Cesaret mi Cehalet mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 14 Mayıs'ta yapılacak seçimlerde 6 Şubatta yaşanan depremler sebebiyle miting, müzik ve konvoy düzenlenmeyeceğini açıklamasına rağmen bazı aday adaylarının Erdoğan'ın açıklamalarını yok sayarak partiye gelişlerinde uzun kuyruklar oluşturması hem vatandaştan hem de kendi partilerinden tepki alırken, bu davranışın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a rağmen bir cesaret mi yoksa cehalet mi olduğu tartışmalarına neden oluyor.

Cesaret mi Cehalet mi?

Kübra Kabukçu/6 Şubat’ta on binlerce insanın ölümüne neden olan Kahramanmaraş merkezli deprem felâketinden kısa bir süre sonra başlayan seçim propagandası süreci bu yıl, hem içerik ve hem de nicelik bakımından önceki yıllara göre önemli farklılıklar içeriyor. 

SEÇİM BEYANNAMESİ HAZIR GİBİ 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda deprem bölgesi ziyaretlerinin ardından hafta başından beri kurmaylarıyla AK Parti Genel Merkezi’nde önemli strateji toplantıları gerçekleştiriyor. Toplantılarda Erdoğan ve parti yöneticileri deprem felâketinin siyasi etkilerini göz önünde bulundurarak yeni bir seçim beyannamesi ve propaganda sürecine ilişkin çalışma yürütüyor.

Cesaret mi Cehalet mi?

SESSİZ SEÇİM TALİMATI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan toplantılarda “Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın sorunları bizim birinci önceliğimiz. Buna göre sakin bir seçim propagandası uygulayacağız” talimatını verirken, bu kapsamda özellikle depremden etkilenen 11 ilde büyük ve coşkulu mitingler yerine konteynır ve çadır kent ziyaretlerinin  gerçekleştirilmesi; hiçbir ilde seçim müziği ile propaganda yapılmaması talimatı vermişti. 

ERDOĞAN’IN TALİMATLARI YOK MU SAYILIYOR? 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinin depremin sıcak yaraları göz önünde bulundurularak müzik kullanılmayacağını, miting ve konvoy yapılmayacağını duyurmuş ve bunu diğer siyasi partilere de  teklif olarak götüreceklerini açıklamıştı.

Erdoğan’ın bu kararı ve açıklamalarına rağmen ilimizden Ak Parti aday adaylığını açıklayan bazı isimlerin, şehir dışında oluşturdukları uzun araç konvoyu ile parti il binasına geldikleri görüldü.

Araç trafiğinin yoğun olduğu cadde ve bulvarlarda oluşan araç yoğunluğu ve uzayan konvoylar, araç ve yaya olarak  seyir halindeki vatandaşların da tepkisine sebep oldu. Trafiğin en yoğun olduğu saatlerde halkın huzur ve trafik güvenliğini tehlikeye atan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aksi yöndeki açıklamalarına ve kesin talimatlarına rağmen eskilerde kalmış ve halkın takdir edip beğenme yerine nefretini kazanan eski seçim yöntemleri, hem bunu yapan aday adaylarına hem de mensubu olunan partiye yönelik  ciddi  tepki oluşturuyor.

Cesaret mi Cehalet mi?

KENDİ PARTİLİLERİ BİLE KINIYOR

1990’lı yıllardan kalma yöntemlerle şehir trafiğini olumsuz etkileyen sözde halkın teveccühünü  kazanmaya ve psikolojik üstünlük sağlamaya yönelik demode yöntemleri kullanarak öne çıkmaya çalışan bazı siyasetçiler, şehir halkı gibi kendi partililerin de tepkisini çekiyor.

CESARET Mİ CEHALET Mİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Mayıs seçimlerinin müziksiz, kornasız, konvoysuz ve mitingsiz olarak yapılacağı yönünde kesin talimatına rağmen, kendi partisinden aday adayı olan bazı isimlerin, bu talimatı yok sayarcasına ve tersi bir uygulama ile konvoy düzenlemeleri ve korna çalmalarını parti disiplinine ve genel başkanın açıklamalarına muhalif adımlar olarak görülüyor.

Bazı aday adaylarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kesin talimatlarına rağmen böylesi bir tavır içine girmelerini hem parti disiplini, hem siyasi etik hem de genel merkezin gönderdiği yazılı emirlere rağmen anlamlandıramadıklarını ifade eden siyasi gözlemciler, bunun Erdoğan’a rağmen ortaya konan bir cesaret mi yoksa cehalet mi olduğuna karar veremediklerini dile getiriyorlar.