Ağın Belediye Başkanı Şeref Çakar Beyefendi aradılar.
14 Aralık 2025 tarihinde bu köşemizde, “Ağın için Müderris Hüseyin Efendi!” isimli yazımızda, “Ağın Merkez Mahallesi’nin Müderris Hüseyin Efendi Mahallesi…” olması yolundaki yürekten kaynaklanan ve Ağın İlçemiz için de ‘yakışır olan arzularımızı…” dile getirmiştik. Aynı zamanda bir eğitimci/ Öğretmen olan Ağın Belediye Başkanı Şeref Çakar’ın, konu üzerindeki hassasiyetini gördük.
Ağın Belediyesi Meclis Kararıyla, olumlu yönde bir karar almışlar. Bu konularda, Sayın Valimiz Numan Hatipoğlu’nun da hassasiyetlerini bilmekteyiz.
İslâm mütefekkiri Farabi’nin şehirlerle ilgili çok nefis çalışmaları olduğunu biliyoruz. İyi bir şehir, mutlu ve moral değerleri yüksek olan bir şehir, “Erdemli insandan Erdemli Toplum…” anlayışını hayata geçiren şehirlerdir. Elâzığ böyle bir şehir… Elâzığlı olmaktan da büyük bir mutluluk duymaktayım.
“Huzurlu Mahalle, Huzurlu Köy, Güçlü Türkiye…” anlayışı üzerinde, Elâzığ Şehrimizde bir toplantı düzenleniyor. Bu toplantı da, İçişleri Bakan Yardımcısı Hemşehrimiz Sn. Mehmet Aktaş, Elâzığ Valimiz Sn. Numan Hatipoğlu, Eski Ağın Kaymakamı ve şimdi İller İdaresi Genel Müdürü Sn. Mehmet Emin Bilmez, İller İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sn. Suna Üstüner katılıyorlar.
Ağın Gemuhu köyünden bir mümtaz insan, Türkiye’nin muhtarı Gemuhluoğlu ağabeyimiz, “İnsana dost olmak, fikre dost olmak, coğrafyaya dost olmak, tarihe dost olmak, kendi vücuduna dost olmak, komşuya dost olmak gibi kademe kademe, ama enteğre, bir bütün içinde bütün dostluklar söylenmeye mecburdur.”
Dost, bütün zerrelerin kemal halidir. Sağımıza dönsek, solumuza dönsek, yanımıza dönsek, kendimize dönsek, Hakk’ın esmasını görürüz. Söylerim bu hali yaşayan bir kutlu zevatta, ‘gönülden gayri ne kalır’
Her şeyden önce, ‘gönül insanı olmak’ bu yolda, emek vermek, ter dökmek ne evla bir şeydir?
Ankara Ağınlılar Derneğinden aldığımız telefonlar… O telefonlarda, Eski MHP Milletvekili Mustafa Gül’ün hassasiyetleri, Ağın Dernek Başkanı Emekli Hâkim Metin Tözün Beyin şahsında Ağınlı hemşerilerimizin hassasiyeti, aynı minvalde kendi köşelerinde konuyu işleyen Günerkan Aydoğmuş’un hassasiyeti… Bütün bunlar, ‘kalbe dokunuyor…’ Bir iş şüphesiz ki, kalbi ve hasbi olunca da, neticeye doğru güzel adımlar atıyorsunuz. Ağın Belediye Başkanını da, ‘Ağın’ın bir münevver insanı/ gönüllerin mimarı Müderris Hüseyin Efendinin adının tekrar Ağın Merkez Mahallesine verilmesi…’ bu şehrin insanının bir bakıma, “Sıla-ı Rahim yapmasıdır!” Ağın’ın, kendi kimliğine, öz değerlerine bağlılığının da bir ifadesidir. Türkiye, “Terörsüz Türkiye’yi…” konuşuyor. Ağın İlçemiz, “Cezaevi olmayan…” bir bakıma da, “Erdemli İnsandan, Erdemli Topluma…” gerçeğiyle bütünleşen Türkiye’mize de;
“Rol- Model olabilecek bir İlçemizdir…” Buradan, bütün değerlerimize selâm olsun…
ELÂZIĞ’A DA, MUŞ İLİMİZE DE RAYLI SİSTEM…
Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu, “Önce Selâm, Sonra Kelâm; Önce Teklif, Sonra Tenkit; Önce Refik, Sonra Tarik.” derlerdi. Bizlerde, ısrarla; “Elâzığ Şehrinin ve Muş İlimizin Ulaşımda tarihi çözümün Raylı Sistemde olduğu gerçeğini vurgulamak istiyoruz!”
