Son günlerde karneler üzerinden yeni bir tartışma başlatıldı.
“Atatürk kaldırıldı” denildi, “değerler siliniyor” denildi.
Oysa mesele, iddia edildiği kadar ideolojik ya da gizli bir değişiklik değil.
Karne, öğrencinin akademik durumunu gösteren teknik bir belgedir.
Zaman içinde içeriği defalarca değişmiştir.
Not sistemi değişmiştir, ders başlıkları değişmiştir, ölçme yöntemleri değişmiştir.
Bu da onlardan biridir.
Atatürk’ün bu milletin ortak değeri olduğu gerçeği ne bir karneye sığar ne de bir formdan çıkarılınca yok olur.
Bu ülkenin çocukları Atatürk’ü;
ders kitaplarında,
törenlerde,
tarihte,
okul duvarlarında
öğrenmeye devam etmektedir.
Bir teknik düzenlemeyi, “Atatürk siliniyor” noktasına taşımak, meseleyi büyütmekten başka bir anlam taşımıyor.
Toplumu germek, velileri tedirgin etmek, çocukları tartışmanın ortasına çekmek kimseye fayda sağlamaz.
Devletin yaklaşımı nettir:
Eğitim sistemi güncellenir, sadeleştirilir, çağın ihtiyaçlarına göre düzenlenir.
Bu, değerlerden vazgeçmek değil; sistemi işlevsel kılmaktır.
Atatürk, bu milletin hafızasında bir imzayla durmaz.
Onu silmeye ne bir belge yeter ne de bir polemik.
Asıl zarar, her düzenlemeyi ideolojik kavga malzemesi hâline getirmektir.
Çocukların karnesi konuşulması gerekirken, yetişkinlerin niyeti tartışılıyor.
Oysa yapılması gereken bellidir:
Çocukları rahat bırakmak, eğitimi sakin bir zeminde konuşmak. Bu arada karne ile gelişim raporunu karıştırmayalım
Hülasa, Atatürk’ü gerçekten sevenler, onu tartışma başlığı yapmaz; onu ortak payda olarak görür Velhasılıkelam…