Başkan Alan: 'Biz konuşmadık, yaptık'
Elazığ Ticaret Odası Başkanı ve Başkan Adayı İdris Alan, düzenlediği 'Aday Tanıtım Lansmanı' ile 3 Ekim cumartesi günü gerçekleştirilecek Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Organ Seçimlerinde Meclis Üyesi ve Meslek Komitesi adaylarını kamuoyuna tanıttı.
Akgün Otel’de gerçekleştirilen toplantıya Meclis Üyesi ve Meslek Komitesi adayları ile basın mensupları katıldı.
3 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirecekleri Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Organ Seçimlerinde Meclis Üyesi ve Meslek Komitesi adaylarımızın Tanıtım Toplantısını gerçekleştirmekle birlikte; önce bir hesap vermek, sonra bir söz vermek, ardından da yemin tazelemek için toplandıklarını ifade eden Başkan alan konuşmasını şöyle sürdürdü:“Hesap vereceğiz; çünkü dört yıl önce bu şehrin iş dünyası bize bu makamı altın tepside emanet etti.Söz vereceğiz; çünkü önümüzde yapılacak daha çok iş, kazanılacak daha çok mücadele var. Ve yemin tazeleyeceğiz; çünkü biz bu yola makam için değil, Elazığ için, üyelerimiz için çıktık.”
“SEKTÖRLERİNİN YÜKÜNÜ OMUZLAMIŞ İSİMLERLE KARŞINIZA ÇIKIYORUZ”
Bu programla, bu şehrin ticaretinin, sanayisinin, esnafının, üreticisinin gözü, kulağı ve sesi olacak adaylarıyla kamuoyunun huzuruna çıktıklarını dile getiren Başkan Alan; “Her biri kendi sektörünün yükünü sırtlanmış, her biri işinin ehli, her biri gönül insanı.Beyaz listemiz, Elazığ iş dünyasının aynasıdır.” dedi.
“SADECE BELGE VEREN BİR KURUM OLMADIK”
Göreve geldikleri ilk günden bu yana Odayı yalnızca belge veren, evrak işleyen, rutin hizmet üreten bir kurum olarak görmediklerini ifade eden Başkan Alan; “Odamızı; üyesinin sesini duyan, derdini sahiplenen, çözüm üreten ve bu şehrin ekonomik geleceğine yön veren güçlü bir konuma çıkarmak için çalıştık.Bu sebeple makamda oturmayı değil, sahada olmayı tercih ettik.Biz hep fabrikalarda, atölyelerde, Organize Sanayi Bölgelerimizde, çarşıda, sanayide ve ilçelerimizdeydik.Üyemiz neredeyse, biz oradaydık.” dedi.
SÖZ VERDİK, YAPTIK…
Programda geçmiş dönem verdikleri sözlerini yerine getirdiklerini ifade eden başkan Alan, “Şimdi izninizle, ne söz verdiysek ve ne yaptıysak huzurlarınızda tek tek arz etmek istiyorum.
"Eleman bulamıyoruz" diyen işverenle "iş arıyorum" diyen gencimizi buluşturacağız dedik.
İŞKUR ile birlikte Odamız bünyesinde fiziki Kariyer ve İstihdam Ofisimizi kurduk. İŞKUR işbirliğiyle TOBB NİYEP program kapsamında 2026 yılında tam 500 kişilik istihdam finansmanı sağladık.
Oda üyeliğini daha avantajlı hâle getireceğiz dedik. Sağlıktan eğitime, akaryakıttan konaklamaya, ulaşımdan barınmaya kadar Elazığ TSO Avantaj Sistemi'ni hayata geçirdik. Söz verdik, yaptık.İlçelerimize Karma Organize Sanayi bölgeleri kazandıracağız dedik.Palu'da, Karakoçan'da, Kovancılar'da müteşebbis heyetlerimizi kurduk, dosyalarımızı tamamladık. Bugün yer tahsisi için Cumhurbaşkanlığımızdan gelecek onayı bekliyoruz. Söz verdik, yaptık ve bitireceğiz!Üyemizin finansmanı ve rekabet gücü için ne yaptık?UNDP ile yürüttüğümüz ortak çalışmayla üyelerimize bugünün değeriyle 45 milyon lira hibe kazandırdık. Evet, Bunu da yaptık.Nefes Kredisi ile en zor günlerde üyelerimize finansmana erişimde tam anlamıyla nefes aldırdık. Evet, Bunu da yaptık.Teşvik yasasının süresi dolmak üzereydi. Bütün kapıları çaldık, bütün girişimleri bulunduk ve 6. Bölge teşviklerinin bugüne kadar uzaması için gereken her şeyi yaptık. Bunu da yaptık.Ve şimdi bu teşviklerin 2030 yılına kadar uzatılması için gereken bütün mücadeleyi, bütün kararlılığımızla veriyoruz.Teknova Organize Sanayi Bölgemizi aldığımızda tahsis gerçekleşme oranı yüzde 5'ti.Evet, sadece Yüzde beş! Peki, bugün gelinen noktada bu oran kaç. Yüzde 94! Evet, bunu da yaptık.Sanayi sitesi sorununun çözümü için milletvekillerimizle birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızın kapısındaydık. Palu Sanayi Sitesi için Milletvekilimiz Sayın Ejder Açıkkapı ile birlikte çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor.
Galericiler Sitemizin yıllardır çözülemeyen noter sorununu çözdük. Bunu da yaptık.Şehrimizin ulaşımı ve altyapısı için ne yaptık?Elazığ Havalimanımıza ILS İniş Sistemini kazandırılması için gereken bütün girişimleri yaptık ve sistemi ilimize getirttik. Bugün havalimanımız çok daha güvenli ve kesintisiz hizmet veriyor. Bunu da yaptık.Yıllardır konuşulan, üreticimizin, nakliyecimizin canını yakan Baskil karayolu sorununa müdahale ettik ve çözüme kavuşturduk. Bunu da yaptık.Kıymetli dostlarım, Peki, afet günlerinde, zor ve dar günlerde neredeydik?
