman ha konuşmayın. İtirafçı olmayın. Ara seçim yapılacak. Sizi milletvekili yapıp hapisten kurtaracağız ‘ deniyormuş.
Anlaşılan CHP Genel Merkezini iktidara gelme hesapları değil, tutuklu belediye başkanlarının itirafçı olup partinin tüm yolsuzluklarını anlatma korkusu sarmış.
Özgür Özel de bu korkuyla anketlerde oyunun düştüğünü göre göre sırf tutuklu başkanları kurtarmak ve kendisini paklamak adına ara seçim formülüne sarılmış durumda.
Korku başa bela işte. İnsanın en çok yaklaştığı bir dönemde dahi iktidardan nasıl vazgeçtiğinin bir resmi olan bu durum CHP’nin daha uzun yıllar kabusu olmaya devam edecek.