Yeter ki rahmet yağsın
İlimizde yedi yıldan beri ilk kez güzel bir kar yağışı kaydedildi.
Pazartesi gününün sabaha evrildiği saatlerde başlayan kar yağışının ardından okullar tatil edildi. Salı günü de şiddetli don ve buna bağlı buzlanmadan kaynaklı düşme ve trafik kazalarının önüne geçmek, Çarşamba günü de beklenen yoğun kar yağışı nedeniyle iki gün eğitim öğretime ara verildi.
Çarşamba günü gün boyu yağan ve gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren yoğun kar yağışı sebebiyle doğal olarak bazı eğimli caddelerde araçlar sorun yaşadılar.
Özellikle kış lastiği olmayan araçların rampada kalması trafiğin kilitlenmesine dolayısıyla da diğer araçların mağduriyetine sebep oldu. Sosyal medyada yer alan ama genelde üç-beş görüntüyü geçmeyen bu olumsuzluk, sanki şehrin genelinde yaşanıyormuş gibi olumsuz bir algı oluşturma gayretlerine dönüştü.
Öncelikle şunu bilmek lazım ki kar her bir tanesi altın mesabesinde değerli olan ve insanlığın başta su olmak üzere en önemli hayati maddelerinin beslenmesi ve bolluğuna sebep olan bir nimettir. Hayatımızı birkaç gün olumsuz etkilese de karın yağması milyonlarca kez daha değerli ve önemlidir.
Yağan yoğun karın hayatın her aşamasına katkısı yanında başta ulaşım olmak üzere günlük hayatta bazı sorun ve sıkıntı yaşatması gibi olumsuz tarafı da vardır. İlgili kurumların bu olumsuzlukları en kısa sürede gidermek gibi bir mükellefiyet ve görevleri vardır.
Bu konuda karayolları, Belediyeler ve İl Özel İdareleri gerekli, adımları atmış ve olumsuzlukları gidermek adına 24 saat esaslı çalışmalar yürütmektedirler. Bu genel değerlendirmeden sonra gelelim Elazığ özeline.
Yukarıda da dile getirdiğimiz gibi yedi yıldan sonra bazı yerlerde 60 cm’ye ulaşan bir kar yağışıyla mücadele ediliyor. Kar küreme araçlarıyla kardan arındırılan yollar solüsyon ve tuzlama araçlarıyla buzdan arındırılıyor. Ancak yağışın devam etmesi ve hava sıcaklığının eksi 8’lere ulaştığı bir atmosferde yapılan bu çalışmaların ardından kısa bir süre sonra yollar yağışın ve eksi derecelerdeki soğuğun etkisi ile yeniden buzlanıyor.
Bir ekibin bir caddeden geçmesinin ve sorumluluk alanındaki diğer cadde ve bulvarlardaki çalışmaları devam ederken bir saat sonra işlem yaptığı caddede sanki hiçbir çalışma yapılmamış gibi bir görüntü oluşunca da ilgili kurumlar beceriksizlikle suçlanıyor.
Dünden beri tüm ekipleri ve iş makinaları ile sahada olan Elazığ Belediyesi özellikle yüksek rakımlı ve eğimli alanlardaki yerleşim birimleri olan Çaydaçıra ve Abdullahpaşa mahallelerindeki çalışmalarla birlikte her bölgedeki ana arterler ve caddelerde çalışmalar yaptılar, yapmaya da devam ediyorlar. Bu gayret ve emek, öteden beri habbeyi kubbe yapma maharetleri ile ünlenmiş, en büyük başarıya dahi bir kulp takma marazi hastalığına yakalanmış kalemlerin eleştirilerine zaten alışık bu şehir. Mesleklerini sadece ve sadece özel kin ve nefretleri üzerinde inşa eden, hatta bu mesleğe de sırf bu sebeple devam eden kişilere alıştı artık bu şehir. Ve yine bu şehir bu şahısların bu bakış açılarını ve yaklaşımlarını bildiği ve gördüğü için zaman zaman doğru söyledikleri şeylere bile itimat etmez hale geldi.
Bu zevatlara altından kaldırım yapsanız altının ayar derecesini beğenmeyecekler. Bu şehre hiçbir katkısı olmayan, şehir adına en küçük bir öneri dahi getiremeyen, evinin balkonunda oturup yaz şenliklerindeki kendisine zar zor ulaşabilen sesten rahatsızlık duyup bunu yazmayı büyük gazetecilik gören, tüm aydınlık günleri karanlık hissedip vicdan ve izzetten söz eden marazi ruhların ne dediğine değil, yapılan hizmetlere bakıyor bu şehrin insanları.
İşin ilginç tarafı ise her olaya objektif tarafından değil, şartlı bakış ve duruşunu her an ortaya koyan, meselelere kendi at gözlükleriyle bakan kalem erbaplarına rağmen, her sıkıntıya karşın kar yağışının birkaç gün daha devam etmesi için dua eden vicdanlı ve duyarlı insanlarımız var.
Bir yandan “Varsın bir gün de çıkmayayım dışarıya, varsın evimin önüne kadar aracımla gelemeyeyim. Yeter ki kar yağsın” diyen insanlar, diğer yanda “Kapımızın önüne arabamızla çıkamıyoruz, nerede yetkililer” diyenler…
Yazın Hamza Bey barajında su tükenince kıyameti koparan aynı insanlar, şimdi de kar yağışını bahane edip belediyeye yükleniyorlar.
Yollar bir güne bilemedin iki güne temizlenir. Hayat normale döner. Ama karın yağmaması şehrin de dünyanın da felaketi olur.
İki günlük zahmete karşın rahmetimiz hep olsun. İçimizdeki şartlı ve güdümlü kem sözlere rağmen, yağsın bu rahmet…