Cemil TURGUT

Ahlaki çöküntüye dikkat

Cemil TURGUT

Ülkemizde milli, manevi ve ahlaki dokuyu bozmaya yönelik uzun soluklu projeler uygulanıyor. Hatırlayanlar olacaktır, eski Türk filmlerinde özellikle salon filmi denilen türlerde; içki su gibi akar, tütün mamulleri neredeyse herkesin ağzında olurdu. Hemen her filmde kadın erkek arasında gayri ahlaki ilişkilerin olduğu sahneler olurdu. Yine bu tür filmlerde danslı balolu geceler çok fazla yer alırdı. Yani kültürümüze inancımıza aykırı ne varsa bu filmlerde yer alırdı. 

O dönemin ünlü senaristlerinden Sefa Saygılı kendisiyle yapılan bir söyleşide yukarıda bahsi geçen sahnelerin olması şartıyla Amerika’dan Türk filmlerini destekleme adıyla yüklü para geldiğini ifade etmişti. Bu filmlerde zaman zaman kumar ve uyuşturucu sahneleri de olurdu. Tabi ki bu filmler sinema salonlarından ziyade televizyonda yayınlanınca daha çok kitleye ulaştı. Toplumumuzdaki aile yapısı da bunda sonra bozulmaya başladı

Öyle anlaşılıyor ki uzaklardaki bir merkez ve onun uzantısı olan localar ülkemizde ahlaki çöküntüyü hızlandıracak bir sosyolojik değişimin temelini atıyordu. Bu değişimi önce Türk filmleriyle sonra da Amerikan filmleri ve dizileriyle (Dallas gibi) devam ettirdiler. 

Türk filmleri yıllar içerisinde değerini yitirince bu defa Türk televizyon dizileri devreye girdi. Tabir yerindeyse kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan diziler ile, magazin adı altında programlar yaptırılarak ahlak ve inanç gibi değerler ayaklar altına alındı. Magazin programlarında falan manken filanla bilmem nerede görüldü, filanla yeni aşka yelken açtı gibi ifadelerle adeta fuhuş sıradanlaştırıldı. İnsanların zihnine ahlaksızlık normalmiş algısı yerleştirilmeye çalışıldı. Hatta bazen fuhşun adı özel hayata evrilerek ifade edildi. Ünlü adıyla göz önünde olan bazı kadın ya da erkekler evlilik dışı ilişki yaşadıklarında özellikle “bu onun özel hayatı bize ne” diyerek modernizm adına sulandırmaya çalıştılar. Bu konuda amaçlarına ulaşmak için başta para olmak üzere her türlü imkânı medyaya sağladılar.

Sonraki yıllarda gelişen teknolojiye bağlı olarak sosyal medya denilen alanda yapılan melanetler de işin bir başka tarafı. Çoluk çocuk demeden her kesime ulaşan ve her türlü ahlaksızlığı teşvik eden sosyal medya mecraları ne yazık ki kontrol altında değil. Şu sıralar bu konuda bir yaş sınırlaması getirilmesine çalışılıyor ama çok başarılı olunacağını düşünmüyorum doğrusu.  

İşte son haftalarda yapılan kumar, uyuşturucu ve fuhuş operasyonlarıyla ahlaki yozlaşma ve çöküntü ile bir kez daha yüzleştik. Birçok ekran yüzü ya oyuncu ya manken ya da müzisyen olan kişiler gözaltına alındı. Birçok insanın hayran olduğu, toz konduramayacağı haber sunucuları, önemli izler bırakmış dizi oyuncuları, sevilen müzisyenler ciddi hayal kırıklıkları yarattılar. 

Toplumun karşısında örnek olması gerek kişilerin bazıları ne yazık ki ahlaksızlığı adeta teşvik ediyorlar. İşte bunları örnek alan özellikle gençler de yoldan çıkıyorlar. Nitekim yıllar geçtikçe özellikle gençlerin çoğu inanç, ahlak ve kültürel değerlerden uzaklaşıyor. 

Ve yine ne yazık ki son zamanlarda kumar, uyuşturucu ve fuhuş çok fazla yaygınlaşmış durumda. Yapılan araştırmalarda adı geçen konularda yaş ortalamasının gittikçe düştüğü tespit edildi. Orta öğretim kurumlarındaki akran zorbalığının altındaki sebeplerin arasında da aynı konuların olduğu kanaatindeyim. 

Toplum olarak ahlaki çürümenin önlenebilmesi için her kesimin taşın altına elini koyması gerekir. Başta anne ve babalar olmak üzere eğitim çevreleri, devlet yetkilileri önlemler alarak adı geçen davranış sapmalarını önlemeye veya en azından azaltmaya çalışmalıdırlar. Vesselam.

Yazarın Diğer Yazıları