6 Şubat depremlerinde Odamızda kurduğumuz organizasyonla komşu illerimize onlarca yardım tırıyla bölgenin en büyük desteğini verdik. Çünkü biz depremi yaşamış bir şehrin insanlarıyız; acıyı biliriz, vefayı biliriz dedik ve deprem bölgelerindeki kardeşlerimizin yaralarını kısa sürede sardık. Elazığ'ın Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan edilmesi için mücadeleyi en yüksek sesle verdik ve çok şükür ilan ettirdik. Evet, Bunu da yaptık!Tüm İslam âleminin kanayan yarası Gazze için duyarsız kalmadık.Odamız üzerine düşeni yaptı, yapmaya da devam edecek.Elazığ'ın markası, tanıtımı ve değerleri için ne yaptık?Tam 23 yıl aradan sonra, ilk kez Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Genel Ticaret Fuarını, TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu'nun teşrifleriyle gerçekleştirdik. Yirmi üç yıl, arkadaşlar!Bunu da yaptık!
35 yöresel ürünümüz için coğrafi işaret başvurusunda bulunduk; bu alanda ilimizde tüm zamanların en büyük çalışmasını gerçekleştirdik. Bunu da yaptık.Başlattığımız kampanyayla şehrimizin gönül markası Elazığspor'umuza yaklaşık 30 milyon lira katkı sağladık. Bunu da yaptık.Elazığspor’un her zaman her koşulda yanında olmaya da devam edeceğiz.Bu önemli ve anlamlı organizasyonda elini taşın altına koyan, kulübüne ve şehrine sahip çıkan bütün üyelerimize ve hemşehrilerimize buradan bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum.TOBB Genel Kurulunda, Türk iş dünyasının huzurunda, ETAK ile birlikte Elazığ'ın yöresel ürünlerini gururla sergiledik.Karakoçan kaplıcalarının ilimiz turizmine ve tarımına kazandırılması için çalışmalarımızı yürüttük.Odamızın kurumsal gücü için ne yaptık?
Odamızın fiziki altyapısını yeniledik; çevresini, çalışma ortamını üyemize yakışır bir standarda kavuşturduk.Kendi alanlarında başarılı olmuş iş insanlarımız ve kanaat önderlerinden oluşan Yüksek İstişare Kurulumuzu kurduk. Bu şehrin menfaatine olan her meseleyi artık ortak akılla, bu çatı altında konuşur hale geldik.Meclis üyelerimiz, meslek komitelerimiz ve üyelerimizle yurt içinde, yurt dışında sayısız organizasyon gerçekleştirdik; üyelerimize yeni pazarlar, yeni iş ilişkileri kazandırdık.Ve üyelerimiz her bürokratik derdinde yanlarında olduk. Kapı kapı, masa masa, dosya dosya takipçisi olduk” dedi.
“ELAZIĞ KENDİ MARKASINI OLUŞTURDU”
Bu şehrin yıllarca aynı acı tabloyu yaşadığını dile getiren Başkan Alan; “Biz ürettik, başkaları kazandı. Üreticimiz alın teri döktü; ürünü ham madde olarak gitti; başka şehirlerde işlendi, paketlendi, markalaştı ve kat kat pahalıya bize geri satıldı.Biz kendimize üç soru sorduk: Neden Elazığ kendi markasını kurmasın? Neden ürünümüzü başkaları markalaştırsın? Neden katma değer başka şehirlerde kalsın?İşte bu sorular bizi ETAK'a götürdü.Odamızın öncülüğünde Elazığ Tarımsal Kalkınma Üretim ve Pazarlama Kooperatifi'ni kurduk. Baskil'de yaklaşık 3.500 metrekarelik modern üretim ve işleme tesisimizi kurduk. Yıllık yaklaşık 1.000 ton işleme kapasitesi. İlk etapta 50 kişiye doğrudan istihdam. Ve ETAK Naturel markamızla Elazığ'ın ürününü, Elazığ'ın adıyla raflara çıkardık.Ama bu tesisin değeri orada çalışan elli kardeşimizle sınırlı değil. Bu tesisin değeri; ürününü artık güvenle satacak üreticimizdir, tarlasına umutla bakan çiftçimizdir, nakliyecimizdir, tüccarımızdır, esnafımızdır. Bu tesisin değeri, Elazığ ekonomisinin tamamıdır.Biz sadece kayısı satmak istemiyoruz. Kayısıyı; çekirdeğiyle, çekirdek yağıyla, gün kurusuyla, reçeliyle Elazığ'da işleyip Elazığ'da markalaştırmak istiyoruz.Ve buradan açıkça söylüyorum: ETAK'ta hedefimiz Torku modelidir! Üreticisinden ürünü alan, işleyen, markalaştıran, kendi zinciriyle satan ve kazancını yine üreticisine döndüren bir yapı. Ulusal market zincirlerinde, dijital kanallarda, Avrupa'da ve Orta Doğu'da Elazığ'ın markası olacak.Biz ETAK için de "yapacağız" demedik. Kurduk. Ürettik. Rafa çıkardık.Şimdi sıra büyütmekte. dedi.
“ÇALIŞMALARIMIZ TOBB HİZMET ŞEREF BELGESİ İLE TESCİLLENDİ VE ÖDÜLLENDİRİLDİ”
Bütün bu hizmetlerin nişanesi olarak TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve plaketini bizzat Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldıklarını ifade eden Başkan Alan, “Ama altını çizerek söylüyorum: O plaketi ben almadım. O plaketi siz aldınız. Bu salon aldı. Elazığ aldı. Bunların hiçbirini tek başımıza yapmadık. Valiliğimizle, milletvekillerimizle, Belediyemizle, bürokrasimizle, il, ilçe ve belde belediyelerimizle, tam bir uyum içinde, ortak akılla çalışarak yaptık. Çünkü bizim şiarımız nettir: İlçeleriyle birlikte kalkınan Elazığ” dedi.
