H. Burak Boyraz

Ceza hukukunda etkin pişmanlık

H. Burak Boyraz

Ceza hukukunda etkin pişmanlık, failin suç işledikten sonra kendi iradesiyle ortaya koyduğu bazı davranışların, kanun tarafından cezada indirim veya cezasızlık sebebi olarak kabul edilmesini ifade eder. Bu kurumun temel amacı, sadece suç işleyeni cezalandırmak değil, suçun yol açtığı zararın giderilmesini, gerçeğin ortaya çıkarılmasını ve toplumsal düzenin yeniden tesis edilmesini sağlamaktır. Bu yönüyle etkin pişmanlık, klasik cezalandırma anlayışından ayrılan, onarıcı adalet yaklaşımının bir yansımasıdır.
Etkin pişmanlık her suç bakımından otomatik olarak uygulanmaz. Türk Ceza Kanunu, bu kurumu yalnızca belirli suçlar için ve açık şartlara bağlı olarak düzenlemiştir. Failin suçtan pişmanlık duyması tek başına yeterli değildir; bu pişmanlığın somut ve hukuken anlamlı davranışlarla desteklenmesi gerekir. Zararın giderilmesi, suçun ortaya çıkarılmasına katkı sağlanması veya mağdurun mağduriyetinin fiilen ortadan kaldırılması, etkin pişmanlığın temel unsurlarıdır.

Malvarlığına karşı işlenen suçlarda etkin pişmanlık, çoğunlukla mağdurun zararının telafisi üzerinden değerlendirilir. Hırsızlık, dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi suçlarda fail, mağdurun uğradığı zararı aynen iade eder veya tamamen karşılar ise, cezada önemli indirimler gündeme gelir. Zararın soruşturma aşamasında giderilmesi hâlinde indirim oranı daha yüksek olurken, dava açıldıktan sonra yapılan telafilerde bu oran düşmektedir. Kanun koyucu, zararın mümkün olan en erken aşamada giderilmesini özellikle teşvik etmektedir.

Uyuşturucu suçlarında ise etkin pişmanlık farklı bir hukuki mantık üzerine kuruludur. Bu suçlarda esas olan, maddi bir zararın giderilmesinden ziyade, suçun ve suç organizasyonunun ortaya çıkarılmasına katkı sağlanmasıdır. Uyuşturucu ticareti yapan veya bu suça iştirak eden bir kişi, yetkili makamlara başvurarak suçun aydınlatılmasına yardımcı olur ve suç ortaklarının yakalanmasını sağlarsa, cezasında ciddi indirimler yapılabilir. Hatta bazı durumlarda, suç henüz resmi makamlarca öğrenilmeden önce yapılan başvurular, cezasızlık sonucunu dahi doğurabilir.

Etkin pişmanlığın sağladığı hukuki sonuçlar, büyük ölçüde zamanlamaya bağlıdır. Failin suçu kendi iradesiyle ve erken aşamada telafi etmesi veya yetkililere bilgi vermesi, lehine doğacak sonuçları artırır. Yargılama ilerledikçe, yapılan pişmanlık beyanlarının etkisi azalır. Bu durum, hukukun samimi ve erken pişmanlığı daha değerli kabul ettiğini göstermektedir.

Bu kurum, kamuoyunda zaman zaman yanlış anlaşılmakta ve “suç işleyenin kurtulması” şeklinde algılanabilmektedir. Oysa etkin pişmanlık, sınırsız bir af veya otomatik cezasızlık mekanizması değildir. Kanunda açıkça öngörülen şartlar gerçekleşmeden etkin pişmanlıktan yararlanmak mümkün değildir. Ayrıca ağır ve telafisi imkânsız sonuçlar doğuran suçlar bakımından bu kurum ya hiç uygulanmaz ya da çok dar bir çerçevede değerlendirilir.

Sonuç olarak etkin pişmanlık, ceza hukukunda hem fail hem mağdur hem de toplum açısından denge kurmayı amaçlayan önemli bir hukuki araçtır. Suçtan sonra atılan samimi ve hukuka uygun bir adımın, hukuk düzeni tarafından tamamen görmezden gelinmediğini gösterir. Ancak her somut olayın kendine özgü şartları bulunduğundan, etkin pişmanlık sürecinin mutlaka dikkatli ve bilinçli şekilde yürütülmesi gerekir. Ceza hukukunda etkin pişmanlık, doğru uygulandığında adaletin daha onarıcı ve ölçülü şekilde sağlanmasına hizmet eden temel kurumlardan biridir.

 

Yazarın Diğer Yazıları