Açıkkapı'dan 'Terörsüz Türkiye' mesajı: 'Terörün sona ermesi Bir partinin değil, türkiye'nin kazanımı olacak'

AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu: 'Üniter devlet yapımız, egemenliğimiz, bayrağımız ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü tartışma konusu değildir. Genel af ve cezasızlık anlayışı söz konusu değildir. Örgütün silah bırakması ve tamamen tasfiye edilmesi devlet tarafından tespit ve teyit edildikten sonra gerekli hukuki düzenlemelerin adresi Türkiye Büyük Millet Meclisidir.'

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haberin Özeti

  • AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, "Terörsüz Türkiye" hedefinin devletin geri çekilmesi değil, silahlı terör örgütünün tamamen tasfiyesi olduğunu belirtti.
  • Açıkkapı, üniter devlet yapısı, egemenlik ve vatan bütünlüğünün tartışılmadığını, genel af veya cezasızlığın asla söz konusu olmadığını vurguladı.
  • Örgütün tasfiyesi devlet tarafından teyit edildikten sonra hukuki düzenlemelerin adresi TBMM olup, 1984 ve 1991'deki gibi Meclis'in rolüne işaret edildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, AK Parti Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir mücadele ettiği terör meselesi ve “Terörsüz Türkiye” hedefi hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Açıkkapı, bir tarihçi olarak:
Türkiye’nin terörle mücadelede çok ağır bedeller ödediğini belirterek konuşmasına şehitleri, gazileri, güvenlik güçlerini ve terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşları anarak başladı.

Terör meselesinin günlük siyasi tartışmaların sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceğini ifade eden Açıkkapı, siyasi partilerin yöntemi eleştirebileceğini ve farklı görüşler ortaya koyabileceğini ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin birliği, milletin huzuru ve vatandaşların güvenliğinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE, DEVLETİN TERÖR KARŞISINDA GERİ ÇEKİLMESİ DEĞİLDİR”

Terörsüz Türkiye hedefinin ne anlama geldiğinin açık şekilde ortaya konulması gerektiğini belirten Açıkkapı, şu ifadeleri kullandı:

“Terörsüz Türkiye, devletin terör karşısında geri çekilmesi değildir. Güvenlik kuvvetlerimizin yıllardır verdiği mücadelenin değersizleştirilmesi değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının tartışılması değildir. Milletimizin egemenliğinin başka bir yapıyla paylaşılması değildir. Amaç, silahlı terör örgütünün Türkiye’nin geleceği üzerindeki etkisini tamamen ortadan kaldırmaktır.”

Açıkkapı, terörle mücadelenin güvenlik boyutunun yanı sıra hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve bölgesel güvenlik boyutlarının bulunduğunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin de kendi görev ve yetki alanında sorumluluk taşıdığını ifade etti.

AÇIKKAPI TBMM TUTANAKLARINI HATIRLATTI: “BU YAKLAŞIM BUGÜN ORTAYA ÇIKMADI”

Terör meselesinin TBMM çatısı altında ele alınmasına yönelik eleştirilere de cevap veren Açıkkapı, Meclis tutanaklarından örnekler verdi.

1984 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın, terörle mücadelede polisiye tedbirlerin ekonomik ve sosyal tedbirlerle desteklenmesi gerektiğini ifade ettiğini hatırlatan Açıkkapı, 26 Aralık 1991 tarihinde TBMM’de altı saatten fazla süren terör konulu genel görüşmeye dikkat çekti.

Dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın TBMM kürsüsünden, “Şimdi bu işe de bu Meclisten başlamanın zamanıdır.” dediğini belirten Açıkkapı; dönemin farklı siyasi partilerinin temsilcilerinin de güvenlik tedbirlerinin yanı sıra demokrasi, hukuk, ekonomi ve sosyal politikaların önemine işaret ettiklerini söyledi.

Merhum Necmettin Erbakan’ın güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasını savunurken “Ancak sadece bunlarla huzur temin edilemez.” dediğini hatırlatan Açıkkapı, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in ise siyasi uzlaşma ve fikir birliği çağrısında bulunduğunu ifade etti.

Açıkkapı, “Terör meselesinin Mecliste konuşulması yeni değildir. Siyasi partilerin ortak irade araması yeni değildir. Ekonomik ve sosyal tedbirlerden söz etmek yeni değildir. Demokrasi ve hukuk devletini terörle mücadele politikasının içerisinde değerlendirmek de yeni değildir.” dedi.