“İDRİS ALAN SÖZ VERMİŞSE SÖZÜNÜ TUTAR”
Şimdi geleceğe bakma vakti olduğunu yeni dönemde neler yapacağımızı anlatmak istiyorum. Ama önce bir şeyin altını çizmek istiyorum:Bu şehir beni tanır. Bu salon beni tanır. Herkes bilir ki İdris Alan söz verirse, tutar!Sonucu ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun; İdris Alan sadece elini değil, gövdesini taşın altına koyar! Gözünün gördüğü hiçbir şeyden korkmaz! Gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemez. Üyesinin hakkı söz konusu olduğunda kapı tanımaz, makam tanımaz, yorgunluk tanımaz.Biz, bugün sizlere vaat sunmuyoruz. Çalışmasını başlattığımız, kurumlarıyla görüştüğümüz, yol haritasını çizdiğimiz projeleri sunuyoruz. Çünkü bizim için vizyon, söylenen söz değil; başlatılan iştir.”
Bugün önemli bir müjdeyle üyelerin karşısına çıktığını ifade eden başkan Alan, “Göreve geldiğimiz ilk aylarda hangi meslek komitemizin kapısını çaldıysak aynı cümleyi duyduk: "Başkanım, nitelikli eleman bulamıyoruz." Mobilyacımız söyledi. Makinecimiz söyledi. Metalcimiz, inşaatçımız, tekstilcimiz, gıdacımız söyledi.Fabrikayı kurarsınız. En son teknoloji makineyi alırsınız. Organize sanayiyi açarsınız.Ama o makinenin başına geçecek usta yoksa hiçbirinin anlamı yoktur. Çünkü en büyük yatırım betona değil, insana yapılan yatırımdır.İşte bu yüzden buradan, bu kürsüden, bütün Elazığ'a müjdeyi bir kez daha veriyorum: Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ni şehrimize kazandırıyoruz.Bu bir seçim vaadi değildir. Meslek komitelerimizin görüşünü aldık. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını komitelerimizle birlikte tek tek belirledik. Valiliğimizle görüştük, yer tahsisi için mutabakatı sağladık ve süreci ihale aşamasının eşiğine getirdik.4 Ekim sabahı, hiç vakit kaybetmeden resmî süreçleri tamamlayacak, ihaleye çıkacağız.Bu okul, hiçbir kişinin eseri olmayacak. Hiçbir yönetimin eseri olmayacak. Bu okul, Elazığ iş dünyasının ortak eseri olacak! Her tuğlasında Elazığ'ın dayanışması, her sınıfında Elazığ'ın geleceği, her atölyesinde üretimin yarını olacak.Ve biz mezun veren değil, işveren bir okul kuracağız: Müfredatını masa başında değil, sanayicimizle, meslek komitelerimizle birlikte yazacağız. Öğrencimiz atölyede yetişecek, işletmelerimizde staj yapacak, daha mezun olmadan iş hayatını tanıyacak. Mezun olduğu gün, Odamızın sektör bazlı istihdam eşleştirme sistemiyle doğrudan ihtiyaç duyan üyemizin kapısında olacak.Gencimiz diplomasıyla birlikte mesleğini de, işini de alacak.Sanayicimiz aradığı ustaya kendi şehrinde kavuşacak. Ve bu şehrin evlatları, iş bulmak için gurbet yollarına düşmeyecek.ETAK'ı kurduk; şimdi onu bir ekosisteme dönüştüreceğiz. Elazığ Gıda Organize Sanayi Bölgesi ile tarımsal ürünümüzün kendi şehrinde işlendiği, paketlendiği, markalaştığı ve dünyaya ihraç edildiği bir üretim ekosistemi kuracağız.Ortak altyapı, ortak teknoloji ve ortak pazarlama gücüyle, planlı ve modern tarımsal üretimin merkezi olacak Elazığ Sera Organize Sanayi Bölgesi'ni kuracağız.Teknolojiyi üreticilerimizin hizmetine sunacağız Bilimsel bilgiyi laboratuvarda bırakmayacak, tarlada, bahçede, kazanca katma değere dönüştüreceğiz.
Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanında başarıya imza atmış Elazığlı hemşehrilerimiz var.İlimize yatırım yapmak isteyen her yatırımcı formaliteden uzak tüm süreçleri takip edecek mekanizmaları hayata geçireceğiz. Gurbetteki gücümüzü, memleketin gücüne çevireceğiz.
Dünya değişiyor, pazarlar değişiyor, oyunun kurallar değişiyor. Sanayicimizin yarınki rekabet gücünü bugünden koruyacağız: Ölçeceğiz, analiz edeceğiz, projelendireceğiz ve finansmanla buluşturarak yatırama dönüştüreceğiz.Kıymetli dostlarım, bu altı proje ayrı ayrı başlıklar değil; tek bir sistemdir. Meslek lisemiz insan kaynağını yetiştirecek. Gıda OSB ve Sera OSB üretimi büyütecek. Akıllı Tarım Merkezi verimi artıracak. Gurbetteki hemşehrilerimizin ilimize yatırım yapmalarını kolaylaştıracak. Yeşil Dönüşüm Merkezi rekabet gücümüzü koruyacak. Altı proje, tek sistem, tek sevda: Elazığ”
LOJİSTİK ÜS PROJEMİZDE ÖNEMLİ MESEFA ALINDI
Yıllardan beri üzerinde çalıştıkları Elazığ Lojistik Üssü Projesinin önemli bir noktaya geldiğini ifade eden başkan Alan, “Karayolunu, demiryolunu, havayolunu tek merkezde buluşturan; depolamadan gümrüklemeye, ihracattan transit taşımacılığa kadar her şeyin tek çatı altında yürüdüğü bir lojistik merkez.Ama bu proje sadece ticari bir proje değildir. Bingöl ve Tunceli fay hatlarını hepimiz biliyoruz. Allah göstermesin, olası bir büyük afette bölgeye ilk ulaşacak, ilk organize olacak, ilk elini uzatacak şehir yine Elazığ olacaktır. Bu üs, afet anında bölgenin can damarı olacaktır. Bu artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ve biz bu davanın takipçisiyiz.
