KORONA VİRÜSÜN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

KORONA VİRÜSÜN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Başak MERAL GÜNDÜZ/Koronavirüs enfeksiyonunun çocuklar üzerindeki etkilerini Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Evrim ÖZDEN gazetemize anlattı.

17 Kasım 2020 - 12:35

İlkay Evrim ÖZDEN,” Bir virüs, sadece diğer organizmaların canlı hücrelerinde çoğalabilen küçük bir enfeksiyon yapıcı ajandır. Virüsler, hayvanlardan ve bitkilere, bakterilerden alglere kadar her türlü yaşam formuna bulaşabilir.

1. DNA ya da RNA'dan yapılan genetik materyal, genetik bilgi taşıyan uzun moleküller;

2. genetik materyali çevreleyen ve koruyan kapsid adı verilen bir protein kılıfı ve

3. bazı durumlarda (iii) protein kaplamasını çevreleyen bir lipit zarfı.

Bu kadar basit bir organizmanın kendi kendine dışarda çoğalma yeteneği yoktur.

Virüsler zorunlu hücre içi parazitidirler; konak adı verilen, kendilerinin özgün bir şekilde seçtiği hücrenin içerisine girdikleri zaman çoğalma yetenekleri olan mikroorganizmalardır.

Virüsler, çok özgül hücreleri seçerler; örneğin yeni koronavirüs, solunum yolu mukozalarını sevdiği için damlacık yoluyla insandan insana bulaşma özelliğindedir. Virüsün, solunum yolu mukozalarına girdiği zaman çoğalıp dokulara zarar vermesi belirli bir süre aldığı için bu süreye kuluçka dönemi denilmektedir” dedi.

KORONA VİRÜS NEDİR?

İlkay ÖZDEN, Koronavirüsler, elektron mikroskobuyla bakıldığından yuvarlak ve üzerinde çıkıntıları olan bir taça benzetildiği için, Latince’de taç anlamına gelen koronadan kelimesiyle adlandırılmışlardır. Coronavirüs'ler domuzlar, evcil ve evcil olmayan kuşlar, yarasalar, kediler, köpekler ve develerde yaşamaktadır. Zaman zaman koronavirüsler insanlar ve hayvanlar arasında geçiş gösterebilmektedir. Virüslerin genetik bilgisi, RNA’sının mutasyona uğraması sebebiyle değişiklik göstermektedir. Özellikle yüzey proteinlerinde hücreye tutunup, içeriye girmekte kullandığı proteinlerde değişiklik yaratarak, daha önce oluşmuş bağışıklık sisteminden kaçmakta, hem de daha hızlı çoğalıp hücrelere çok daha fazla zarar verebilmektedir. Yakın geçmişte Coronavirus’lar insanlarda üç salgına neden olmuştur. 2003’te SARS olarak tanımlanan, Ağır Akut Solunum Hastalığına yol açan Coronavirus Uzak Doğu’da bir çeşit yabani kediden bulaşıp dunya genelınde 17 ulkeye yayılmış ve 8098 kısı hastalıga yakalanmış,774 kışı hayatını kaybetmıştır., 2012’de MERS olarak tanımlanan, Orta Doğu Solunum Hastalığına yol açan Coronavirus ise Suudi Arabistan’da develerden insana geçmiştir.bir süre Orta Doğu bölgesinde 27 ülkeyi etkilemiş, salgına yakalanan 2499 kişiden 861’i hayatını kaybetmıştır,epidemi olusturmustur. Bu salgına neden olan Coronavirus'un önce yarasadan insana geçtiği ve ardından insandan insana geçmeye başladığı düşünülmektedir.

Şu anda etkilerini gördüğümüz koronavirüs hastalığının, ilk olarak 2019 yılında ARALIK AYINDA Çin'in  Wuhan eyalatınde canlı hayvan pazarından ortaya çıkıp yayılan yeni viral solunum yolu hastalıgıdır. Küresel olarak kabul gören adı CoViD-19’dur.Dunya Saglık Örgutu tarafından vırusun resmı adı SARS-COV-2 (Şiddetlı akut solunum sendromu-koronavırus  olarak belirlenmiştir..30.Ocak.2020’de covıd 19 Dunya Sağlık Örgütü tarafından küresel bır sağlık acil durumu olarak,11.Mart.2020dede vırus pandemı (küresel salgın hastalık)olarak ilan edilmiştir..Ülkemizde’de 22 Ocak 2020 de T.C. Sağlık Bakanlığı Bilimsel Danışma Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirmiş ülkemizde salgının zararlarının azaltılması, salgının sınırlandırılması ve baskı altına alınması ile ilgili çalışmalara başlamıştır. T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından COVID-19 hastalığı, olgu tanımları, hasta yönetim algoritmaları ve izlenmesi gereken stratejiler hakkında SARS-CoV2 Enfeksiyonu Rehberi oluşturulmuştur. Bu rehber, hastalık hakkında edinilen bilgiler ışığında DSÖ önerileri ve hastalık hakkındaki bilimsel gelişmeler doğrultusunda güncellenmekte olduğunu söyledi.

