Bakan Kurum'dan 'Yarısı bizden' müjdesi
2020 ve 2023 depremlerinin etkisini yaşayan Elazığ, bir yandan deprem bölgesinde konut yapım çalışmalarının tamamlanmasını beklerken diğer yandan şehir merkezindeki eski ve yıpranmış yapı stokunun dönüşümüyle karşı karşıya. Yıkılan binaların yerlerinin yıllardır boş kaldığı, ticaretin kalbi konumundaki bazı mahallelerin deprem sonrası adeta harabeye dönüştüğü Elazığ için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Kurum, İstanbul'da uygulanan 'Yarısı Bizden' kampanyasının 81 ile yayılması hedefini açıkladı.
Elazığ, son yıllarda iki büyük deprem felaketini doğrudan yaşayan şehirlerden biri oldu. 24 Ocak 2020 Sivrice merkezli depremin ardından şehirde önemli bir yapılaşma ve yenileme süreci başlatılırken, 6 Şubat 2023 depremleri de Elazığ’ı yeniden etkiledi.
Deprem bölgesindeki 11 ilde olduğu gibi Elazığ’da da afetin ardından yeni konutların inşası için önemli çalışmalar yürütüldü. Ancak bugün gelinen noktada şehrin önünde yalnızca depremzedelerin konut ihtiyacının karşılanması değil, mevcut şehir dokusunun yenilenmesi gibi çok daha kapsamlı bir mesele bulunuyor. Çünkü Elazığ’ın özellikle şehir merkezinde bulunan bazı mahallelerinde yapıların önemli bölümü ayakta olsa da yılların getirdiği yıpranmışlık açık biçimde kendisini gösteriyor.
ŞEHRİN KALBİNDE BOŞ ARSALAR, YIPRANMIŞ YAPILAR
Elazığ’ın merkezinde özellikle ticari hareketliliğin yoğun olduğu yaklaşık 5-6 mahallede kentsel dönüşüm ihtiyacı artık ertelenemeyecek bir noktaya ulaşmış durumda. Depremler nedeniyle yıkılan binaların yerine yeni yapıların yapılamaması, bazı bölgelerde geniş boşlukların ortaya çıkmasına neden oldu.
Bir dönem şehrin ekonomik ve sosyal hayatının en hareketli noktaları olan bu alanlar, bugün boş parseller, eski yapılar ve yıpranmış şehir dokusuyla dikkat çekiyor. Bu tablo yalnızca binaların yenilenmesi meselesi de değil. Söz konusu bölgeler Elazığ'ın ticaret hacminin önemli bir bölümünü taşıyor. Dolayısıyla yapılacak dönüşüm, aynı zamanda şehrin ekonomik hayatının, sosyal yaşamının ve kent estetiğinin yeniden ayağa kaldırılması anlamına geliyor.
MALİYETLER VATANDAŞIN OMUZLARINDA
Elazığ’da kentsel dönüşüm konusunda bugüne kadar çeşitli adımlar atılmış olsa da inşaat maliyetlerindeki yüksek seyir, vatandaşların tek başına bu yükün altından kalkmasını zorlaştırıyor. Bir binanın yenilenmesi için gereken finansman, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlar açısından ciddi bir engel oluşturuyor. Arsa, inşaat, işçilik ve diğer maliyetler bir araya geldiğinde, dönüşüm ihtiyacı ile vatandaşın ekonomik gücü arasında büyük bir makas oluşuyor.
Elazığ Belediyesi de bu süreçte kendi imkânları doğrultusunda çözüm üretmeye çalışıyor. Ancak şehrin ihtiyaç duyduğu dönüşümün büyüklüğü dikkate alındığında, bunun yalnızca belediyenin imkânlarıyla karşılanması mümkün görünmüyor. Tam da bu noktada merkezi hükümetin sağlayacağı finansman desteği büyük önem taşıyor.
BAKAN KURUM’DAN ELAZIĞ İÇİN MÜJDE GİBİ AÇIKLAMA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 17 Ağustos depreminin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerde kentsel dönüşüm konusunda verdiği mesaj, Elazığ açısından da yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek nitelikte.
Kurum, İstanbul’da uygulanan “Yarısı Bizden” kampanyasının Türkiye genelinde uygulanmasını hedeflediklerini açıkladı. İstanbul’daki eski ve depreme dayanıklı olmayan yapıların dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirilen uygulamaya bugüne kadar yoğun talep geldiğini belirten Kurum, kampanyanın 81 ile yayılması yönündeki hedefi gündeme taşıdı.
Bakan Kurum’un bu açıklaması, uzun süredir Elazığ siyasetinin, bürokrasisinin ve kamuoyunun ortak gündemlerinden biri olan kentsel dönüşüm açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
“YAPI SEKTÖRÜ ARTIK DÖNÜŞÜM ÖNCELİKLİ ÇALIŞMALI”
Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Acet’in Bakan Murat Kurum ile gerçekleştirdiği görüşmede de kentsel dönüşüm konusu önemli bir yer tuttu.
Kurum, İstanbul’da dönüşüm kapsamında önemli bir mesafe alındığını belirtirken, “Yarısı Bizden” uygulamasının gördüğü yoğun ilgiye dikkat çekti. İstanbul’da dönüşüme ihtiyaç duyan yaklaşık 1,5 milyon konut bulunduğunu ifade eden Kurum, bunların önemli bir bölümünün acil dönüşüm gerektirdiğini vurguladı. Bakanlığın hedefi ise yalnızca yeni konut üretmek değil, Türkiye’deki yapı sektörünün giderek kentsel dönüşüm ağırlıklı bir çalışma düzenine geçmesini sağlamak.
