Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Her Ümmete Bir Peygamber

Bed­ret­tin Ke­leş­te­mur

Tevhit mücadelesi, İlk insanla birlikte başlayacaktır.
O gaye, ideal ufuk, İlk İnsan Hz. Âdem (as.)’dan,
Ahir zaman peygamberi Allah Resul’üne kadar;
“Her ümmete gönderilen peygamberlerle…” dalgalanacaktır.
Nahl Suresi 36. Ayette şöyle ifade edilir;
“And olsun ki, her ümmet içinde:
“Allah’a kulluk edin ve taguttan,
(Allah’ın yerine tutacağınız her şeyden) kaçının” diye
(Kendilerine nasihat etmesi için) bir peygamber gönderdik” 
Her zaman için ilahi hikmetle donanmış terbiyeci…
Allah’ın birliğine çağıran terbiyeci…
Hak, hukuk, adalet, iyilikler, güzellikler, erdemli duruşlar;
İnsanda olması gereken vasıflar…
İnsanoğlunu uyarmak için de, ‘her ümmete birer şahitler…’ gönderilmiştir.
Nahl Suresi 84. Ayette şöyle ifade edilir;
“Her ümmetten bir şahit çıkaracağımız gün ise artık inkâr edenlere ne
 (özür dilemeleri için) izin verilir, ne de onlardan (Rablerini razı etmeleri) istenir.” 
Her ümmetin şahidi, o ümmete gönderilen peygamberdir.
Nahl Suresi 89 ayeti dikkatle okuyalım;
“(Ey Resulüm!) O gün her ümmet içinde, üzerlerine kendilerinden bir şahid çıkaracağız,
Seni de bunların (ümmetinin) üzerine şahit getireceğiz.
Sana bu kitabı, her şey için bir açıklama,
Ve Müslümanlar için bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olmak üzere indirdik.”

İsra Suresi 71 ayette şöyle buyrulur;
“O gün her sınıftan insanları imamlarıyla birlikte çağırırız!” 
Kur’an bizlere haber veriyor, “bizlerden önce nice ümmetler gelip geçti…”
Her ümmetin bir imtihanı olduğunu da öğreniyoruz.
A’râf Suresi 96 ayette şöyle buyrulur;
“Hâlbuki (biz), hangi şehre bir peygamber gönderdiysek,
Mutlaka oranın halkını umulur ki yalvarırlar
(ve imana gelirler) diye (önce) sıkıntılar ve hastalıklarla yakaladık!”
Burada kendimize de pay çıkaralım. Her ayet ve her kıssa bizler içinde birer derstir, öğüttür.

A’râf Suresi 34 ayette de şöyle buyrulur;
“Her ümmetin (büyük küçük her topluluğun) bir eceli vardır.
Artık ecelleri geldiği zaman, ne bir an geri kalabilirler,
Ne de öne geçebilirler!”
“Yalnızlık” şiirimizde şöyle diyoruz;
“Yalnızlık, içimdeki sessiz çığlık
Çığlığım döner döner bana gelir
Yalnızlık içimde büyük ağırlık
Kaldırımlarla yürür adım gelir!”

Şunu ifade etmek istiyorum; “asırların feryadını duymalıyız!”
Tarih, o feryadın yankılarıyla çalkalanır, durur!
Kıyamet Suresi 36 ayette şöyle buyrulur;
“İnsanoğlu kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?”
Hayatta hiçbir şey başıboş yaratılmamıştır!
Hiçbir şeyde, ‘sebepsiz değildir’
“Yeni Bir Sabah” şiirimizden;
“Sabah, yeni bir güne uyanırız!
Yeni umutlar, yeni ufuklar bizimle
Hayat menzilinde döner, dolanırız
Vakit su misali akar, esması bizimle…”

En fazla imrendiğimiz kimlerdir, 
“Allah’ın veli kullarıdır!”
“Dikkat edin! Şüphesiz Allah’ın veli (kul)larına hiçbir korku yoktur
Ve onlar mahzun(da) olmayacaklardır!” (Yunus, 62)
Oruç gibi kutsi bir ibadet, basiretimizi açmalı…
Bir şiirimizde şöyle eşeleniriz;
“Oruç, nefsimle sabır güreşinde
 Açlığım gönül gözlerimi açtı
Oruç, nefsimle tahammül yarışında
Açlığım, nimet sofralarını açtı
Oruç, sosyal adalet barışında
Açlığım, huzur kapılarını açtı
Oruç, ameli salih yarışında
Açlığım, infak defterlerini açtı”
En’am Suresi 152 ayette şöyle buyrulur;
“(Biz) kimseyi gücünün yetmeyeceği bir şeyle mükellef tutmayız!”
Oruç ibadeti, sağlık ve esenlik içerisinde kaldırabileceğimiz bir ibadettir!
Oruç ibadeti, ‘bizim tefekkür dünyamızda asli imtihanımızdır’
A’râf Suresi 42 ayette de şöyle buyrulur;
“iman edip salih amel işleyenler ki, 
(biz) kimseyi gücünün yetmeyeceği (bir şey) ile mükellef tutmayız, 
İşte onlar cennet ehlidirler.
Onlar orada ebedi kalıcıdırlar” 

A’râf Suresi 196 ayette şöyle buyrulur;
“Şüphesiz ki benim velim (dost ve yardımcım),
Kitab’ı (Kur’an’ı) indiren Allah’dır.
Ve bütün salih kimselere velilik eder.” 
Ziya Paşa’nın o meşhur sözünü bir daha yâd edelim;
“İnsana sadâkat yaraşır görse de ikrah
Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah!”
Bizim Yunus ne diyorlar;
“Sen doğru yolda ol da,
Varsın sanan eğri sansın
Sen kendini bildiğin 
Sürece doğru insansın!”
Hakkı söyleyen, birleyen, derleyen diller olalım…
Her adımımız, her sevdamız, “hak rızası için…” olsun!
Hayatı, ‘imandan kaynaklanan’ sevgi temelleri üzerine inşa edelim!

Yazarın Diğer Yazıları