Muhammed KURŞUN

Sıra sende diyen yabancı, saf tutan yerli

Muhammed KURŞUN

Yaptığım araştırmalar ve takip ettiğim uluslararası yayınlar gösteriyor ki; Maduro’nun apar topar alınmasının ardından mesele sadece Venezuela meselesi olmaktan çıktı. Batı basınında, düşünce kuruluşlarında ve sosyal medyada fısıltı halinde başlayan ama sonra yüksek sesle söylenen bir cümle dolaşıma sokuldu: “Sıra sende.” Kime söylendiği ise malum… Türkiye’nin seçilmiş cumhurbaşkanına.

Bu söz yabancının ağzından çıkınca “küresel mesaj”, içeridekilerin ağzından çıkınca “siyasi temenni” oluyor. İşte tam bu noktada Türkiye’de alışık olmadığımız ama memnuniyet verici bir tablo ortaya çıktı. Ana muhalefet dahil, farklı görüşlerdeki muhalefet partileri bu söyleme mesafeli durdu. “Biz iktidarla sandıkta yarışırız, yabancının senaryosunda figüran olmayız” demenin dolaylı ama net bir haliydi bu.

Bakın, burada kimse Sayın Cumhurbaşkanımızı savunmak zorunda değil. Eleştiri başımızın tacı, muhalefet demokrasinin oksijenidir. Ama yabancı bir gücün parmağıyla işaret ettiği ‘sıra’ya girmek, muhalefet değil, taşeronluk olur. İşte muhalefetin bu refleksi, Türkiye siyaseti adına kıymetlidir.

“Sıra sende” diyen yabancıya şu soruyu sormak gerekir:

Hangi hukuka göre?

Hangi yetkiyle?

Hangi sandıkla?

Zira bu ülkede iktidarlar uçakla değil, tankla değil, dosyayla değil; oyla gelir, oyla gider. Maduro örneğini Türkiye’ye yamamaya çalışanların gözden kaçırdığı temel fark da budur.

İşin ironik tarafı şu: Yıllarca “milli irade” kavramını dilinden düşürmeyen iktidara karşı mücadele eden muhalefet, bugün o iradeyi yabancı ağızlara karşı savunur noktaya geldi. Bu bir çelişki değil, aksine siyasetin olgunlaştığını gösteren bir tablodur.

Hulâsa: Maduro sonrası “sıra sende” söylemi, Türkiye için bir tehditten çok bir turnusol kâğıdı oldu. Kim nerede duruyor, kim hangi cümlede saf tutuyor netleşti. İktidar sandıkta gider, muhalefet sandıkla gelir. Yabancının sırası Türkiye’de tutmaz; bu ülkede sırayı millet belirler Velhasılıkelam…

Yazarın Diğer Yazıları