Baskil Kayısısı'nın size ne zararı var?
Elazığ'ın yıllardır emek verdiği ve kendine has özellikleriyle coğrafi işaret tescilini hak eden Baskil Kayısısı için başlatılan hukuki süreç, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek'in tepki çeken açıklamalarıyla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. 'Baskil kayısısını tescil ettiğinizde lütfen Malatya'ya Baskil kayısısını sokmayın.' sözleri hem Elazığ'da hem de sağduyulu Malatyalılar arasında eleştiri konusu oldu.
Elazığ'ın yıllardır haklı şekilde sürdürdüğü Baskil Kayısısı'nın coğrafi işaret tescili mücadelesi, ne yazık ki Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek'in akıl ve izandan uzak açıklamalarıyla bambaşka bir noktaya taşındı.
Elazığ'ın kendi değerine sahip çıkmasını hazmedemeyen Çiçek'in, "Baskil kayısısını tescil ettiğinizde lütfen Malatya'ya Baskil kayısısını sokmayın." sözleri, büyük tepki çekti.
İÇİ BOŞ VE TEHDİTVARİ AÇIKLAMALAR TEPKİ ÇEKTİ
AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı'nın tamamen hukuki zeminde yürüttüğü girişime, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek'in kullandığı ifadeler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Özellikle Çiçek'in, "Baskil kayısısını tescil ettiğinizde lütfen Malatya'ya Baskil kayısısını sokmayın." sözleri, meselenin hukuki boyutundan uzaklaşılarak iki komşu şehrin kardeşliğini zedeleyebilecek bir tartışmaya dönüşmesine neden oldu. Oysa Baskil Kayısısı; üretim geleneği, aroması, kalitesi ve yıllardır oluşturduğu marka değeriyle coğrafi işaret tescilini hak eden başlı başına bir ürün olarak kabul ediliyor. Elazığ'ın kendi değerine sahip çıkması ve bu değerin hukuki olarak tescillenmesini istemesi en doğal hakkı olarak değerlendirilirken, süreci farklı mecralara çekmeye yönelik açıklamalar ise kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
BU SÖYLEMLER KARDEŞLİK RUHUNA ZARAR VERİR
Her fırsatta birlik ve beraberlik vurgusunun yapıldığı bir dönemde, iki komşu şehri karşı karşıya getirebilecek söylemlerin kimseye fayda sağlamayacağı ifade edilirken, özellikle üreticinin emeği üzerinden yürütülen bu tartışmanın hem Elazığ'a hem de Malatya'ya zarar vereceği görüşü öne çıktı.
SÜREÇ NAZIRLI'NIN HUKUKİ GİRİŞİMİYLE BAŞLADI
Baskil Kayısısı'nın coğrafi işaret tesciline ilişkin tartışmaların başlangıç noktası, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı'nın yaklaşık bir ay önce yaptığı açıklama oldu. Nazırlı, Baskil Kayısısı'nın hak ettiği coğrafi işaret tesciline kavuşması amacıyla hukuki sürecin resmen başlatılacağını duyurdu.
Nazırlı'nın açıklamasının ardından gözler hukuki sürece çevrilirken, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek'ten gelen açıklamalar ise tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.
ÇİÇEK’TEN ÇİRKİN SÖZLER!
Yenimalatya.com.tr'ye değerlendirmelerde bulunan Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, Elazığ'ın talebine ilişkin şu ifadeleri kullandı:"Bu çok gereksiz, yerel kamuoyuna mesaj verilmek istenen popülist bir yaklaşımla ortaya atılmış bir fikir olarak değerlendiriyorum ve bunu hiçbir zaman kabul etmem mümkün değildir. O zaman şunu söylerim; Baskil kayısısını tescil ettiğinizde lütfen Malatya'ya Baskil kayısısını sokmayın. Baskil'den pazarlayın. Pazarlayabilecek misiniz? Biz şimdi 'Özbekistan kayısısı, Türkmenistan kayısısı, İran'dan kayısı geldiğini' söylüyoruz. O zaman Malatya'da da 'Baskil kayısısı geldi' denildiğinde, 'Bunlar vatan hainliği yapıyor' deme durumuna gelmeyecek miyiz? Coğrafi işaret belgeleri ve tescilleri coğrafyayla alakalıdır. Her ne kadar üretimin ağırlıklı kısmı Malatya'da olduğu için tescil Malatya adına alınmış olsa da Elbistan, Gürün ve Baskil gibi çevre bölgelerin aynı çeşit, aynı aroma ve aynı coğrafi özelliklere sahip olması nedeniyle tamamını kapsayacak şekilde alınmıştır."
“BU SÖYLEMLER ÜRÜNE ZARAR VERİR”
Çiçek açıklamasının devamında ise şu değerlendirmelerde bulundu:"O zaman yarın bir gün Darende 'Biz ayrıca bir tescil alacağız', Akçadağ 'Biz ayrı tescil alacağız' noktasına gelirse bu yaklaşım yerel siyaset anlayışı olur. Bu da ürününüze zarar verir, bölgemize zarar verir. Zaman zaman 'Iğdır kayısısı mı, Malatya kayısısı mı?' tartışmaları yapılıyor. Arkadaşlar, biz kulvarımızı doğru belirleyelim. Iğdır ve Mersin sofralık kayısı üretiyor. Türkiye'nin birçok yerinde sofralık kayısı üretiliyor. Ancak bizim kulvarımız farklı. Biz kurutmalık kayısı üretiyoruz. Bu nedenle kavramları bile doğru kullanmamız gerekiyor. Kaldı ki böyle bir coğrafi işaret tesciline sahipken, Avrupa ülkelerinde ve bize rakip olabilecek ülkelerde bu belgeyi nasıl daha etkin kullanabileceğimizi, bunu nasıl bir marka ve patent değerine dönüştürebileceğimizi tartışmamız gerekirken ayrışmak, yeni fikirler ortaya atarak yerel kamuoyuna mesaj vermeye çalışmak ürüne zarar vermekten başka bir sonuç doğurmaz."