ESKİ GENELKURMAY BAŞKANLARININ AÇIKLAMALARINI HATIRLATTI

Açıkkapı, terörle mücadelenin çok boyutlu yürütülmesi gerektiği yönündeki yaklaşımın yalnızca siyasetçiler tarafından dile getirilmediğine dikkat çekerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst kademelerinde görev yapmış komutanların geçmişteki açıklamalarından örnekler verdi.

Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın 2007 yılında terörle mücadelenin yalnızca silahlı mücadeleye indirgenemeyeceğini ifade ettiğini hatırlatan Açıkkapı, terörün ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlarının bulunduğunun askerî makamlar tarafından da yıllar önce açıkça ortaya konulduğunu söyledi.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Teröristle mücadele askerin görevidir, terörle mücadele devletin görevidir.” şeklindeki yaklaşımına dikkat çeken Açıkkapı, eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in de terörün siyasi, sosyal ve ekonomik yönleri bulunduğunu ifade ettiğini hatırlattı.

Açıkkapı şöyle konuştu:

“Türkiye’nin eski Genelkurmay başkanlarının çok boyutlu bir devlet politikası olarak tarif ettiği bir meselede Türkiye Büyük Millet Meclisinin hukuk ve siyaset alanındaki sorumluluğunu yerine getirmesi neden yanlış olsun? Burada güvenlikten vazgeçen hiç kimse yoktur.”

“BUGÜN BU ŞARTLARI GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN BAŞARISI SAYESİNDE KONUŞABİLİYORUZ”

Açıkkapı, Terörsüz Türkiye hedefinin güvenlik politikalarının alternatifi olmadığını özellikle vurguladı.

Türkiye’nin bugün ulaştığı noktada Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Teşkilatı, Jandarma, güvenlik korucuları ve istihbarat teşkilatının büyük emeği ve başarısı bulunduğunu ifade eden Açıkkapı:

“Mehmetçiğimizin mücadelesi olmasaydı, jandarmamızın fedakârlığı olmasaydı, Emniyet Teşkilatımızın mücadelesi olmasaydı, güvenlik korucularımızın ve istihbarat teşkilatımızın çalışmaları olmasaydı bugün bu şartları konuşamazdık.” dedi.

Terör örgütünün hareket kabiliyetinin azaltılmasının ve Türkiye sınırları içerisindeki eylem kapasitesinin tarihinin en düşük seviyelerine indirilmesinin devletin güvenlik başarısı olduğunu belirten Açıkkapı, sınır ötesinde terörü kaynağında karşılayan stratejinin de bu kararlılığın önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Açıkkapı, “Bu başarıyı siyasi bir sürece alternatif olarak görmek doğru değildir. Yapılması gereken, güvenlik kuvvetlerimizin sağladığı sonucu kalıcı hâle getirmektir.” ifadelerini kullandı.

DERVİŞOĞLU VE İYİ PARTİ’YE ÇAĞRI

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu başta olmak üzere sürece yönelik eleştirilerde bulunan siyasi partilere de seslenen Açıkkapı, muhalefetin itirazlarının küçümsenmediğini, muhterem olduğunu  ancak muteber olmadığını söyledi.

Devletin üniter yapısının korunması, şehitlerin ve gazilerin hukukunun gözetilmesi, terör örgütünün meşrulaştırılmaması ve hukukun üstünlüğü konularındaki hassasiyetlerin kendileri açısından da vazgeçilmez olduğunu belirten Açıkkapı, Dervişoğlu’nun 11 Haziran 2020 tarihinde TBMM’de önceki çözüm sürecine ilişkin kullandığı, “Keşke çıktığınız yolda başarılı olsaydınız da biz mahcup olsaydık.” sözlerini hatırlattı.

Açıkkapı, bu sözlerin siyasi görüş farklılığına rağmen terörün sona ermesinin ortak bir hedef olabileceğini gösterdiğini belirterek muhalefete şu çağrıda bulundu:

“Yöntemi eleştirebilirsiniz. Eksik gördüğünüz yerleri söyleyebilirsiniz. Hukuki güvenceleri tartışabilirsiniz. Devletin hangi konuda daha dikkatli davranması gerektiğini ifade edebilirsiniz. Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hassasiyetlerini dile getirebilirsiniz. Ancak Türkiye’nin terörü tamamen sona erdirme ihtimaline sırf siyasi farklılık nedeniyle kapıyı kapatmanın doğru olmadığını düşünüyorum.”

“İYİ PARTİ’YE KOMİSYON İÇİN ÜÇ ÜYELİK AYRILDI”

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna yönelik eleştirileri de değerlendiren Açıkkapı, İYİ Parti’ye komisyonda üç üyelik ayrıldığını ancak partinin kendi iradesiyle komisyona üye vermediğini hatırlattı.