COVİD-19 ENFEKSİYONU VE ÇOCUK

İlkay Evrim ÖZDEN ”Evet corona virüsü çocukları enfekte eder. Salgınların yaşandığı ülkelerden gelen veriler, Çin’den tüm dünyaya yayılan yeni tip Coronavirus (COVID-19) tüm yaş gruplarındaki bireyleri enfekte etmekle birlikte, özellikle yaşlı ve kronik hastalıkları olanları daha fazla etkilemektedir. Öte yandan çocukların ve yenidoğanların da hastalığa yakalandıkları bilinmektedir.

Coronavirusun çocukları ve gençleri etkilemediğini söylemek hiç doğru değildir. Ailelerin güvenirliği belli olmayan, internet ortamında konunun uzmanı olmayan kişiler tarafından yanlış paylaşılan bilgilere itibar etmemesi çok önemlidir. Böyle bir söylem onları bu hastalığa karşı korunmasız hale getirir. Çocuklar yetişkinlere kıyasla hastalığı daha hafif bulgularla geçirseler de, şimdiye dek bildirilen vakalar arasında ciddi hastalık tablosuna ilerleyen ve yoğun bakım ihtiyacı gerekenler de olmuştur. COVID-19’un çocuklarda yetişkinlere göre daha nadir görülmesi ve hafif klinik tablo ile seyretmesinin nedeni tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Çocukların sosyal yaşamları nedeniyle viral yüke daha az maruz kalmaları, sigara ve hava kirliliğine maruz kalma sürelerinin kısalığı, anjiyotensin dönüştürücü enzim-2 ekspresyon farklılıkları, sitokin fırtınasının çocuklarda nadir izlenmesi gibi faktörlerin patogenezde önemli rol oynadığı düşünülmektedir. BCG aşısının farelerde influenzaya karşı nonspesifik immün yanıtla koruma sağladığı bildirilmiş, düzenli aşılanan çocukların COVID-19 hastalığını benzer mekanizma ile hafif semptomlarla geçirmekte olabileceği vurgulanmıştır.

Karaciğer, böbrek ve kalp yetmezliği, ağır akciğer rahatsızlığı olan çocuklar ve lösemi, lenfoma gibi kanser hastası olan çocuklarda hem hastalığın kendisi hem de bu hastalıkların tedavisinin neden olduğu bağışıklık sisteminin zayıf düşürecek tedaviler nedeniyle corona virüsü enfeksiyonu daha ağır seyredebilir.” dedi.

ÇOCUKLAR CORONA VİRÜSÜ NEREDEN KAPABİLİRLER?

Özden, “Çocuklar ,Coronavirusu, virüsle enfekte olmuş yetişkin bireylerin, özellikle de aile bireylerinin hapşırma, aksırma ve öksürükle dışarıya saçtıkları damlacıklardan ve damlacıkların bulaştığı yüzeylere elleriyle temas edip sonra da ellerini gözlerine, yüzlerine, burunlarına ve ağızlarına temas ettirerek alırlar. Bu bağlamda özellikle oyuncaklar çocuklar için önemli bir bulaş yolu olabilmektedir. Bulgusu olmayan veya hafif bulguları olan çocuklar hastalığı yayabilse de, bu çocukların hepsinin zaten ailelerinde bir indeks vakaya sahip oldukları göz önünde bulundurulmalıdır. Olgu serileri incelendiğinde COVID-19 hastalığının median inkübasyon süresinin 5,2 gün olduğu saptanmış olup, bulaşıcılığın semptom başlangıcından 2-3 gün önce başladığı tahmin edilmektedir” dedi.

 

ÇOCUĞUMUN CORONA VİRÜSÜ ENFEKSİYONU OLDUĞUNU NASIL ANLARIM?

ÖZDEN,”Coronavirus temel olarak solunum yollarını ve damarsal yapıları tutan bir virüstür. Çocuklarda temel hastalık bulguları ateş, kuru öksürük, halsizlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishaldir. Çocukların büyük bir kısmı hastalığın başlangıcından 1-2 hafta sonra düzelmekte, çok az bir kısmı ise alt solunum yolu bulguları göstermektedir. Belirgin solunum sıkıntısı gelişen, oksijen ihtiyacı olan, böbrek ve karaciğer tutulumu olan çocuklarda hastaneye yatış ve yakın takip gerekir.