Ve müjde vererek söylüyorum: Bu proje artık yalnızca bizim masamızda değil. Kıymetli milletvekillerimizin desteğiyle Elazığ Lojistik Üssü, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşınmıştır! Valiliğimizin, milletvekillerimizin ve belediyelerimizin tam desteği arkamızdadır.Bu üste hedefimiz nettir: Türkiye'nin ve dünyanın büyük markaların lojistik operasyonlarını ilimizde yürütmektir.Büyük markaların depolarının, dağıtım merkezlerinin, bölge operasyonlarının Elazığ'dan yönetildiği bir merkez kurmak.Elbette bu büyük bir iştir; bütçesi de çok yüksektir. Ama bu bütçeyi sağlayacak bütün bakanlık kanallarıyla, en üst düzeyde, gereken her adımı atıyor, süreci kararlılıkla ilerletiyoruz. Lojistik Üssü Elazığ'a gelecek; bunu da biz yapacağız.
“KARMA OSB’NİN ÖNCÜSÜ BİZ OLDUK”
Karma Organize Sanayi Bölgesinin kurulmasına Elazığ TSO olarak kendilerinin öncü olduklarını belirten Başkan Alan, “Dosyaları biz hazırladık, bu seviyeye biz getirdik. Ve biz bitireceğiz, biz tamamlayacağız. Cumhurbaşkanlığımızdan yer tahsisi onayı gelir gelmez Palu'da, Karakoçan'da, Kovancılar'da düğmeye basacağız. Çünkü biz ilçelerin dahil olmadığı bir kalkınmaya inanmıyoruz.”
35 yerel ürünümüz için başlattıkları coğrafi işaret sürecini tamamlayacaklarını ifade eden Başkan Alan, tescilli ürünlerimizi ETAK çatısı altında ticarete dönüştüreceklerini dile getirdi.
Çalıştaylar görünür kıldıkları sağlık turizmi potansiyelimizi somut yatırımlara çevireceklerini dile getiren başkan Alan, “Yurt dışından nitelikli iş gücü ve yatırım kazandırmak için yürüttüğümüz temasları meyveye dönüştüreceğiz.” dedi.
“PROJE İŞİNİ DE SULANDIRDILAR”
Bu seçimde aday olan isimlerin proje işini de sulandırdıklarını ifade eden Başkan Alan, “Elazığ tabiriyle, o işi de "şor" ettiler” dedi.
“DOĞRU PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Adayların yüzlerce proje açıkladıklarını dile getiren Başkan Alan, “Hangisini okuyacağımızı şaşırdık. Ama biz büyük düşünürüz, gönlü geniş davranırız. Yeni dönemde Ar-Ge ekibimiz, bu açıklanan projelerin hepsini tek tek analiz edecek. İçlerinde üyemizin menfaatine olan ne varsa, meslek gruplarımızla ve üyelerimizle istişare ederek seçecek ve onları da biz gerçekleştireceğiz.
“PROJE AÇIKLAMAK KOLAYDIR”
Proje açıklamanın kolay olduğuna dikkat çeken başkan Alan, “projeleri kâğıda yazmak kolaydır, kürsüden okumak kolaydır. Asıl mesele yapabilmektir. Kapıyı çalabilmek, dosyayı takip edebilmek, kaynağı bulabilmek, temeli atıp kurdeleyi kesebilmektir. Çünkü proje açıklamakla proje yapmak arasında bir fark vardır kıymetli dostlarım. O farkın adı tecrübedir. O farkın adı samimiyettir. O farkın adı "yaptık" diyebilmektir” dedi.
“SÖZÜMÜM ARKASINDA DİMDİK DURUYORUM”
“Size bu kürsüden dört yılın hesabını verdim. Önümüzdeki dört yılın sözünü verdim. Ve bu hesabın da bu sözün de arkasında dimdik duruyorum” diyen başkan alan, “Ama bir şeyi çok iyi biliyorum: Bu yol tek başına yürünmez. Bu yük tek omuzla taşınmaz. Bu Oda bir başkanla değil; sahada ter döken, sektörünün derdini kendi derdi bilen, gece gündüz demeden koşan bir kadroyla ayağa kalkar.
İşte bugün sizlere bu kadroyu takdim edeceğim. 3 Ekim'de sandıktan alnının akıyla, zaferle çıkacak; meclisimizde ve meslek komitelerimizde sektörünün sesi, üyesinin kalkanı olacak; Elazığ iş dünyasının yarınını omuzlayacak öncü kardeşlerimi.Onlar bu listenin süsü değil, bu davanın neferleridir. Her biri kendi sektöründe bir çınar, kendi çarşısında bir güven, kendi mesleğinde bir ustadır.” Dedi.
“BEYAZ LİSTE; BİR İRADE, BİR DURUŞ, BİR KARARLILIKTIR”
Beyaz Listenin Elazığ iş dünyasının geleceği olduğunu ifade eden Başkan Alan, “İşinin ehli, sözünün eri, alnı ak, yüzü pak kardeşlerimizi gördünüz. Ve bir kez daha gördünüz ki; Beyaz Liste sıradan bir liste değil.Beyaz Liste; bir irade, bir duruş, bir kararlılıktır!
