ELAZIĞ DEPREMİ YAŞADI
Bed­ret­tin Ke­leş­ti­mur

Bed­ret­tin Ke­leş­ti­mur

ELAZIĞ DEPREMİ YAŞADI

26 Ocak 2020 - 11:45

Elazığ Şehrimiz Cumhuriyet Tarihinin en büyük ‘yıkıcı depremini’ yaşadı

Kandilli Rasathanesi Depremin Şiddetini;

“6,8 büyüklüğünde yerin 10 km derinliğinde…” açıkladı

“Depremi evlerimizde yaşadık…”

Ölüme ne kadar yakın olduğumuzu bir daha anladık!

Bizleri korkutan depremler değil?

Bir anlık da olsa, ‘gafletimiz’

Ali İmran Suresi 191 ayette ne buyruluyor;

“Onlar ayaktayken, otururken,

Ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar…”

Anmak, ‘kâinatı tefekkür etmek…’

Zariyat Suresi 56 ayette de şöyle buyrulur;

“Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım!”

Burada hedef nedir?

“İlimde, hikmette, marifette derinleşmek…”

“İnsanı kâmil olmaktır…”



Deprem sözlükte, “başlangıç noktası yerin içinde, derinlerinde bulunan,

Yerkabuğu katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi,

Yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan,

Sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket zelzele…”

Deprem Kur’an da, “Zilzal Suresinin ilk ayetinde geçer”

“Yer, (o şiddetli) zilzal’iyle (sarsıntısıyla) sarsıldığı;

Yeryüzü, ağırlıklarını (dışarıya) çıkardığı

Ve insan “Buna ne oluyor” dediği zaman!

O gün (yer, bütün) haberlerini anlatır.

Çünkü Rabbin, (bunu) ona vahyetmiştir (emretmiştir)”

Kur’an bizlere dersler vererek, özümüze seslenerek;

‘deprem hakikatini’ bizlere anlatıyor.



Depremler, ‘olacak’

Deprem, “doğal bir olay…”

Ülkemizin yüz ölçümünün, “yüzde 42’si…”

“Birinci derecede deprem kuşağı üzerinde…”

Şu bir realite, “depremlerle birlikte…” yaşamaktayız!

O halde,  “depremlere…” alışacağız!

İnsan merkezli düşündüğümüz zaman;

Yani, “insanı…” veya “insani değerleri…” esas aldığımız zaman;

Elbette ki, “binalarımızı…” daha sağlam yapacağız!

Yakın tarihimizde yaşadığımız,  “yıkıcı depremleri…”

İnşallah yaşamayacağız!



Elazığ’ın ‘Deprem Dedesi Prof. Dr. Feyzi Bingöl’

27 Aralık 2019 saat, 10.00 ında meydana gelen deprem ilgili
endişelerini paylaşıyorlar…

Bingöl, “Bölgede beklenen depremler var ama daha büyük depremi de bekliyoruz.

Çünkü bu fayın bazı bölgelerinde kırılma uzun süredir olmadı.

Endişemiz, ‘Depremlere ne kadar hazırlıklıyız’ sorusu!

Yıllarca tekrarlanan bir ifade, ‘depremlerle yaşamaya alışacağız!’

Ülkemizde yıkıcı depremlerle ilgili kullanılan hafızalara kazınan
sözlerden birkaçı,

“deprem öldürmez, binalar öldürür”

“deprem değil, ihmal öldürür”

“deprem öldürmez, açgözlülük öldürür”

“deprem öldürmez, cehalet öldürür”

“deprem öldürmez, hainler öldürür”

“deprem öldürmez, yolsuzluk öldürür”

“deprem öldürmez, eğitimsizlik öldürür”

“deprem öldürmez, kapitalizm öldürür”



Kur’an da Tarık Suresi 12-14. Ayette şöyle buyrulur;

“O (bitkilerle, vadilerle yarılarak) yarıklar sahibi olan yeryüzüne!”

Şüphesiz ki o (Kur’an), elbet (hak ile batılı) ayıran bir sözdür.

Ve o, şaka değildir!”

Kur’an, akıl dini, ilim dini, feraset dini, insanı imar, ihya eden dindir.

Araf Suresi 78 ayet yaşadığımız hali tasvir ediyor;

“Bunun üzerine onları, bir ‘sarsıntı’ yakaladı.

Yurtlarında diz çökmüş olarak sabahladılar.”

Kur’an bizlere de yol gösteriyor. Nahl Suresi 15. Ayette;

“Sizi, sarsmasın diye, Arz’a dağlar bıraktı.

Irmaklar ve yollar (kıldı).

Umulur ki doğru yolu bulursunuz.”

Evlerimizi, mekânlarımızı nerelere kuracağız?

Aczimizle birlikte ‘sorgulayacağız’

Yaralarımızı birlikte saracağız!

Saflarımızı sıklaştıracağız!

Sağduyu/ metaneti elden bırakmayacağız!

Elazığ Şehrimiz insanıyla, ‘gönüllere yürüyecek’

Kurum ve Kuruluşlarıyla da bir yürek, bir akıl olacak!

Hizmeti, Hakka hizmet olarak kendi insanına sunacaktır.

Kadim Şehrimiz Elazığ’a,

Güzel Türkiye’mize geçmiş olsun kalbi hislerimizi paylaşırız.

“Acılar sarılarak azalır…”

Acıları, yaraları, sıkıntıları milletçe paylaşma günüdür.

Yarabbi! Kaldıramayacağımız yükü omuzlarımıza yükleme!

Bizleri belalar, musibetler, felaketlerle imtihan etme!

Senden yine sana sığınıyor; senden yine sana iltica ediyoruz!



Rabbim! Elazığ Şehrimizi korudu…

Bu şehrin üzerinde ‘manevi zırh olduğuna…’ inanıyorum

Bütün Elazığ Hemşerilerimize çağrımızdır;

“Şükür zamanıdır…”

“Onlar ayaktayken, otururken,

Ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar…”

Ayetini bütün ruhumuzla tefekkür etme zamanıdır

Dağlar gibi birbirlerimize ‘omuz vereceğiz’

Birbirlerimize, ‘şefkat ve merhamet nazarlarıyla…’ bakacağız!

Bir kanadımız, ‘şefkat’ bir diğer kanadımız, ‘merhamet’ olacak

Elazığ insanımıza, milletimize, ülkemize, ‘geçmiş olsun’

Bu yazı 3393 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar