Av. Talip Ersöz

Palu Beylerinin Ahaliye Zulmü Ve Veşin Köyü Hadisesi

Av. Talip Ersöz

Ancak bu kolay bir iş değildi. Zira beylerin elinde temellük belgeleri mevcuttu. Bu yüzden Osmanlı merkezi idaresi beylerle uzlaşma yoluna giderek Palu'yu kaza ilan etmiş; kaza müdürlüğü ve mültezimlik görevini de Palu beylerinin soyundan gelen Abdullah Bey'e tevcih etmişti. 

Yeni düzenleme ile halktan 1/10 oranında aşar vergisi alınacaktı. Ancak Abdullah Bey bununla yetinmeyip halktan 1/5 ile 1/8 oranında aşar toplamaktaydı. Bunun yanında halka tohum satarak onları borçlandırmakta ve ürünlerinin neredeyse yarısından fazlasına el koymaktaydı. 

Abdullah Bey’in mültezimi olduğu köylerden biri de Palu’nun güneydoğusundaki Veşin köyüydü. Abdullah 1848 yılında, 144 hâneli Veşin köyünden vergi olarak 4.840 kıyye (yaklaşık beş ton) runı kele (tereyağı) talep ediyordu. Köylüler bu miktarın çok yüksek olduğunu ifade ederek veremiyeceklerini ifade etmişlerdi. 1848 yılının Ağustos ayı Ramazan’a denk gelmişti. Ramazan’ı bitirmenin sevinciyle bayram namazını kılmak üzere köyün camisine toplanan Veşinliler, namaz kılmağa hazırlandıkları sırada uzaktan silah seslerinin geldiğini duydular. Kısa bir süre sonra sesler artarak camiye doğru yaklaşmaktaydı. Dışarı çıkıp baktıklarında gelenlerin Palu beyi Abdullah’ın vergi toplamaya gelen adamları olduklarını gördüler. Mültezimler halkın üzerine rastgele ateş ediyorlardı. Veşinliler de bunun üzerine kendilerini korumak için ateşe karşılık verdiler. Çatışma sonunda Veşin halkından üç kişi ölmüş, dört kişi de yaralanmıştı. 

Ertesi gün Abdullah Bey, yanına topladığı yaklaşık 600 adamıyla köyü bastı. Ancak köylüler korkudan köyü boşaltıp dağlara sığınmıştı. Abdullah Bey, öfkelenerek köyü ateşe verdi. Köydeki 144 evden 65’i yanmış; köylülerin kışlık olarak ayırdıkları un, buğday ve sâir tahılları ile hayvanlarından bir kısmı ve hayvan yemleri de kül olup gitmişti. Kavak ağaçları ile üzüm bağları da bu kundaklamadan payını almıştı. Geri kalan mallar da Abdullah Bey’in adamları tarafından alıkonulmuştu. 

Olaydan sonra Veşin köyü ahalisi derhal harekete geçerek Abdullah Bey'in cezalandırılmasını temine dönük olarak Harput Vilayet Meclisine şikâyette bulundular. Veşinliler bununla yetinmeyip durumu İstanbul’a Meclis-i Vâlâ’ya bildirdiler. Harput vilâyet meclisinde dava görülürken Abdullah Bey, Harput’ta hapse atıldı. Abdullah Bey; mahkemeye, padişaha, sadarete ve Meclis-i Vâlâ’ya gönderdiği mektuplarda yasal olan vergiyi toplamak istediğini ancak köylülerin buna karşı direndiğini, köyü yakanların kendi adamları olmayıp, Veşin köylüleri ile düşmanlığı olan Karabegân aşiretleri olduğunu iddia etmişti. 

Harput Vilayet Meclisi, her iki tarafı dinlendikten sonra karar için dosyayı Meclis-i Vâlâ’ya gönderdi. Neticede Meclis-i Vâlâ’da alınan kararla Abdullah Bey suçlu bulunarak Tekfurdağı’na (Tekirdağ) sürgün edildi.

Yazarın Diğer Yazıları