Mekân içinde mekân
Rüveyda Sadak
Toplum içinde herhangi bir kişi, karakter vesaire karşılaşıldığında dikkatin yoğunlaştığı kavram nedir, mesela? Nitelik midir ya da karakter özelliklerinden iyi, kötü, doğru, dürüst ve toplum tabiriyle özü-sözü bir ve samimi denir, öyle değil mi… Birey, aslında toplum içinde nasıl bir izlenim bıraktığı düşünce ile yorumlanır, yorum alır. Nasıl’ın cevabı, iyidir ya da eh işte diyerek geçiştirilir, toplum muhabbetlerinde. Çünkü iyi, gerçektir ve gerçekten iyidir ki ikinci bir kelimeye gerek yoktur. Doğrusu, bahsedilen dış görünüş değildir. Söz konusu anlatılan kişidir, kişinin kendisidir. İnsan, modern uyum gereği bir sosyal medyalaşma alışkanlığı ile iyinin mütevazı şeklinden çok iyinin ölçülebilirliği ile yaşar. Bireyleri, sosyal medya boyutuyla değerlendirir ve asıl toplumsal bir birey olmanın aşırı sosyal medya bağlılığından geçtiğini ve gösterişli kavramının yadsınamaz değil de kabul gören sabit bir doğru olduğunu düşünür. Bu zorunlu bir lüzum değildir, gerekli olan iyiliktir iyi olmaktır ve önemli olan kendi kavramını ifade etmektir. Maddi kavramları, bireysel doğruya tercih eden bir modern için sosyal medya usulüyle hitap etmek pek yanlış olmaz, tabir yerindeyse. Nitekim sosyal medya vitrine bakıldığında, olmayıp var olan çok tanımı görebilmek mümkün. Mekânın, sosyal medya yapaylığından değer bütünlüğü gerçek olan gerçek dünyada bulunabilmek, moderne rağmen farkındalığıyla bir tezat oluşturmamalı. Söz konusu yapay ekran, tabiî ki bir insan doğallığı ile aynı değildir. Örneğin nasılsın şeklinde bir soru yöneltilebilir mi, yapay olan ekrana. Ya da bir markette, pazarda bir elmanın, limonun sulu çeşidi test edilebilir mi… Ekmeğin taze ve sıcak olması, doğal tereyağı ile bütünleşince ortaya çıkan tadı, ifade edebilir mi bir ekran… Kültürümüzde eskimeyen sabit alışkanlıklar vardır. Müziğin doğal tonu, ‘Taze simittt’ şeklinde topluma seslenen ve alınan simit konusunda nasıl bir yorum yapabilir ve devamında afiyet olsun biçiminde bir olumlama cümlesi duyulur mu bahsedilen yapay ekrandan… Ve bir tebessüm ile iyi günler diyerek iyi niyet belirtilebilir mi… Yeni, gösterişli moda geçici iken samimi gerçeklik önemlidir, daimidir ve değerlidir. Bireyin değeri; etik itibariyle doğru, dürüst, samimi, iyi niyet iledir. Mevlana: ‘Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi, şefkat ve merhamette güneş gibi, tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi, hoşgörüde deniz gibi ol ve Ya olduğun gibi görün Ya göründüğün gibi ol’ derken açıkladığı tevazu, iyiyi detaylandırır. Sosyal medya artık bir rutin alışkanlığa dönüştü. Organik olmayan sosyal medya dünyasında her şey teknolojik olan bir yapaylık üzere şekilleniyor. Sosyal medya yönlendirmesiyle aynı rotada yer alan bir modaya evrildi. Sosyal medya ortamlı yapay; ortam, figür ve sosyal medyanın sınırsızlığında vakit geliştirerek, gerçek bilgiyi çoğu zaman geçiştiriyor. Hâlbuki bilgi öğrenebilmenin yegâne unsuru gerçek dünyada, doğal bir organizma içinde daima bir ‘Kitap’ ile.