Berat; sadece bireysel günahların affedildiği bir gece değildir.
Berat, aynı zamanda toplum olarak sırtımıza yüklenen adaletsizliklerden, haksızlıklardan ve vicdan borçlarından arınma çağrısıdır.
Bugün ülke olarak en çok neye ihtiyacımız var diye sorsak, cevabı uzun uzun aramaya gerek yok: Güvene, adalete ve DOSTLUĞA.
Çünkü dostluğun olmadığı yerde siyaset sertleşir, dil kirlenir, vicdan susar.
Dostluk kaybolduğunda ise millet yalnızlaşır.
Berat gecesi bize şunu hatırlatır:
Affedilmek isteyen önce affetmeyi bilmeli,
temize çıkmak isteyen önce adil olmalıdır.
Kendi yükünden kurtulmak isteyen, başkasının yükünü ağırlaştırmamalıdır.
Bugün siyasetin en büyük sınavı da buradadır.
Güçlünün yanında saf tutmak kolaydır; zor olan mazlumun DOSTU olmaktır.
Kürsülerden konuşmak mümkündür ama asıl olan, halkın sofrasına oturabilmektir.
Çünkü gerçek siyaset, halktan kopuk nutuklarda değil; milletle kurulan gönül bağındadır.
Berat, bize hesap vermeyi öğretir.
Sadece Allah’a değil, millete de hesap vermeyi…
Bu yüzden Berat gecesi; yönetenler için bir muhasebe,
yönetilenler için ise umut gecesi olmalıdır.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı; ötekileştiren değil kucaklayan,
ayrıştıran değil birleştiren,
tehdit eden değil DOST olan bir anlayıştır.
Berat Kandili,
yüklerimizden kurtulduğumuz,
vicdanımızla yüzleştiğimiz
ve bu topraklarda yeniden DOST olmayı hatırladığımız bir başlangıç olsun.