 

ÇOCUKLAR KLİNİK OLARAK 5 GRUPTA İNCELENİRLER

Asemptomatik enfeksiyon: COVID-19 testi pozitif olmasına rağmen klinik bulgular veya patolojik akciğer görüntüleme bulguları yoktur.

Üst solunum yolu enfeksiyonu: Ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, halsizlik, başağrısı, kas ağrısı gibi bulguları olan ancak sepsis veya zatürre (pnömoni) bulguları olmayan çocuklardır.

Hafif zatürre (pnömoni): Ateş olabilir veya olmayabilir, öksürük vardır, akciğer görüntülemesinde hafif bulgular mevcuttur ancak bu bulgular ağır değildir.

Ağır zatürre (pnömoni): Solunum hızında artış, oksijen ve yardımcı solunum gereksinimi, inleme, morarma, nefes almakta zorluk veya nefes durması, beslenmeyi reddetme veya tolere edememe, vücuttan sıvı kaybı bulguları gösterme, bilinç bulanıklığı, uykuya meyil, koma bulguları görülen çocuklardır.

Kritik vakalar: Solunum cihazı aracılığıyla solutulma gereksinimi gösteren solunum yetersizliği, şok ve çoklu organ yetmezliği bulguları olan çocuklardır.

Çocuklarda son dönemde Kawasaki hastalığına benzer klinik tablo izlenen hastalar bildirilmiştir. Pediatrik inflamatuar multisistem sendromu (PIMS) COVID-19 ilişkili nadir fakat hayatı tehdit edici ciddi bir durumdur. Hastaların tama yakınında yaklaşık 4 gün süren sürekli ateş, hipotansiyon, gastrointestinal semptomlar (karın ağrısı, ishal, bulantı), döküntü, baş ağrısı, konfüzyon, miyokardit ve artmış inflamasyonla ilişkili laboratuvar bulguları ile birlikte kardiyak etkilenme ve şoka bağlı takipne, dispne görülebileceği bildirilmiştir . COVID-19 olgularının zirvesi ile PIMS olgularının zirvesi arasında birkaç haftalık fark saptanmış olması bu durumun post-enfeksiyoz bir komplikasyon olma olasılığını akla getirmektedir . DSÖ, ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (Centers for Disease Control and Prevention, CDC) ve T.C. Sağlık Bakanlığı COVID-19 Rehberi PIMS tanı kriterleri konusunda benzerlik göstermektedir. Ülkemizde T.C. Sağlık Bakanlığı COVID-19 Rehberine göre PIMS tanı kriterleri: <21 yaş hastalarda, 24 saatten uzun süren >38.0°C ateş, laboratuvar tetkiklerinde inflamasyon kanıtı varlığı ile birlikte hastaneye yatış gerektirecek ağır hastalık tablosu olması, çoklu sistem tutulumu, alternatif başka tanı olma ması ve geçirilmiş SARS-COV2 hastalığı kanıtı ya da son 4 haftada SARS-COV2 pozitif kişiye temas öyküsü olması olarak belirlenmiştir. Uzamış ateş ile birlikte, bulantı, kusma ve ishali olan hastalar PIMS açısından dikkatli izlenmeli, uykuya meyil ya da döküntüsü olan hastalar titizlikle değerlendirilmelidir.

 

ÇOCUKLARI CORONA VİRÜSÜ ENFEKSİYONUNDAN KORUMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?

COVID-19 enfeksiyonundan korunmada yetişkin bireylere yapılan tüm öneriler çocuklar için de geçerlidir. Ailelerin zorunlu haller dışında ev izolasyonunda kalması, ev içi kişisel hijyen kurallarına dikkat etmesi, çocuklarına en az 20 saniye ve kuralına uygun el yıkamayı öğretmesi ve ağız-göz-yüz temasını önlemesi çok önemlidir. Ayrıca aile içinde her hangi bir bireyde ateş, öksürük vb. COVID-19’u düşündüren bir bulgu olduğunda maske kullanılması ve en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilerek temaslı olan aile bireylerinin de taranmasının sağlanması gerekmektedir.