Her bir yol arkadaşımı gönülden tebrik ediyorum. 3 Ekim akşamı yine omuz omuza olacağız; ama bu kez zaferi kutlamak için.Konuşmasının ilk bölümünde yaptıklarını ve yapacakları eseriyle, belgesiyle ve rakamlarıyla anlattığını ifade eden Başkan Alan, “Şimdi ikinci bölüme geçiyorum. Ve bu bölüm, sabrın bittiği yerde başlıyor.Bu bölümde; bu seçim boyunca Odamıza, üyemize, emeğimize ve iyi niyetimize yöneltilen her iddianın hakikatini bütün Elazığ'ın takdirine sunacağım. Belgesiyle, rakamlarıyla, tarihiyle…Bilinmelidir ki susmak, söylenenleri kabul etmek değildir. Sabır, zayıflık değildir. Hakikat bir kere söylenir; ama tam söylenir, dosdoğru söylenir.Bu süreçte, iki yılı aşkın bir süredir, değerli Elazığ kamuoyunun ve kıymetli üyelerimizin gündemini boş yere meşgul eden bazı mesnetsiz, temelsiz ve hukuksuz iddialara da değinmek istiyorum.Açık söyleyeyim: İçimden çok kez, bu iddialara şahsen, doğrudan ve olması gerektiği sertlikte cevap vermek geldi. Ama bir şeyi gördüm. Bu iddiaların hiçbiri, İdris Alan'ın şahsına değil, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası'nın tüzel ve kurumsal kişiliğine yönelikti. Odayı yıpratarak puan toplamak, algıyla üyeyi manipüle etmek içindi.
Oysa bu Oda, hiç kimsenin makam hırsına malzeme edilemeyecek kadar kıymetlidir. Bu yüzden her birine, olması gerektiği gibi, kurumsal ciddiyetle Oda Genel Sekreterliğimiz ve yönetim organlarımız belgeleriyle cevap verdi.
Ama bugün, yol arkadaşlarım benden rica ettiler. "Başkanım, her ne kadar gençliklerine, toyluklarına, heyecanlarına versek de; bu iftiralara bir de sizin ağzınızdan cevap verin" dediler.
Ama bu iddiaları yanıtlamaya nereden başlayacağımı inanın bilmiyorum. O yüzden, eski Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde anlattığı bir fıkrayla başlamak istiyorum.Adamın biri kurban mevzusunu anlatıyormuş: "Çocuğu olmayan Hazreti Davut, Allah'a dua etmiş: 'Ya Rabbi, bana bir kız çocuğu ver, onu sana kurban edeyim.' Dua kabul olmuş. Davut kızının adını Ayşe koymuş. Gel zaman git zaman, kurban vakti gelmiş. Hazreti Davut kızı yatırmış, tam boğazını kesecekken, Azrail gökten bir keçiyle çıkagelmiş: 'Kızı bırak, al bu keçiyi kurban et!' demiş."
Dinleyenlerden biri dayanamamış: "Yahu bunun neresini düzelteyim? Hazreti Davut değil, Hazreti İbrahim! Kız değil, erkek! Ayşe değil, İsmail! Azrail değil, Cebrail! Keçi değil, koç!"
İşte kıymetli hemşehrilerim, ben de şimdi size soruyorum: Ben bunun neresini düzelteyim?”
İDDİA VE İTHAMLARA PEŞPEŞE YANITLAR
Süreç içinde birçok iddialarda bulunuldupuna dikkat çeken Başkan Alan, "Üyeleri sildiler" dediler. Sanki birileri gece yarısı bilgisayarın başına oturmuş, isim seçip, liste yapıp üye siliyormuş gibi bir algı oluşturdular.Şimdi gerçeği dinleyin. Resen kayıt silme, kanuni bir zorunluluktur. 5174 sayılı Kanun ne diyor? İki yıl aidatını ödemeyen üye askıya alınır.
Üzerinden iki yıl daha geçer, üye hâlâ aidatını ödemez, durumunu, adresini bildirmezse, oda kaydı resen silinir.Üstelik bu işlem bir gecede yapılmaz. Önce ilana çıkılır, duyuru yapılır.
Bakın ne oldu: İlandan hemen sonra 45 üyemiz Odamıza gelerek, kaydını düzeltti ve üyeliğine devam etti.Demek ki süreç şeffaftı, demek ki üyemiz bilgilendirildi! Bu, Türkiye'deki bütün Ticaret ve Sanayi odalarının yapmakla yükümlü olduğu bir işlemdir. Ve bu tespiti TOBB sistemi otomatik olarak yapar.Bakın size bir şey söyleyeyim. Dosyaları incelediğimizde, silinen kayıtların arasında benim birinci derece yakınlarımın akrabalarımın da olduğunu gördüm.
Kişiye özel olsaydı, kendi akrabamı mı silecektim? Bu işlem kişiye özel değil, tamamen mevzuatın gereğidir.Ve altını çiziyorum: Oda kaydının resen silinmesi, hiç kimsenin ticaretini engellemez. Bu yalnızca oda sicil kaydıyla ilgili bir husustur. Nokta.Burası sıradan, keyfî yönetilen bir dükkân değil. Burası kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.
Birilerinin kalkıp istediği kişiyi silmesi mümkün değildir, olamaz, olmamıştır.Aynı uygulama 2008'de, 2012'de, 2015'te, 2017'de, 2022'de dönemin bütün yönetimleri tarafından yapıldı, 2026'da da yapıldı.2022'de ben de başkan adayıydım. Hiçbir gün çıkıp "üyeler silindi" diye polemik yapmadım. Neden? Çünkü mevzuatı biliyordum. Çünkü bunun kanuni, rutin bir uygulama olduğunu biliyordum.Bu işlemi yapmazsak ne olur, biliyor musunuz? Görevimizi yapmamış oluruz; Yönetim Kurulu ve Meclis üyelerimiz sorumluluk altında kalır. Daha da önemlisi: faiz işlemeye devam eder. Hiç ticaret yapmadığı için borcu olmadığını sanan üyemiz, yıllar sonra karşısında devasa bir borç yüküyle karşı karşıya kalır.