Bu karara saygı duyduklarını belirten Açıkkapı, bir siyasi partinin komisyona katılmamasının komisyonun TBMM içerisindeki temsil ve çalışma zeminini ortadan kaldırmayacağını söyledi.

“ÖNCE SİLAH BIRAKMA VE TAM TASFİYE, ARDINDAN HUKUK”

Bugünkü sürecin geçmişteki çözüm süreciyle aynı olmadığını belirten Açıkkapı, mevcut yaklaşımın en önemli unsurlarından birinin süreçteki sıralama olduğunu ifade etti.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun kabul ettiği rapora dikkat çeken Açıkkapı, öncelikle terör örgütünün silah bırakması ve örgütsel yapısını tamamen tasfiye etmesinin esas olduğunu söyledi.

Silah bırakmanın yalnızca örgütün yapacağı bir açıklamayla gerçekleşmiş kabul edilmeyeceğini belirten Açıkkapı, ilgili devlet kurumlarının süreci tespit ve teyit edeceğini kaydetti.

Açıkkapı:

“Silah bırakmanın somut, doğrulanabilir ve geri döndürülemez şekilde gerçekleşmesi esastır.

“GENEL AF YOK, CEZASIZLIK YOK”

Sürecin en fazla tartışılan başlıklarından birine de açıklık getiren Açıkkapı, genel af öngörülmediğini ve cezasızlık algısının oluşmasına izin verilmemesi gerektiğinin açık şekilde ortaya konulduğunu söyledi.

Kamu vicdanının ve özellikle şehit aileleri ile gazilerin hassasiyetlerinin korunmasının temel öncelik olduğunu belirten Açıkkapı şöyle devam etti:

“Üniter devlet tartışmaya açılmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği tartışmaya açılmamıştır. Bayrağımız tartışmaya açılmamıştır. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü tartışmaya açılmamıştır. Bunların hiçbiri pazarlık konusu değildir.”

Açıkkapı, konunun silahlı terör örgütünün bütün unsurlarıyla ortadan kalkmasının ardından ortaya çıkacak hukuki ve toplumsal durumun Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından kararlılıkla yürütüleceğini söyledi.

Bu sorunun demokratik hukuk devleti içerisinde cevaplandırılacağı yerin TBMM olduğunu vurgulayan Açıkkapı, “Millet adına yasa yapan kurum Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Son kararı milletin temsilcileri verecektir.” dedi.

“TERÖR BİTERSE KAZANAN BİR SİYASİ PARTİ DEĞİL, TÜRKİYE OLACAK”

Açıkkapı, açıklamasının en önemli mesajlarından birini terörün sona ermesinin siyasi sahipliği konusunda verdi.

Terörün sona ermesinin hiçbir siyasi partinin tek başına başarısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Açıkkapı:

“Terör sona erdiğinde kazanan bir siyasi parti olmayacaktır. Kazanan Türkiye olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Şehit ailelerinin yaşadığı acıların unutulmayacağını, devletin şehitlerin hatırasını ve hukukunu her zaman koruyacağını ifade eden Açıkkapı, gazilerin fedakârlıklarının da hiçbir zaman unutulamayacağını söyledi.

Terörün sona ermesinin güvenlik kuvvetlerinin mücadelesini önemsiz hâle getirmeyeceğinin altını çizen Açıkkapı, aksine yıllardır verilen mücadelenin Türkiye’nin kalıcı güvenliğine dönüşmesinin amaçlandığını ifade etti.

“ASKER TERÖRİSTLE MÜCADELE EDER, MECLİS HUKUKU OLUŞTURUR”

Devlet kurumlarının görev ve yetkilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Açıkkapı, güvenlik güçleri ile siyaset kurumunun birbirinin alternatifi olmadığını söyledi.

Açıkkapı:

“Asker teröristle mücadele eder. Polis güvenliği sağlar. İstihbarat teşkilatı tehdidi takip eder. Hükümet devlet politikasını yürütür. Meclis gerekli hukuku oluşturur. Siyasi partiler milletin farklı görüşlerini Meclise taşır. Hukuk devleti bütün bunların sınırlarını belirler.” dedi.

Terörsüz Türkiye hedefinin de bu devlet düzeni içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Açıkkapı, muhalefete eleştiri ve önerilerini TBMM çatısı altında ortaya koyma çağrısında bulundu.

