Söz, hicaptır; insanın mahcubiyeti
O hicabı lekeler asabiyeti
Ses hesaptır, tevazu kanatları...
Ses ve söz kalbin ritmindedir
Sözü, yumuşak söyle; sesin ney gibi...
Nefesleri açan ılık rüzgâr gibi
Toprak kokulu rayihalar gibi
HIK DEMİŞ BURNUNDAN DÜŞMÜŞ…
ABD, İngiltere; aynı yumurtadan,
"Hık demiş burnundan düşmüş!"
Nefesleri... aynı şeyleri soluyor
Avlarını birlikte yoluyor!
Ulu orta sözler, birlikte yankı buluyor
"Büyük Ortadoğu..." lime lime etmişler
İkizler sendromu ne zaman başlar?
Mazlumların kıyama kalktığı gün...
KÂİNAT
Kâinat, bütün zerresiyle canlı
"Dağlar, bulutlar gibi hareket eder"
Verimli toprağı mümine benzer
Çorak toprak, çorak gönüller gibi...
Yunus, "dağlarla, taşlarla konuşur"
Sevgi dilidir, ağacı yeşerten...
İbadettir, o sevgiyle şükreden...
GÜNEŞ…
Güneş, bahar sıcaklığıyla gel…
Seher vaktinin aklığıyla gel
Kışın soğuğu, ayazı ürpertir,
Bizi. Gönül sıcaklığıyla gel
ADİL YÜZLERİN
Şafak vakti kızıllığı konca gül
Doğan güneşe açılır karanfil
Devletlimin sesinde pırıl pırıl
Akseden adil yüzlerin şehriyim
DÜŞMANLARIM
Düşmanlarım, ikiyüzlü tuzaktır
Töre bilmeyenler bize uzaktır
Turan ilinde ayrışma azaptır
Sevdaların yürüyen söz nehriyim
DEPREM
Soğuk düşlerime girmesin deprem
Gecenin ayazı, kalır yüreğim
Yarabbi, gecenin şerrinden koru
Gelmesin aklıma ahenksiz soru
Dualar, seher vaktine uzansın
"uyuyan nesil, uykudan uyansın!"
DARBELER
Darbeler, ne ahlak, hukuk kalmadı
Aklım, mantığım, havsalam almadı
Nereye gidiyor, dünyanın çivisi çıkmış
"Büyük balık, küçük balığı yutar!"
Denizler, ne zaman dağlara tırmanır
DÜNYAYI SEVGİYLE…
Dünyayı, sevgiyle inşa edelim
Sevgide; merhamet, şefkat, adalet
Saadet burcunda yükselir asalet
Sevgide, sade, duru bir renk; "vefa!"
Vefalı dost bayrağı, "sefa” dır.
MUŞ İLİMİZDEN
Muş ilimizden bütün dostlara selâm
Selâm, gönüllere açılan kapı
Kapılar, köprülerle başlar kelâm,
Kelâmla tefekkür edilen yapı
İnşa, ihyadır bizim muradımız
Bedri kalsın, hüsnü zanla adımız…
SAF TUTAR
Bugün, bütün müminler saf tuttular
Birlikte, secde, rükûa gittiler
Bir safta, yöneldiler, hak katına
Ah! Bir saf, bir akıl, yürek olaydı?
Cihana hâkim bir seda olaydı!
Saflar, dileğimdir, daha sıklaşır,
Günahtan beri alınlar aklaşır
HARPUT KALESİ
Kaleler içinde, Kartal Yuvası
Kartal Bakışında, Elâzığ Ovası
Yiğitlerin harman olduğu yerdir
Taşır sırtında, atalar duası!
Harputlu, İstanbul Beyefendisi
Mertliğin, cihangirliğin kendisi
Hak ve hakikat yolunun bendesi
Şehitler, sıddıklar, âlimler duası...
Anadolu'nun erdemli Şehri
Akar vadilerinde, Fırat Nehri
Belek'te, Gaza meydanları mührü
Gün üstüne, erenlerin duası
BEYAZ ÖRTÜ
Bir gecede beyaz örtüye döndü
Soğuk kış geceleri geri döndü
Uzun geceler, karanlığa döndü
Soğuk ve karanlıkta, kabir hissi
Ürperdim, nefesim hicrana döndü
BİR YILIN MUHASEBESİ
Bir yılın muhasebesini yapar,
Geçmişin hesabı nereden sapar,
Koparsan bir yıl elimizde kalır!
Geçmiş, pembe anılarda saklıdır
Dokunamadığın kimin aklıdır?
ZAMANA DUR DEMEK
Bir an, zamana dur demek istedim
Sular duruldu, zaman durulmadı!
Bir an öfkeye dur demek istedim
Sabır sükûtta, öfke durulmadı
Dünya dediğin, nefisten hevesten,
Bir bileşken olduğu sorulmadı
KEŞKELER
Keşkeler, bir anlık fırsatlar mı?
Atlar süzülür, sanki ruhumuzdan
Bağını kopardığım fırsatlar mı?
Gözyaşıyla süzülen ufkumuzdan
Keşkeler, düğümü elimde kalan...
Hala cevabını bekleyen sorular!
BİZİM DURUMUMUZ,
Bizim durumumuz, kelâmdır, sestir
Kalbe sükûnet veren nefestir
Muhabbet kalbi, hasbi bir hevestir
Kâh hoyrat, kâh hayrattır bizim vadimiz
ÖDÜLLER SİZİN OLSUN
Bütün ödüller sizin olsun,
Rabbimin ödülü yeter!
Fani dünya, eseriniz olsun,
Ebedi dünya bize yeter
Elbisemiz, takva elbisesi
Ezanlarla yükselen uhrevi sesi
Duyar, ta içten ağlarım!
Ağlamak, çorak gönülleri yeşertir
ÇAY BAHANE
Çay bahane, dostlarla sohbet şahane
Ne kafesi? Gönlümüzde çayhane
Dem ve dem şefkati yudumlatır
Derdimle dertlenen ocağım, derthane
YA SABIR
Sözün bittiği yerde sabır başlar
Fitnenin yerinden söktüğü taşlar
Gözyaşı, gönülde kopan fırtına;
Bir, ‘Besmele’ zırh olur, şerri taşlar