Şimdi gelelim rakamlara. Biri çıktı "1.600 üye silindi" dedi. Öbürü çıktı "üyelerin yarısı silindi" dedi. Gerçek rakam? Altı yüz küsur.Oturduk ekibimle istişare ettik. Dedik ki: bir iftira atılıyorsa, bir rakam telaffuz ediliyorsa, bunun mantıklı bir dayanağı olmalı. Bu arkadaşlar bu rakamları nereden çıkardı diye çok kafa yorduk. Hala bulabilmiş değiliz.” Dedi.
“ÜYENİN MENFAATİ HER ŞEYDEN ÖNCE GELİR”
“Benim adım İdris Alan. Ve bu adın geçtiği her cümlede, beni seven de sevmeyen de şahittir ki: üyenin menfaati her şeyden önce gelir” diyen Başkan Alan, “Bana oy vermeyen, kanaatini demokratik bir şekilde başka adaydan yana kullanan üyem de benim üyemdir, canım ciğerimdir.Ve hepsi bilir ki, bir dertleri olduğunda yıldızsız bir gecede bile bana ulaşabilirler. Gereği neyse, neye mal olursa olsun yapılır.Kıymetli yol arkadaşlarım, "resen terk" dediler, "bunu sadece bu yönetim yaptı" dediler. Bütün yönetimlerin yaptığını, tespitin TOBB sistemince otomatik yapıldığını belgeleriyle önlerine koyduk. Yalanları ellerinde kaldı.
Sonra kanal kanal gezdiler: "18 ayrı avukatla 18 ayrı dava açtık!" dediler Kaç dava açıldı biliyor musunuz kıymetli üyelerimiz?18 dava dediniz: dava sayısı 2. 18 avukat dediniz: Avukat sayısı bir.İki davanın yargılama süreci devam etmektedir. Ama bu arkadaşlar meydanlara çıkıp "Davayı kazandık!" diye alamet ettiler.Olmayan davayı kazandılar.Yalan tutmayınca bu sefer ne dediler? "Tamam, işlem resmî, işlem kanuni, ama etik değil, vicdani değil" Yani kendi iddialarını, kendi ağızlarıyla çürüttüler!
Söyleyin bana, neresini düzelteyim?Bildiğiniz gibi 14 olan meslek grubu sayımızı 19'a çıkardık. Kalktılar, "bu seçim için yapıldı" dediler.Kıymetli dostlarım, Elazığ TSO'nun üye sayısı bugün yaklaşık 9.500'e ulaştı. Buna rağmen meslek grubu sayısı yıllarca değişmedi. Bizimle benzer üye sayısına sahip odalarda 30'u aşkın meslek grubu var! Grup sayısı arttıkça temsil gücü artar, sektörün sesi daha gür çıkar.Şimdi dikkat edin. Aynı arkadaşlar önce "bu seçime yönelik" dediler. Sonra, aynı cümlede, "biz kazanırsak meslek grubu sayısını 30'un üstüne çıkaracağız" dediler.Kendi kendilerini, aynı nefeste çürüttüler!
"Yok, efendim, neden son yıl yapıldı? Biz aday olduktan sonra yapıldı!" Kardeşim, siz yaklaşık üç yıldır "adayız" diye ortalıkta dolaşıyorsunuz.Yönetim süremiz zaten dört yıl. Biz Odanın çalışma takvimini, sizin seçim çalışmasına başlayıp başlamadığınıza göre mi belirleyeceğiz?
Süreç ortada: TOBB mevzuatının öngördüğü NACE kodu revizyon çalışmasına göre gruplarımızı oluşturduk. Yönetim Kurulumuzun önerisi Meclisimizin onayıyla TOBB'a ilettik.
TOBB iki ay kadar çalışmamızı inceleyerek mevzuata uygun bularak onaydı. Değişikliği istisnasız bütün üyelerimize PTT aracılığıyla tebligatla bildirdik. Hata olduğunu düşünen varsa nasıl itiraz edeceğini de ilgili mevzuatla birlikte yazdık.Sonra ne dediler? "Yüzlerce, binlerce üye rahatsız! Herkes itiraz etmiş, grubunu beğenmemiş”Kaç itiraz geldi biliyor musunuz kıymetli dostlarım? Sadece 13.
Sadece on üç. Seçim Kuruluna yapılan toplam Meslek Grubu değişikliği için itiraz sayısı sadece 13. Bunlardan sadece birinin dilekçesini haklı görüp gerekli düzeltmeyi yaparak ilçe Seçim Kurulu’na bildirdik. Geri kalanların tamamı hem bizim tarafımızdan hem de Seçim Kurulu tarafından reddedildi.Hangi yalanlarını düzelteyim bu arkadaşların?Tamam, gençsiniz, toysunuz, heyecanlısınız; anlıyorum. Ama bari yanınıza birkaç seçim görmüş, mevzuat okuyup anlayabilen birilerini alsaydınız.Ben mevzuatın bu kadar yanlış yorumlandığı bir seçimle daha önce hiç karşılaşmadım.Mevzuatla hiç ilgisi olmayan, üstelik bu Odanın üyesi bile olmayan kişilerin danışmanlığında; mevzuatı bilmeden, okumadan, üyelerimizi yanlış yönlendirdiniz.
Bir aday arkadaşımız televizyona çıkmış: "Yetki belgelerini alma hakkını bize de verin" diyor.Arkadaşlarım o kısmı bana izlettiğinde, inanın şaka sandım.Arkadaşlar, siz bizimle mi, yoksa bu Odanın üyeleriyle mi dalga geçiyorsunuz? Ve hepsi bilir ki yetki belgesi, tek bir dilekçeyle, herkes tarafından alınabilir.Bir başka aday arkadaşımız da üyelerimiz için "biraz omurgalı olsunlar" dedi.Bu, üyemize ve üyemizin iradesine yönelik çok kötü bir ithamdır! Bu Odanın üyesi; vergisini veren, istihdam sağlayan, bu şehrin yükünü sırtında taşıyan insandır.