Bu yaklaşım Elazığ açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü şehirde ihtiyaç artık yalnızca yeni konut üretmek değil, mevcut ve yıpranmış yapı stokunu güvenli, modern ve yaşanabilir bir kent dokusuna dönüştürmek.
DEPREM BÖLGESİNDE 600 BİN KONUT HEDEFİ
Bakan Kurum’un değerlendirmelerinde 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesinde yürütülen çalışmaların geldiği nokta da önemli bir başlık olarak öne çıktı. Deprem bölgesinde bugüne kadar yaklaşık 450 bin konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiği, yerinde dönüşüm kapsamında yürütülen çalışmalarla birlikte yaklaşık 150 bin konutun daha tamamlanmasının hedeflendiği ifade edildi.
Böylece depremde yıkılan yaklaşık 600 bin konutun tamamının yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Ancak Bakan Kurum'un verdiği mesajlarda dikkat çeken bir başka nokta daha vardı.
Artık yalnızca konutların yapılması değil, depremden etkilenen şehirlerin sosyal ve ekonomik hayatının da yeniden canlandırılması gerektiğine vurgu yapıldı. Okulların, ticari hayatın ve sosyal yaşamın yeniden ayağa kaldırılmasıyla şehirlerin eskisinden daha sağlam ve yaşanabilir hale getirilmesi hedefleniyor.
ELAZIĞ İÇİN YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR
Elazığ tam da bu noktada Türkiye’nin kentsel dönüşüm gündeminin önemli şehirlerinden biri olabilecek potansiyele sahip. Çünkü Elazığ, deprem bölgesindeki diğer şehirlerden farklı olarak yalnızca 6 Şubat depremleriyle değil, 2020 yılında yaşadığı büyük depremle de ağır bir süreç geçirdi. Bu nedenle şehirdeki dönüşüm ihtiyacı yeni ortaya çıkmış bir sorun değil. Yıllardır devam eden bir ihtiyaçtan söz ediliyor.
Özellikle şehir merkezindeki eski yapı stokunun yenilenmesi, boş kalan alanların yeniden ekonomiye kazandırılması, ticari hayatın güçlendirilmesi ve vatandaşın karşılayamayacağı dönüşüm maliyetlerinin devlet desteğiyle hafifletilmesi gerekiyor. “Yarısı Bizden” modelinin 81 ile yayılması bu nedenle Elazığ için sıradan bir destek programı değil, şehrin merkezini yeniden ayağa kaldırabilecek stratejik bir fırsat anlamına geliyor.
İLK ADRES ELAZIĞ OLMALI
Bakan Kurum’un açıkladığı 81 il hedefinin hayata geçirilmesi halinde Elazığ’ın bu uygulamadan yararlanacak şehirler arasında öncelikli konumda değerlendirilmesi gerekiyor. Bunun en temel nedeni Elazığ’ın iki ayrı büyük deprem sürecini yaşamış olması. Bir diğer neden ise şehir merkezindeki dönüşüm ihtiyacının yalnızca konut güvenliğiyle sınırlı kalmaması.
Yıkılan yapıların ardından boş kalan alanların yeniden yapılandırılması, ticari hayatın canlandırılması ve eski yapı stokunun yenilenmesi, Elazığ’ın geleceği açısından doğrudan ekonomik ve sosyal sonuçlar doğuracak. Üstelik vatandaşın mevcut ekonomik koşullarda dönüşüm maliyetini tek başına karşılamasının oldukça güç olduğu da ortada. Bu nedenle merkezi hükümet desteği olmadan Elazığ’ın ihtiyaç duyduğu kapsamlı dönüşümün kısa sürede tamamlanması kolay görünmüyor.
11 İL İÇİN ÖNCELİK ZAMANI
Elazığ’ın yanı sıra 6 Şubat depremlerini ağır şekilde yaşayan 11 ilin de bu uygulamada öncelikli değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü bu şehirlerde mesele yalnızca eski binaların yenilenmesi değil. Depremle birlikte ekonomik dengeleri, ticari hayatları, sosyal yapıları ve kent merkezleri büyük ölçüde etkilenen şehirlerin yeniden ayağa kaldırılması söz konusu. Deprem bölgesinde konutların tamamlanması elbette tarihi bir başarı ve önemli bir eşik. Ancak bundan sonraki aşama, şehirlerin merkezlerini, ticaret alanlarını ve eski yapı stoklarını da dönüştürmek olmalı. Elazığ açısından bakıldığında ise artık beklenti son derece açık:
Şehrin kalbinde yıllardır boş duran alanlar yeniden hayat bulmalı, yıpranmış yapı stoku güvenli hale getirilmeli, vatandaşın dönüşüm yükü hafifletilmeli ve Elazığ’ın ticari merkezi yeniden ayağa kaldırılmalı. Bunun için Elazığ’ın ihtiyacı yeni bir söylemden çok, güçlü bir devlet desteği ve uygulanabilir bir finansman modeli. Bakan Murat Kurum’un 81 ile yayılacağını açıkladığı “Yarısı Bizden” kampanyası, işte tam da bu noktada Elazığ için önemli bir fırsat sunuyor.

