Merhum Hüsamettin Kaya bizlerin kadim bir dostuydu... 1970’lere kadar uzanan bir dostluğumuz vardı
Hüsamettin Kaya’nın, “1967’lerden 1980’li yıllara kadar uzanan yıllarda basın hayatının içerisinde olduğunu…” burada bir daha belirtmek isterim. Türk Haberler Ajansı, Uluova Gazetesi, Elâzığ Gazetesi, Tercüman Gazetesi Elâzığ Muhabirliği… O yıllarda, ‘Sarı Basın Kartı Mensubu…’
Hüsamettin Kaya’yı, “bir akademisyen, bir gazeteci-yazar, bir Halk Oyunları Uzmanı, bir STK Başkanı…” beş parmağında, beş hüner bulunan başarılı bir eğitimci… Fırat Üniversitesi’nin emektarlarıyla sıklıkla Elâzığ Orman Lokalinde bir araya gelir, uzun uzadıya sohbetler ederdik. O sohbetlerde, ‘güzel şehrimizin meselelerini ve çözüm yollarını…’ konuşur, dertleşirdik. Elâzığ Şehri, ‘bir vefalı dostunu kaybetti…’
22 Şubat 2025 Tarihinde, MANAS Yayınevi’nde, Fırat Üniversitesi’nin 50.Yıldönümü üzerinde düzenlenen ve takriben 5 saat sürecek olan toplantıda da bizlerle birlikteydiler.
O tarihi toplantıya, F.Ü. Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Prof. Dr. Mustafa Gül, Meftune Gül,
Dr. M. Naci Onur, Doç. Dr. Hüsamettin Kaya, Prof. Dr. Yavuz Haykır, Prof. Dr. Muhammet Beşir Aşan,
Prof. Dr. Kenan Demirel, Öğr. Gör. Recep Bağcı, Gazi Özcan, Dr. Tahsin Öztürk, Nihat Oğuz,
Doğan Sever, Tuncer Sönmez, M. Faik Güngör, R. Mithat Yılmaz, Zekeriya Bican, Günerkan Aydoğmuş, İhsan Nazik, İlhami Bulut, Hadi Önal, Mahir Gürbüz, Hasan Ergün Yılmaz, İzzettin Dönmez,
Fethi Açıkgöz, Yalçın Turhan, Ziya Tunçtekin, Feti Ahmet Deniz, Alperen Kırkıl, Sümeyra Cihangiroğlu, Selim Şengül ve bu programın Koordinatörü olarak da, Şener Bulut katılıyorlardı.
Yine 2023 Yılının Kasım Ayında, Manas Yayınevi’nde; “Cumhuriyetin 100.ncü Yılında, Birinci Meclis ve Tunceli’yi…” konuşuyoruz. Bu sohbetimizin onur konuğu Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker Beyefendi oluyorlar. Bu tarihi toplantıda, “Birinci Dönem Mebusu “Şarkın Diyojeni” Ahmet Nüzhet Saraçoğlu” eserinin yazarı Doç. Dr. Şahin Yedek Hocamız ile birlikte Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüsamettin Kaya Beyefendi de bulunuyorlar. Şunu ifade etmeliyim, bu şehrin kadim dostu, Hüsamettin Kaya ile sürekli birlikteydik. Şehir, bir değerini kaybetti. Başımız sağolsun. Bu sütunlarda, Hüsamettin Kaya ile 25 Mart 2022 tarihinde, Elâzığ Orman Lokalinde yaptığımız sohbeti bir daha sizlerle paylaşmak istiyorum.
**
Bir Türkmen Beyefendisi, Akademisyen, Araştırmacı Gazeteci, Halk Bilimcisi, Sivil Hayatta birçok idari görevler üstlenmiş Dr. Öğretim Üyesi Hüsamettin Kaya ile birlikteyiz.