Kim olursa olsun, üyemiz hakkında konuşurken saygılı olmak, edepli olmak zorundadır. Üyemizin iradesi, kimsenin küçümseyebileceği bir şey değildir. Üyemizin iradesi, başımızın tacıdır.Yine bir arkadaş, Seçim Kurulunun ilan ettiği askı sürecinde Odada personelin olmadığını, çok az personel çalıştığını söyledi televizyonlarda.Allah'tan korkun. Kamera kayıtlarıyla sabittir: Bütün personelimiz o süre boyunca mesai saatlerinin dışına taşarak, fazla mesai yaparak, yemek arasına bile çıkmadan Odamızda üyemize hizmet verdi.
Doğum iznindeki bir personelimizin yerine, başka birimden personelimizi görevlendirip üyemizin hizmetine sunduk.Söyleyin kıymetli üyelerim, neresini düzelteyim?
"Coğrafi işaret başvurusu yapmadılar" diye dolaşıp durdular.Ortaya ne çıktı? Oda tarihinin en büyük coğrafi işaret çalışması bu dönemde yapılmış! Oda tarihi boyunca toplam 13 başvuru. Üstelik o 13 başvurunun 5 tanesinin sürecinde ben görevdeydim biz yapmıştık! Bizim bu dönemimizde ise tek seferde 35 Coğrafi İşaret başvurusu gerçekleştirdik."Akreditasyon" dediler. Yıldız sayıları havada uçuştu. "Falanca şehir şu kadar yıldız aldı, Elazığ'ınkini neden açıklamıyorsunuz?" dediler.Akreditasyon süreci nedir? Denetim nedir? Takvimi nedir? Ne zaman başlar, ne zaman sonuçlanır? Bilmeden, etmeden, sadece konuştular.O gün o açıklamayı görünce Genel Sekreterimizi çağırdım, sordum."Başkanım," dedi, "bu kadar da tesadüf olmaz. Denetçi şuan Odamızda tespitlerini yapacak, eksik varsa bildirecek, bir yıl sonra gelip gerekli incelemeleri yaptıktan sonra puanlamamızı gerçekleştirecektir. "
Hemen denetçi arkadaşımızla görüştüm, bir de ondan teyit aldım. Ve şöyle düşündüm değerli dostlarım: Demek ki biz doğru ve hakkaniyetli bir yoldayız ki, bu iftirayı attıkları gün, denetçinin Odamızda olduğu güne denk getirdi ve iddialarını daha o an Cenab-ı Allah çürüttü!
Haklının ve doğrunun yanında olan ve yardımcısı olan yüce Rabbime şükürler olsun.” dedi.
“ODANIN MALİ TAPLOSU HASSASİYETİMİZİ ORTAYA KOYAN RESMİ BELGEDİR”
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın mali tablosunu da açıklayan başkan Alan, “Biz bu Odayı teslim aldığımızda Odanın kasası ekside olmakla birlikte personel maaşını nasıl ödeyeceğimizi düşünmeye başladık. Odayı 19 Aralık 2022 yılında devraldığımız gün Odanın mali durumu;
2 Milyon 620 Bin TL Kasadaki varlığı olup bu bakiyenin 2 Milyon 495 Bin TL lik kısmı seçimlerden kaynaklı yoğun aidat borç tahsilatı sonucu olan bakiyedir.1 Milyon 357 Bin TL mevcut borç ve 300 Bin TL Aralık ayı maaş ödemesi ile birlikte 963 Bin TL tutarla devralınmıştır.Bugün Odamızın kasasında 151 milyon 200 Bin Türk lirası mevduat bulunmaktadır.Odamızın toplam borcu 9 Milyon 800 Bin Türk Lirası olup, TOBB’ye olan borcumuzdur. Başka herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır. Bu mevduat hesabımızın dışında 3 adet binek aracımız bulunmaktadır. Ve ilimizde yaşanan depremler sonrasında ağır hasar alarak yıkılan Odamız eski Hizmet Binasının bulunduğu alan yapılan protokolle Elazığ Belediye’sine devredilerek karşılığında 67 Milyon TL değerinde 3 parsel arsayla takas edilerek Odamıza kazandırılmıştır. Bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunda denk bütçe esastır.Ama denk bütçe derken harcama kalemleri göz ardı edilemez. Her kuruşun bir hesabı, bir karşılığı vardır.Peki, bu para neden birikti? Anlatayım: Çünkü bu Odaya güven geldi. Bize duyulan güvenle şehrimizde şirket kuruluş sayımız arttı. Yeni üyelerimiz, yeni işletmelerimiz Odamızın çatısı altına girdi.Yıllar itibarıyla üye kayıt sayılarımıza bakın:İşte bu kasa, o güvenin, o bereketin ve o tasarrufun kasasıdır!
Ben ve yönetimim her gece huzurla ve vicdanımız Rahat bir şekilde uyuyoruz. Şimdi bana söyleyin kıymetli hemşehrilerim: Ben bunların neresini düzelteyim?Ben bütün bunları tek bir cümleyle açıklıyorum: Rakamı olmayan, rakam uydurur. Dosyayı okumayan, dosyayı anlatır.
Ve mesele makam değil değerli hemşehrilerim; makam o kadar önemli değil.