Niye Elâzığ ve Muş İllerimizi birlikte kullanıyorum?
Muş İlimiz, Malazgirt-1071 Zaferi, Alparslan ile birlikte yâd edilir.
Elâzığ/ Harput Şehrimiz, Artuk Beyin torunu büyük komutan Harput Hükümdarı Belek Gazi ile bilinir.
Her iki değer bizleri, ‘Gaza Meydanlarına…’ götürür. Tevhit aşkını/ veya onun kutlu boyasını verir.
Muş İnsanı, Üniversitesi ile birlikte; “Havalimanı’ndan başlayarak Üniversiteye kadar uzanan raylı sistem…” Bu raylı sistemde, “tren güzergâhını kullanacaksınız…” Ona bir veya iki şerit daha kazandıracaksınız. Bu proje, “Muş’un çehresini değiştirecek bir projedir…”
Elâzığ Şehri, Doğu-Batı Ekseninde o kadar büyüdü ki, “Ulaşım giderek zorlaştı…” Elâzığ Şehrinin de, Ulaşımda çıkış yolu, “Raylı Sistemdir…”
Anadolu insanımız bir söz kullanır, “Bıçak kemiğe dayandı!”
Artık ulaşımda çekilen zahmetler, dayanılmayacak bir duruma giderek dönüşmekte…
Ziya Paşa’nın güzel bir sözü vardır;
“İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez
Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez!”
Bu trafiği, bu şehir artık kaldırmıyor. Giderek de, ‘azaba dönüştü…’
Hadis, “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz…”
Bu şehri, biliyorum her birimiz seviyoruz. Bu şehir bizlerden, “bana cazip olabilecek sevginizi gösteriniz…” diyor. Daha güzel, daha güvenilir, daha verimli bir şehir… Batı standartlarını yakalayan veya ondan daha ileri giden bir şehir anlayışı üzerinde buluşalım. Selam ve Muhabbetle.
DÖRT MEVSİM ÇAY
Benim aklıma dört mevsim çay gelir
Sohbet, muhabbet tadında ay gelir
Ay yüzlü beyler, kelâmı aydınlık,
Münevver insanla asalet gelir
DÜNYA
Dünya ekin tarlası, hasatı sor
İki cihan kazancı, fırsatı yor
Keşkeler duvar ördü önümüze;
Ah, nefis duvarlarını yıkmak zor
ANADOLU'DUR
Sabır; kâh kılıç, kâh asrın kalkanı
Anadolu'dur; Kafkas’ı, Balkanı...
İman Kalesi gibi dört bir yanı
Tevhidin boyası, pusatı saklı
BİR MUCİZE
Mekke'den İstanbul'a bir mucize
Kutlu "fetih müjdesi" asırlara
Malazgirt'te, Bizans gelecek dize
Hacı Bayram Veli'de saklı sırlara
İNSAFIN ÖLDÜĞÜ YERDE
İnsafın öldüğü yerde huzur olmaz
Çiğ sözün akıbeti mazur olmaz
İsrafın hükmü, tel tel dökülür
Dökülen rağbetin nazarı olmaz
HARPUT’A ÇIKTIM
Harput'a çıktım, soğuk bir kış günü
Benliğimi sardı, Buzluk Bağları!
Soğuk suları, soğuk düşler gibi
Düşündüm yılları, koca bir ömrü
Ozan Bağları ıssız, göçmüş şimdi
Rüzgârı, yüreğini ıslatmıyor!
Şiirin öksüz kaldığını gördüm
DÖNEN TEKERLEK Mİ?
Dönen tekerlek mi, zaman mı?
Zaman mı, yol arkadaşım?
Tarif eder zamanı, gölgelerim!
Gölgelerim, secde halinde...
Her vaktin başında utancım,
Kamçılar beni, aklım, inancım
KAR BEYAZI…
Kar beyazı niye üşütür bizi
Gönül açıcı, lekesiz renktir, beyaz!
Özünde sudur, bereket, nimettir
İbreti âleme lâtif hizmettir
Mevsimden mevsime geçiş hikmettir
Her vaktin tasarrufuna hürmettir
YOL VERİN DAĞLAR
Yol verin dağlar, şehrime varayım
Garipler ağlar, bağrıma sarayım
Hüzünlü gördüm bugün şehrimi,
Yol verin, derdine deva arayım