Rahmetli Erbakan Hoca'mın Milli Görüş'ün sesi olarak "Hak Geldi, Batıl Zail Oldu" düsturu ile yayın hayatına başlayan ve benimde yıllarca gerek abonelik ve gerekse yıllar önce zaman zaman yazdığım Saadet Partisi'nin yayın organı Milli Gazete savrulmaya devam ediyor.
Şunu kabul etmek gerekiyor, Milli Gazete SP'nin yayın organı ve yayın politikasını parti belirlediği için hiç bir zaman gerçek anlamda gazete olamadı.
Tabi ki konu bu değil.
1 Ocak 2026 tarihinde İstanbul'da sabah namazından sonra -5 derecede soğuk bir günde yapılan ve 520 bin kişinin katıldığı söylenen Gazze'ye destek ve İsrail'e lanet mitingine Milli Gazete'nin gösterdiği tavır benim gibi binlerce insanı üzmüştür.
Çünkü ertesi gün Milli Gazete'de tek bir satır bile olsa yer almadı.
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde yapılan ve 400'den fazla STK'nın katıldığı ayrıca ülkemizin en önemli futbol kulüplerinden Fenerbahçe ve Galatasaray'ında katıldığı Gazze'ye destek mitingine çeşitli bahaneler ile destek vermedi.
Bahane çok net.
TÜGVA'nın iktidarı desteklemesi, Bilal Erdoğan'ın TÜGVA'nın Yönetim kurulunda olması ve birde iktidarın GAZZE konusundaki politikalarını beğenmiyor olmaları.
Yani siyaset üstü bir konu olan GAZZE, siyaset odaklı menfaat konusu yapılmıştır.
Saadet Partisi 15 Haziran Pazar günü İstanbul Üsküdar Meydanı’nda “Özgür Gazze” mitingi yaptığında kimse eleştirmedi. Milli Gazete gibi "Bu bir Gazze mitingi mi, yoksa belirli bir siyasi gelecek için hazırlanmış bir vitrin mi?" yada "Bu bir Gazze mitingi değil, retorik mitingidir." diye eleştirilmedi.
Ama SP giderek tıpkı CHP gibi Erdoğan ve Ak Parti düşmanlığı üzerinden siyaset yaparak GAZZE'deki mazlumlar için yapılan bir destek eylemini dahi görmezden geldiği gibi ağır eleştiriler yapacak kadar politik körlük yaşamaktadır.
Rahmetli Erbakan hoca'yı her konuda referans alan SP ve Milli Gazete, hocam'ın meşhur olan "hayra motor şerre fren olma" öğretisini nedense bu konuda unutmuşlar.
SP'nin, iktidarın GAZZE politikası eleştirilerine katılmamakla birlikte hakkı olsalar bile İsrail zulmüne karşı Gazze'ye destek amaçlı böyle bir yürüyüşe ilgisiz kalmalarını ve temelsiz eleştirilerini kabul etmek mümkün değil.
Böyle bir yürüyüşü CHP yapsaydı severek katılacaklarını ve gerekçelerini bin dereden su getirerek savunacaklarından zerre kadar şüphem yok.
Dinlerine, dillerine ve kimliklerine bakılmaksızın dünyanın her yerinde GAZZE'ye destek mitinglerinden müslümanlar olarak memnuniyet duyarken, sadece siyasi tercihleri farklı olduğu gerekçesi ile inançlı insanların yaptığı bir eylemi görmezden gelmek talihsizlik değilde nedir?
Mahmut Arıkan yönetiminde SP'nin Karamollaoğlu yönetiminin iktidar ve muhalefer ilişkilerinde daha farklı ve olumlu bir politika izleyeceğini düşünürken böylesi bir tavır ile hayal kırıklığına uğradım.
Birçok konuda yeni yönetimin tavrını ve politikalarının SP adına olumlu olduğunu düşünürken, iktidar nefreti ve muhalefet refleksi ile gösterdikleri bu tavır gerçekten üzücü.
Karamollaoğlu, Çamlıca Camisi ile ilgili "Hangi akıllının başına Çamlıca’nın tepesine 60 bin kişilik cami yapmak gelir?" eleştirilerine, bir yenisini de ekleyerek; “Oraya gidenlerin, tabir yerindeyse anası ağladı” gibi talihsiz açıklamaları ne kadar gereksiz ise bugünkü Yönetim ve yayın organı Milli Gazete'nin 1 ocakta ki GAZZE'ye destek yürüyüşüne karşı tavrı oldukça yanlıştır.
Görünen o ki SP, 6'lı masa ortaklığı ile üzerine yapışan siyasi kirlilikten hala temizlenememiş.
Yazarın Diğer Yazıları
Saadet Partisi ve Milli Gazete'nin Gazze İmtihanı
04 Ocak 2026 10:44Kamer Genç olayı ve CHP'nin değerlere saygısızlığı
22 Aralık 2025 14:07"Harput Sela'sı öksüz kaldı" bir değerimizi daha kaybettik
14 Aralık 2025 10:58KIZILELMA dünya basınında
11 Aralık 2025 19:39Üst düzey bürokratlar ve ücret adaleti
05 Aralık 2025 13:50