Mesele şu: Oda, hikâye anlatılan yer değildir. Oda, hesap verilen yerdir! Üyemizin aidatı orada. Bütçesi orada. İmzası orada.Bir kişi, binlerce insanın izlediği ekranda "18" deyip "2" çıkıyorsa; yarın o koltuğa oturduğunda "şu kadar" deyip "bu kadar" çıkmayacağını bana kim garanti edecek?Buradan açık çağrı yapıyorum: Söyledikleri her rakamın belgesini size getirsinler. Ben de söylediğim her rakamın belgesini size vereceğim. Üyemiz baksın, kendi gözüyle görsün.Çünkü fark bu kadar basit: Biz sayıyoruz. Onlar sanıyor.Bu arkadaşların derdi Odaya hizmet değil; üç beş hafta gürültü çıkarmak. Ama gürültü biter, rakam kalır. Ve rakam onların aleyhine. Bunu çok iyi biliyorlar. O yüzden uykuları kaçıyor. O yüzden algı operasyonuna, iftiraya meylediyorlar.Ben bu akşam kimsenin şahsına, ailesine, onuruna tek bir kelime etmedim. Sadece onların söylediğini ve belgenin söylediğini yan yana koydum. Gerisini sizin vicdanınıza bırakıyorum.Neymiş efendim? Mevcut yönetim, yönetimde olduğu
için seçimde avantajlıymış. Her bilgiye ulaşıyormuş. Diğer aday arkadaşlar mağdurmuş.
Soruyorum: Oda tarihinin en büyük farkını attığımız 2022 seçimlerinde biz mevcut yönetimde miydik? Hangi gün televizyonlara çıkıp "mağduruz" dedik? Hangi gün Oda personelini veri paylaşımı için ekranlarda hedef gösterdik?
Hangi gün Oda Genel Sekreterini WhatsApp mesajlarıyla tehdit ettik?
Evet, evet, yanlış duymadınız. Bir aday arkadaş işi bu boyuta taşıdı.Diğer çalışma arkadaşlarımıza kamuoyu önünde mobbing kapsamına girecek açıklamalar yapıldı.
Personelimize sadece şunu söyledik: "Müsterih olun. Biz yanınızdayız.Kıymetli üyelerim, değerli dostlarım; bu sürecin sağlıklı yürümesi için çoluğundan çocuğundan zaman ayıran fedakâr Oda personelimiz, buradan bir kez daha sesleniyorum: Müsterih olun! İftiralara, algı çalışmalarına, mobbinge, yalan beyanlara kulaklarınızı kapatın.4 Ekim sabahı Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası, gücünden hiçbir şey kaybetmeden, gücüne güç katarak, dimdik ayakta, üyesinin ve Elazığ'ın hizmetinde olacak.Bizim iftiralara da, algı çalışmalarına da karnımız tok. Şunu unutmayın: Ne kadar aç olursa olsun, aslan ot yemez.Ben de sizin aslan başkanınızım ve her zaman yanınızdayım” dedi.
Elazığ halkının yiğit, mert, net ve aslan olduğunu ifade eden Başkan Alan, “Bu memleket; aslanlar gibi arkasında duran, karşısında hangi kişi, hangi kurum, hangi makam olursa olsun, neye mal olursa olsun, üyesinin hakkını söküp alan bir başkana layıktır.Kendisine, ekibine ve planına güvenmeyip işi yokuşa süren, üyesini aldatan, algı oyunlarının pençesine düşenlere layık değildir bu memleket.Biz neysek oyuz. Ve o olmaya da devam edeceğiz.Başkalarının yalanına, iftirasına, manipülasyonuna gelmeyeceğiz. Aslanlar gibi, alnımızın akıyla, beyaz listemizle, üyelerimizin huzuruna bahane sunmadan, "cığızlık etmeden", dimdik çıkacağız!
Ve bir önceki seçimde Oda tarihinin en yüksek oyuyla kırdığımız rekoru, Allah'ın izniyle bu kez yine kendimiz kıracağız.Geride bıraktığımız dönemde elbette eksiklerimiz olmuştur. Daha iyisini yapabileceğimiz yerler olmuştur. Ama biz hiçbir zaman mazeret üretmedik. Hiçbir zaman sorundan kaçmadık. Hiçbir zaman kolay olanı seçmedik.Bu yolda bize güvenen, destek veren, emek veren; Meclis üyelerimize, meslek komitelerimize, Yönetim Kurulumuza, fedakâr çalışanlarımıza, kamu kurumlarımıza, milletvekillerimize, belediyelerimize ve en önemlisi bize yol gösteren kıymetli üyelerimize yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.
“HİÇ BİR ÜYEMİZİN ADI İZİNSİZ KULLANILAMAZ”
Son günlerde bazı rakip listelerin, üyelerimizi bilgisi ve rızası olmadan seçim pusulalarına ekleyeceğine dair bilgi kirliliği oluşturmaya çalıştığına dikkat çeken Başkan Alan, “Bu, son derece yakışıksız bir durumdur! Üyemizin adı, kimsenin izinsiz kullanabileceği bir malzeme değildir.Bu işler dayatmayla olmaz. İşte ben, sizlerin huzurunda, ekibimle birlikte, ekibimi size tek tek göstererek, her birini karşınıza, huzurunuza çıkararak gösteriyorum. Her birinin adı, yüzü, rızası ortada.Diğer adaylar da bunu yapmalıdır. Listelerini açıkça, tek tek, isim isim üyelerin huzuruna çıkarmalıdır. Bu cesarette olmalıdırlar.Konuşmasının sonunda bütün üyeleri 3 Ekim 2026 Cumartesi günü sandık başına, Beyaz Listede buluşmaya davet eden Başkan Alan, “Üreticimizin kazandığı, sanayicimizin aradığı ustaya kendi şehrinde kavuştuğu, gencimizin memleketinde umutla geleceğe baktığı, katma değerin Elazığ'da kaldığı bir Elazığ için; yaptık, yine yapacağız!
Bizim sevdamız Elazığ!
Yaşasın Elazığ, Yaşasın Elazığ iş dünyası” dedi.
Başkan Alan’ın konuşmasının ardından Beyaz Listede yer alan 19 meslek gurubunda bulunan adaylar kamuoyuna tanıtıldı. Program toplu resim çekilmesinin ardından sona erdi.