1950 doğumlu Hüsamettin Kaya yıllarca F.Ü. Tıp Fakültesi Öğretim Üyeliğinden emekli olduktan sonra Munzur Üniversitesinde akademik hayatına devam etmektedir.
Dr. Hüsamettin Kaya’yı bizler, “Elazığ Gazetesi’nde (1967-1968) yazar ve muhabir olarak, Uluova Gazetesi’nde (1968-1980) Yazı İşleri Müdürü, Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Yön. Kur. Üyeliği (1971-1973), THA Elazığ Muhabirliği (1968-1975),
Tercüman Gazetesi Elazığ Muhabirliği (1975-1980), Elazığ Halkevi Genel Sekreterliği ve Başkanlığı (1968-1980), Elazığ Folklor Turizm Derneği Başkanlığı (1984-1995), Elazığ Bölge Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı (1990- 1994), Elazığ Üzüm Üreticileri Birliği Kurucu Başkanı (2007…), Halk Oyunları Federasyonu Doğu Anadolu Bölge Başkanlığı (2006-2008),
F.Ü. Spor Birliği Başkanlığı (1978-1983),
F. Ü. Halk Oyunları Topluluğu Başkanlığı (1978-2009),
Ve burada isimlerini anmadığım görevler…
Hüsamettin Kaya’nın iki önemli eseri;
“Elazığ Halk Oyunlarının Karakteristik Özellikleri” (Başbakanlık Yayınları)
“Elazığ Halk Oyunları” (Elazığ Valiliğince bastırılmıştır)
Sn. Kaya’nın Elazığ Şehrimizle ilgili birçok belgesellerde, ‘imzası ve katkıları…’ olduğunu bilmekteyiz.
Geçtiğimiz gün, Elazığ Orman Lokalinde (25 Mart 2022) Hüsamettin Kaya ile bir araya geldik.
Dışarıda karla karışık yağmur yağıyor… Rahmet bulutları şehrin üzerinde dolaşıyor. Mart ayının 25’ine gelmemize rağmen soğuklar hala kendisini hissettiriyor.
Bir yandan çaylarımızı yudumlarken, bir yandan da, ‘koyu bir sohbetin etrafında demleniyoruz’
Benim bildiğim ve yakından tanıdığım Hüsamettin Kaya, ‘hayatı boyunca sürekli bir işten bir başka işe koşturmuştur…’ Bu koşu gün gelmiş, Elazığ şehrinin sınırlarını da aşmış; İstanbul ve Ankara’da bulunan Vakıf ve Derneklerin çalışmalarına da bir fiil katılmışlardır.
Hüsamettin Kaya ile sohbetimizde, bir yanda geçmişe doğru zaman yolculuğu yaparken bir yandan da, ‘yeni faaliyet alanlarını…’ konuşuyorduk.
Geleceğin Şehirlerinin, ‘markalarıyla birlikte anılacağını…’ biliyoruz.
Artık günümüzde, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde, “Türk Patent ve Marka Kurumu…” tarafından “Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürünlerin…” patent çalışmaları yapılmaktadır.
Hüsamettin Kaya bizlere, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan’ın gayretleriyle; “Elazığ Ticaret Odası Coğrafi Tescil Müdürlüğünün…” kurulduğunu ve bu kurumun başına da, Basın camiası ve iş dünyasının yakından tanıdığı, ETSO Halkla İlişkiler ve Protokol Müdürü Etem Yalın’ın getirildiğini belirttiler.
Coğrafi İşaretler Tescil Çalışmaları Asilhan Aslan, F.Ü. Veteriner Fak. Dekanı Mehmet Çalıcıoğlu, Hüsamettin Kaya, Etem Yalın, Ziraat Müh. Fethi Sönmez, Ahmet Orhan ve Songül Dursun’dan oluşan başarılı bir çalışma gurubu…
Büyük bir zevkle Hüsamettin Kaya’yı dinliyor, farklı sorularla da konuyu derinleştirmeye çalışıyoruz.
