Av. Talip Ersöz

Yorgun ve Küskün Münzevi Muvahhitlere

Av. Talip Ersöz

Kör kuyulara teslim olmamış, Firavunun zindanını medreseye çevirmişiz. Kıtlığın imiğini sıkıp kıraç tarlalara bereket tohumları saçmışız.

Putşıkend İbrahim gibi bir önderimiz var bizim.  Putları devirmiş, başputun boynuna tevhid baltası asmışız. Nemrudun ateşini gülistana çevirmişiz. Zulüm ateşini söndürmek için şu taşıyan karıncalarımız var bizim.

Kızıldenizin rahmini delip geçmişiz yüzbinler, firavuna Kızıldenizi mezar etmişiz. Yılanları yutan ve efsunları bozan asamız var bizim. 

Ayı yarıp, Save gölünü kurutmuşuz, Enuşirvanın zulüm sarayının sütunlarını yerle bir etmişiz. 

Tevhid evine saldıran Ebrehelere zillet elbisesi giydirmişiz. Tevhid leşkeri ebabillerimiz var bizim.

İman varsa imkân da vardır demiş bunu şiar bellemişiz. 

Uzun lafa ne hacet dostlar! Batıla karşı hakkı ikame edecek mustaz'aflarız biz. Her köyde, her ilçede, her şehirdeyiz. Dağlardayız biz, ovalarda. Makina başında sıralarda. Zulmün olduğu her zamanda ve zulmün olduğu her yerdeyiz.

Alev alan ateş söner mi hiç? Özgürlük türküleri biter mi hiç? Göğe savrulan yumruklar zalimler gitmedikçe iner mi hiç? Patikalar yolumuz, dağlar meskenimizdir.

İnletirken gökleri mazlumların ahları,
Açacak nergis gülü, getirecek baharı
Sıklaştırıp safları Mehdi'nin şahbazları
Kıracak arzullahta tüm müstekbir şahları.

Nice kardeşler var, küsüp köşeye çekilmiş.
Kimisi kavgada yorulmuş, kimi ise kovulmuş.
Bahane yok, aşktan kaçış yok,
Yürek aşka tutulmağa görsün.
Hükmü geçmez demirin ne de örsün, yüreğini Mansurca bir ateş sarmışsa eğer mümkünü yok kaçışın.

"KAÇAN YÜREK BİR GÜN YAKALANIR"
 

Yazarın Diğer Yazıları