NAZIRLI: “HUKUKİ SÜRECİ RESMEN BAŞLATIYORUM”
Tartışmaların merkezindeki hukuki süreci başlatan AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı ise daha önce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı: "Hukukçularımızla gerekli değerlendirmelerimizi tamamladık. Bu hafta Baskil kayısısının coğrafi işaretini alması adına hukuki süreci resmen başlatıyorum. İlk adım olarak şahsım adına ve Elazığ Milletvekili sıfatıyla davayı açacağım. Ardından bu haklı mücadeleye katkı sunmak isteyen kişi ve kurumlar da davamıza müdahil olarak sürece destek verebilecektir. Baskil kayısısı sadece bir tarım ürünü değil; ilçemizin emeği, alın teri ve ortak değeridir. Bu değerin korunması için hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz."
“MALATYA BİZİM CANIMIZDIR, CİĞERİMİZDİR”
Tartışmaların büyümesi üzerine Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, konunun şehirler arasında bir rekabet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu açıklamayı yaptı:
"Baskil kayısımızın coğrafi işaret tesciliyle ilgili talebimizin, bazı art niyetli kişiler tarafından farklı mecralara çekilmeye çalışıldığını üzülerek görüyorum.Öncelikle açıkça ifade etmek isterim ki; Malatya bizim canımızdır, ciğerimizdir, ayrılmaz bir parçamızdır. Malatya ile aramızdaki kardeşlik hukukunu hiçbir tartışma gölgeleyemez. Bizim dile getirdiğimiz hususun Malatya ile bir rekabet ya da çekişme ilgisi yoktur. Talebimiz, yalnızca yöremize özgü bir ürünün tasarruf ve tescil hakkının ait olduğu il tarafından kullanılmasına yönelik haklı ve hukuki bir beklentiden ibarettir. Nitekim benzer bir süreç geçmiş yıllarda Gaziantep ile Siirt arasında da yaşanmıştır. Gaziantep, Siirt'in talebini haklı bularak ilgili kuruma zeyilname düzenlemiş, Siirt'i kapsam dışına çıkararak kendi coğrafi işaret tescilini almasına destek olmuştur. Bu yaklaşım; kardeşliğin, kadirşinaslığın ve devlet geleneğine yakışan olgunluğun güzel bir örneği olarak tarihe geçmiştir. Bugün de beklentimiz aynı anlayışın hâkim olmasıdır. Çünkü bu mesele şehirleri karşı karşıya getirecek bir konu değil, hukuki ve teknik bir süreçtir.
İki-üç kendini bilmez kişinin gündem olma çabasıyla ortaya koyduğu provokatif söylemler, Elazığ ile Malatya arasındaki köklü kardeşlik bağını asla zedeleyemez. Biz Malatya ile ticaret yapmaya, yatırım yapmaya, acımızı ve sevincimizi paylaşmaya devam edeceğiz. En zor günlerde nasıl omuz omuza durduysak, bundan sonra da aynı dayanışmayı sürdüreceğiz.
Bizim meselemiz kavga etmek değil; hakkaniyetin tesis edilmesi, her şehrimizin kendi değerine sahip çıkabilmesidir. Kardeşliğimiz bakidir, birlik ve beraberliğimiz her türlü tartışmanın üzerindedir."
ELAZIĞ HAKKI OLANI ALACAK
Baskil Kayısısı meselesi, şehirleri karşı karşıya getirecek bir tartışmadan ziyade hukuki zeminde yürütülen bir hak arayışı olarak değerlendiriliyor. AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı'nın da altını çizdiği gibi sürecin Malatya ile bir rekabet değil, Elazığ'ın kendi değerine sahip çıkma mücadelesi olduğu ifade ediliyor.
Buna karşın, "Baskil kayısısını Malatya'ya sokmayın" şeklindeki açıklamaların hem iki kadim şehir arasındaki kardeşlik hukukuna hem de bölge ekonomisine katkı sunmadığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Kamuoyunda, böylesi polemiklerin üreticinin emeğine değil, tartışmalara hizmet ettiği görüşü öne çıkarken, Baskil Kayısısı'nın kendine has özellikleriyle coğrafi işaret tescilini hak eden müstakil bir değer olduğu vurgulanıyor.
Elazığ'ın bu konuda ortak bir duruş sergilemesi gerektiğine dikkat çekilirken, siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin tüm kurum ve kuruluşların Baskil Kayısısı'nın hak ettiği tescile kavuşması için tek ses olması gerektiği ifade ediliyor. Şehrin önemli tarımsal değerlerinden biri olan Baskil Kayısısı'nın dünya pazarlarında daha güçlü bir marka haline getirilmesinin ise Elazığ'ın ortak hedeflerinden biri olması gerektiği değerlendiriliyor.