Enfeksiyondan korunmada bir diğer önemli etmen de bebek ve çocukların beslenmesidir. Beslenme bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından da çok önemlidir. Anne sütünün koruyucu bileşenlerinin genel olarak enfeksiyon hastalıklarına karşı koruyucu olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (Centers for Disease Control and Prevention, CDC); uygun kişisel korunma önlemleri alındıktan sonra annenin bebeğini emzirebileceğini veya bebeğe sağılmış süt verilebileceğini bildirmektedir. Çocukların bu dönemde özellikle doğal probiyotiklerden zengin besinlerle beslenmesi, hazır gıdalar yerine evde hazırlanmış vitamin, lif, protein ve mineral açısından zengin yiyecekler verilmesi, bol sıvı tüketmelerinin sağlanması, günlük fiziksel aktivitelerinin devam ettirilmesi ve yeterli süre uyumalarının sağlanması çok önemlidir. Bağışıklık açısından bir diğer önem arz eden çocukluk çağı aşılamaları da pandemi döneminde hiçbir şekilde aksatılmaması gerektiğini ifade etti.

 

ÇOCUKLARI CORONA VİRÜSÜNDEN KORUMAK İÇİN MASKE TAKMALI MIYIZ?

ÖZDEN, ”Dışarı çıkılacagı zaman cerrahı maske 2 yas ustu cocuklarımıza,2 yaş altı cocuklarımıza siperlik takmamız gerekir. Temel test üst veya alt solunum salgılarında gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksıyonu tetkikidir .Son 14 gün içerisinde aynı ev icinde yasadığı kişiler arasında solunum yolu enfeksiyonu tanısı ile hastaneye yatışı olan,covıd 19 tanısı alan, ateşi ve öksürüğü yada solunum sıkıntısı olan birisi olması kroterlerının bir tanesi ile birlikte çocugun ateşının olması,akcıger dınleme bulguları varlıgı,takıpne varlığı, yeni baslangıçlı öksürük varlığı, oksijen ihtiyacı varlıgında covıd 19 pcr testi istenmesi önerilmektedir. Birlikte yaşadığı kişilerden 2 veya daha fazlasında COVID-19 tespit edilmesi, annenin gebelik döneminde COVID-19 tanısı alması ve doğum yapması, anne COVID-19 tanısı aldığı dönemde çocuğun 9 aydan küçük olması durumunda çocukta herhangi semptom aranmaksızın COVID-19 PCR testi yapılması önerilmektedir .”dedi.

 

CORONA VİRÜSÜ İLE ENFEKTE OLAN ÇOCUKLARA NASIL BİR TEDAVİ UYGULANMAKTADIR?

Çocuklarla ilgili COVID-19 enfeksiyonuna yönelik tedaviler ile ilgili, bugün için bilimsel kanıt düzeyi yeterli olan veri bulunmamaktadır. Ülkemizde çocuklarda COVID-19 tedavisi T.C. Sağlık Bakanlığı’nın rehberlerine göre yapılmaktadır ve her hastanın kendi özelinde, kendi klinik durumuna göre planlanmaktadır. Çoğu çocuk spesifik bir tedavi gerektirmeksizin kendiliğinden iyileşir. Bazılarında ise T.C. Sağlık Bakanlığı rehberlerinde yer alan antiviral tedavilerin kullanılması gerekebilir. Çocuklarda ilaçların olası yan etkileri de tedavi kararı verirken göz önüne alınmaktadır. Hastalığın seyri ve sonuçları açısından da yetişkinlerle kıyaslandığında çocuklar çok daha yüz güldürücüdür. COVID-19 salgının başından itibaren, dünya genelinde bildirilen çocukluk çağı ölümleri son derece sınırlıdır..

 

CORONA VİRÜSÜ AŞI İLE ÖNLENEBİLEN BİR HASTALIK MI?

Maalesef şu an elimizde Corona virüsü için etkili bir aşı yok ancak aşı geliştirme çalışmaları devam ediyor. Corona virüsü aşı çalışmaları olumlu sonuç verdiğinde önlenebilir bir hal alacaktır.

 

CORONA VİRÜS  AŞISI VE İLAÇLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARDA SON DURUM NEDİR?

Hem aşı hem de virüsü engelleyecek ilaç çalışmaları bir çok merkezde çok yoğun bir şekilde sürdürülmektedir. ABD'de üretilen ilk aşının insan testleri yakın zamanda başladı. Olumlu sonuçları yakın zamanda duyacağımıza inanıyorum.”dedi.

Bu haber 1659 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
DEVLETİ TARTIŞTIRMAK
DEVLETİ TARTIŞTIRMAK
Korona unutuldu, intihara teşebbüsünü vatandaşlar film gibi izledi
Korona unutuldu, intihara teşebbüsünü vatandaşlar film gibi...