“ELEŞTİRİN AMA TÜRKİYE’NİN TERÖRÜ SONA ERDİRME İRADESİNİ ZAYIFLATMAYIN”

Açıkkapı, muhalefete yönelik çağrısında, “Kaygınızı söyleyin, eleştirinizi yapın. Yanlış gördüğünüz maddeye itiraz edin. Kanun geldiğinde teklifinizi verin. Komisyonda ve Genel Kurulda görüşlerinizi açıkça ortaya koyun. Ancak Türkiye’nin terörü sona erdirme iradesini zayıflatmayın.” ifadelerini kullandı.

Terör meselesinin AK Parti’nin veya MHP’nin tek başına meselesi olmadığını vurgulayan Açıkkapı, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve TBMM’de temsil edilen diğer siyasi partilerin de Türkiye’nin ortak meselesi karşısında kendi siyasi görüşleri doğrultusunda sorumluluk taşıdığını söyledi.

Açıkkapı, “Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin meselesidir. Siyasi farklılıklarımız elbette olacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi zaten farklı görüşlerin temsil edildiği yerdir. Burada tartışacağız, burada itiraz edeceğiz, burada hukuk yapacağız. Nihai kararı millet adına yine Meclis verecektir.” dedi.

AÇIKKAPI: “TERÖRÜ SONA ERDİRMEKTEN NİYE İMTİNA EDELİM?”

Açıkkapı, açıklamasında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin temel şartları da sıraladı.

Terör örgütünün silah bırakmasının devlet tarafından doğrulanması, örgütsel yapının tamamen tasfiye edilmesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının korunması, şehit ve gazilerin hukukundan taviz verilmemesi, genel af ve cezasızlık anlayışına izin verilmemesi ve nihai hukuki kararların TBMM tarafından alınmasının temel esaslar olduğunu belirtti.

Açıkkapı, şu ifadeleri kullandı:

“Terör örgütünün silahları bırakması devlet tarafından doğrulanacaksa, örgütsel yapı tamamen tasfiye edilecekse, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına dokunulmayacaksa, şehitlerimizin ve gazilerimizin hukuku korunacaksa, cezasızlık ve genel af anlayışına izin verilmeyecekse, kararı Gazi Meclis verecekse Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir yaşadığı bu meseleyi sona erdirmekten niye imtina edelim?”

“ÇOCUKLARIMIZIN AYNI TERÖR MESELESİNİ BİR 40 YIL DAHA KONUŞMASINI İSTEMİYORUZ”

Açıkkapı, Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca bugünün güvenlik şartları üzerinden değil, gelecek kuşakların yaşamı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Hakkâri’deki gencin de Elazığ’daki gencin de İstanbul’daki, Trabzon’daki, İzmir’deki, Malatya’daki ve Diyarbakır’daki gencin de geleceğini planlayabildiği bir ülke arzu ediyorum.” diyen Açıkkapı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da güvenliğin kalıcı hâle gelmesiyle ekonomik ve sosyal imkânların daha fazla gelişeceğini ifade etti.

Türkiye’nin enerjisinin terörle mücadele yerine kalkınmaya, üretime, teknolojiye, eğitime ve refaha yönelmesinin önemine dikkat çeken Açıkkapı, bunun güçlü güvenlik politikası ile hukuk devletinin birlikte işletilmesiyle mümkün olabileceğini kaydetti.

“SON KARARI MİLLETİN TEMSİLCİLERİ VERECEK”

Türkiye’nin terörsüz bir geleceği hak ettiğini belirten Açıkkapı, sürecin hukuk içerisinde yürütülmesinin temel şart olduğunu ifade etti.

Açıkkapı açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Devletimizin birliğinden taviz vermeden, milletimizin egemenliğine halel getirmeden, şehitlerimizin aziz hatırasına saygıyla, gazilerimizin onurunu koruyarak bu hedefe ulaşmak zorundayız. Güvenlik kuvvetlerimizin yıllardır verdiği mücadelenin sonucunu kalıcı hâle getirecek bir devlet iradesi ortaya koyuyoruz. Son kararı milletin temsilcileri olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde vereceğiz.

Eleştiri demokrasinin gereğidir, itiraz siyasetin hakkıdır. Ancak terörün sona ermesi 86 milyon vatandaşımızın ortak menfaatidir. Devlet ciddiyetiyle, hukukla, millet iradesiyle ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin sorumluluğuyla hareket etmeye devam edeceğiz.

Aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Sınırlarımız içerisinde ve dışında büyük fedakârlıklarla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Emniyet Teşkilatımıza, Jandarmamıza, güvenlik korucularımıza ve istihbarat mensuplarımıza teşekkür ediyorum.

Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir yaşadığı terör meselesinin sona ermesi bir partinin değil, milletimizin ortak kazanımı olacaktır. Türkiye’nin terörsüz, güvenli, güçlü ve demokratik geleceği için çalışmaya devam edeceğiz.”