Elazığ Şehrinde, 1200’ün üzerinde ürün… Büyük bir rakam!
Sn. Kaya, ‘menceki buğdayın belgesini aldık’ diyorlar.
O heyecanla, Harput yemeklerine; “Ata Oğuz Yemekleri…” ismini verdiklerini söylüyorlar. İsim babası da, Etem Yalın oluyorlar. (tebrikler)
Bulgurdan, ‘badem ezmesine…’ onlarca patent bekleyen ürünlerden söz ediyorlar.
2007 yılında, ‘öküzgözü’ 2009 yılında, ‘Boğazkere ve Tahannemi’ 2009 yılında, ‘güneşin meyvesi orcik…’ bunların patentleri alınmış. Ekonomik değeri olan 12 üzümün çalışmaları devam ediyor. Bunlar arasında; “şinfoni, Ağın beyazı, Ağın kırmızısı da…” yer alıyor.
Elazığ vişnesi, ‘patenti alınmış’ Sırada; ‘vişne dondurması, peynirli ekmek, taş ekmek, gömme…’
Sn. Kaya bütün bu çalışmaların hangi işlemlerden geçtiğini de birer birer bizlere anlatıyorlar.
Ağın Kaymakamlığı tarafından, “Ağın Leblebisi…” Çemişgezek Kaymakamlığı tarafından da, “Ulukale dutunun…” patentleri alınmış bulunuyor.
Çedene, Baskil Kayısısı, Gömme, Palu Tavası, Maden Kuru Tavası, Bulama, Kara Kavurma, Ayranlı Çorba…” Her biri, ‘bu yöreye ait yemekler…’ 45 ürün üzerinde patent konusunda çalışmalar devam ediyor.
Hüsamettin Kaya bir ara geliyor, “Çaydaçıra…” oyunundan bahsediyorlar. Avrupalı bu oyuna, ‘mumlu dans’ diyor. Rahmetli Av. Fikret Memişoğlu zamanında, “Avrupa’da yarışmalarda ödül alan bir oyunumuz!”
Bu oyunu şimdi, “Unesco’ya taşıma gayretleri…” Hüsamettin Kaya bu oyun için, “Işığı Elinde Tutan Şehir!” diyorlar. Bu konuda da, Hüsamettin Kaya, Şener Bulut, Hadi Önal, Songül Dursun’dan oluşan Çaydaçıra Komisyonu oluşturulmuş… Haydi, başarılar diyoruz.
Hüsamettin Kaya’nın üzerinde en fazla titrediği konu, “Okulların derse giriş-çıkış, teneffüs zilleri…” Kaya bizlere, ‘acayip ve de garip müzikler…’
Hemen sitemlerini belirtiyorlar; “Bizim kendi mahalli müziklerimizi niye koymuyorsunuz? Çaydaçıra, Güvercin, Harput Peşrevi vesaire… Bizim olan müzikler çocuklarımıza heyecan verir, huzur verir, güven verir, derslerine daha fazla ilgi verir!”
Hüsamettin Kaya sohbetimizde geçmiş yıllara, kendi okul yıllarına gidiyor.
“Liselerde bilgi yarışmaları, Şiir yarışmaları yapılırdı. Tiyatro grupları oluşturulur. Sınıf ve de Okul Gazeteleri çıkarılırdı… Halk oyunlarına önem verilir… Musiki, resim, güzel sanatlarla ilgili maharetli öğrenciler ödüllendirilirdi…”
Günümüzde ise bizler, ‘sosyal hayatı…’ ellerimizle katlettik. İlkokul 4.cü sınıftan Lise son sınıfına kadar, ‘teste mahkûm edilen öğrenciler…’
Bu şehirde öncelikle sosyal ve sivil hayat güçlendirilmeli…
Geleceğe daha güvenle, inançla, iradeyle hazırlanılmalıdır…
Selam ve Muhabbetle…