Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Namaz ve öğretileri

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Namazda, hayat özetimiz vardır.

Hadis, “Namaz gözümün nurudur, cennetin anahtarıdır, Müslüman’ın Miracıdır.

Namaz, dinin direğidir”

Hadis, “Kulun Allah katında hesaba çekileceği görev namazdır”

İç ve dış temizliği mi dersiniz, sabır mı dersiniz, ihlâs mı dersiniz,?

Tefekkür mü dersiniz, doğruluk mu dersiniz, nefis muhasebesi mi dersiniz?

Sadece Allah’a kulluk mu dersiniz, zikir, fikir ve Hakk’a teslimiyet mi dersiniz?

İlimde derinleşme mi dersiniz, İç huzurumu dersiniz?

“Ölmeden önce hesap verme mi” dersiniz?

En hayırlı ve en ihlâslı köprü mü dersiniz?

Bütün güzellikleri aynada yansıtan nedir?

“Dosdoğru kıldığınız…” namazdır, efendim...

Namaz kılan, ‘kötülüklerden…’ korunur.

Ve bütün Müslümanlarında kendisinden; “Emin olduğu…” kimsedir...

Bakara Suresi 3.ncü ayette şöyle buyrulur, “Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar”

Namaz ve zekât, namaz ve hayır-hasenat,

Namaz ve toplumu gözetmek birlikte akla geliyor. “Vay nefsim!” demiyorsunuz...

Bakara Suresi 45.ncü ayette şöyle buyrulur, “Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu (Allah’a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.”

Sabır, ‘ferahlığın anahtarıdır…’ Hırs veya acelecilik insanı mahrum eder...

Namazda, ‘dua, yakarış ve de zikirdir’

Saygı ve Edep insanı daha da güzelleştirir...

Bakara Suresi 277.ncü ayette şöyle buyrulur, “İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekâtı verenlerin Rableri katında elbette mükâfatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.”

İman edenlerde, ‘korku…’ yoktur... İç dünyaları ile çok güçlüdürler... Hayata güven içerisinde bakarlar…

Onların yüzlerinde bunu okuyabilirsiniz!

Nisa Suresi 142.nci ayette şöyle buyrulur, “Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı pek az anarlar.”

Münafıkların, ruh haleti belirtiliyor... İnsanlara, ‘gösteriş…’ yapanlar...

Namaza, ‘üşenerek…’ kalkanlar... Onlar, sadece ‘kendilerini...’ aldatıyorlar!

Hakiki dost kimdir. Kur’an açıklıyor;

Maide Suresi 55.nci ayette şöyle buyrulur, “Sizin asıl dostunuz Allah’tır, O’nun Resulüdür ve namazlarını kılan, zekâtlarını veren ve rükû eden müminlerdir.”

Maide Suresi 58.nci ayette şöyle buyrulur, “Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.”

Namaz, insanı kötülüklerden koruyan; ‘koruyucu…’ bir zırhtır...

Bu zırhtan bihaber olanlar; zavallılar diyelim onlara.

Maide Suresi 91.nci ayette şöyle buyrulur, “Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?”

İçki ve kumarda ne vardır, Kin ve düşmanlık!

Namaz bizleri kötülüklerden alıkoyan bir zikirdir, bir zırhtır!

En’am Suresi 72.nci ayette şöyle buyrulur, “Bize “Namazı dosdoğru kılın, Allah’a karşı gelmekten sakının” (diye emredildi), toplanacağınız yer O’nun huzurudur”

Namaz, ‘huzuru ilahidir…’

“Namazı dosdoğru kılmak…” Hayatı/ yaşamı bütünüyle disipline etmektir...

“Allah’ı görür gibi ibadet etmek…” İnsanın, ‘yaratılış gayesine…’ seyri seferidir...

En’am Suresi 92.nci ayette şöyle buyrulur, “…Ahiret gününe iman edenler bu kitaba da iman ederler ve onlar namazlarına devamlıdırlar”

En’am Suresi 162.nci ayette şöyle buyrulur, “De ki; Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir”

Sadece, Allah rızasını aramak; O rıza-i ilahide hayatı şekillendirmek...

Hz. İbrahim’in duasında namaz vardır;

İbrahim Suresi 40.ncı ayete şöyle buyrulur, “Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul et!”

Hz. İsa’nın henüz beşikte iken kavmine seslenişi şöyledir;

“Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti.” (Meryem, 31)

Ayet, “Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekât vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti” (Meryem,55)

Bütün peygamberlere namaz emredilmiştir… Namazsız bir hayat ve din düşünemezsiniz!

Namazı terk edenler; Heva ve heveslerine uyanlar; Taşkınlık yapanlar;

Sadece kendilerini değil, toplumu da felakete taşırlar... Ah, bunun bir idrakinde olabilseler?

Taha Suresi 14.ncü ayette şöyle buyrulur, , “Şüphesiz ben Allah’ım, benden başka ilah yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.”

Namaz, bizim Allah’a karşı olan kulluk görevimizdir; Allah’ı anmamız, O’nu tesbih etmemizdir...

Ankebut Suresi 45.nci ayette şöyle buyrulur, “Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.”

Lokman Suresi 17.nci ayette de şöyle buyrulur, “Yavrucuğum! Namaz kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir.”

Hz. Lokman’ın çocuğuna nasihatinin başında, “namaz…” geliyor.

Allah Resulü, kendi hane halkına ilk olarak, ‘namazı…’ işaret ediyor.

Namazsız hayat, ‘ziyasız hayata…’ hayata benzer.

Namaz, iç dünyamızı aydınlatır/ cilalar.

Bizlere iyiliği, güzelliği, doğruluğu sürekli emreder; Kötülüklerden, fenalıklardan meneder.

Hayatı tamamen disipline eder; Gaflet içerisinde olanlara, Kur’an işaret ediyor;

“Artık vay o namaz kılanların haline!

“Ki onlar, namazlarından gaflet edenlerdir (ona ehemmiyet vermezler)!

“Onlar ki, riyakârlık (gösteriş için ibadet) ederler!” (Maun, 4-7)

Namaz ibadeti, bizlere bütün yönleriyle; Hayatı tarif ve tasvir ediyor...

Bize, biz olmayı; can içre bir âlem olmayı öğretiyor...

İnsanımıza, “haydin namaza diyoruz!”

Bilumum bütün kötülüklerden, fenalıklardan, haram şeylerden, çirkinliklerden sıyrıl diyoruz.

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” diyoruz.

Namaz, “Edep yahu!” veya “güzel ahlak...” ile başlar.

Hakiki manada, “saf durulan, kıyamda, rükûda, secde de varlın yerde/ veya mekânlarda...” asla ve kata kötülük sadır olmaz... Biraz bu konuları derinliğine tefekkür edelim.

Yazarın Diğer Yazıları