- Haberler
- Gündem
- AK Parti MKYK Üyesi Ömer Serdar'dan Netanyahu'ya Sert Mesaj: 'Gerçekleri Çarpıtmayı Bırakın'
AK Parti MKYK Üyesi Ömer Serdar'dan Netanyahu'ya Sert Mesaj: 'Gerçekleri Çarpıtmayı Bırakın'
Benjamin Netanyahu'nun Türkiye ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği sözler, kendi politikalarını aklama çabasından öteye geçemeyen gerçeklikten kopuk, mesnetsiz ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik ithamlardan ibarettir.
Netanyahu yönetiminin uzun süredir izlediği saldırgan, hukuk tanımaz ve uluslararası normları hiçe sayan politikaların bölgeyi nasıl derin bir istikrarsızlık sarmalına sürüklediği açıkça ortadadır. Sivil kayıpların artmasına neden olan, insani dramları derinleştiren ve kalıcı barış umutlarını zedeleyen bu yaklaşım, yalnızca bölge halklarını değil, küresel vicdanı da yaralamaktadır. Böylesi bir tablo karşısında Türkiye’yi hedef alan açıklamalar, açık bir gerçeklik çarpıtması ve dikkatleri başka yöne çekme girişimidir.
Uluslararası kamuoyunun gözü önünde yaşanan gelişmeler inkâr edilemez bir açıklıkla ortadayken, sorumluluktan kaçınan ve eleştirileri bertaraf etmeye çalışan bu söylem dili, siyasi çaresizliğin ve tükenmişliğin bir göstergesidir. Gerçekleri perdelemeye yönelik her girişim, bölgedeki sorunların çözümüne değil, daha da derinleşmesine hizmet etmektedir.
Türkiye ise Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; krizleri körükleyen değil yöneten, gerilimi artıran değil azaltan, çatışmayı besleyen değil barışı önceleyen bir anlayışla hareket etmektedir. Türkiye’nin dış politikası; uluslararası hukuka, insan haklarına ve adalet ilkesine dayanan çok boyutlu ve ilkeli bir yaklaşımı esas almaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca söylem düzeyinde kalmamakta; sahada yürütülen etkin diplomasi, insani yardımlar ve arabuluculuk çabalarıyla somut bir şekilde desteklenmektedir.
Nitekim Türkiye, bölgesel ve küresel ölçekte üstlendiği yapıcı rol ile krizlerin çözümünde güvenilir bir aktör olduğunu defalarca kanıtlamıştır. İnsani diplomasi alanında attığı adımlar, mağdur ve mazlum halklara yönelik destekleri ve çatışmaların sonlandırılmasına yönelik girişimleri, uluslararası toplum tarafından da takdirle karşılanmaktadır. Türkiye’nin bu dengeli, sağduyulu ve çözüm odaklı politikası, bölgede barış ve istikrarın tesis edilmesi adına güçlü bir iradeyi temsil etmektedir.
Bu çerçevede, Türkiye’nin ilkeli ve kararlı duruşundan rahatsızlık duyan çevrelerin, mesnetsiz suçlamalarla algı oluşturma çabaları sonuçsuz kalacaktır. Gerçekleri çarpıtmak yerine, bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen politikaların sahiplerinin, kendi eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmesi kaçınılmazdır.
Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da uluslararası hukuktan, adaletten ve insan onurundan yana tavrını kararlılıkla sürdürecek; bölgesel barış ve istikrar için üzerine düşen sorumluluğu güçlü bir şekilde yerine getirmeye devam edecektir.