Av. Talip Ersöz

Bülent Ecevit- Fethullah Gülen Bağlantısı

Av. Talip Ersöz

1954’de zamanın ABD Başkanı Dwight Eisenhower’in adını taşıyan ‘Eisenhower Vakfı’ kurulur. Vakıf tüm dünyada ABD Büyükelçilikleri kanalıyla seçilen siyasal ve toplumsal alanlarda etkin olmaya aday başarılı gençlere burs vermesiyle tanınıyor. Burs verilecek adaylar ABD’ye davet ediliyor ve gerekli tüm harcamalarının yanı sıra ‘Çok Uluslu Program’ bursu adıyla burslar verir.
ABD'lilerin gözlüğüyle düşünen, hisseden ve ABD çıkarlarıyla çelişmeyecek siyasetler güdecek insanları yetiştirmek olan Eisenhower Vakfı, 100'ü aşkın ülkede faaliyet gösteriyor.
Eisenhower bursuna layık görülenler arasında olan Süleyman Demirel daha sonra Eisenhower Vakfı yönetim kurulunda da bulundu. Yazar Banu Avar  kendisiyle bir röportajında, “ABD’nin diğer ülke öncülerini devşirme operasyonu olarak görülmeli mi? Size bu burs neden verildi?” diye sorduğunda gülmüştü...’
Bülent Ecevit 1949 yılında "Eisenhover Bursu" ile ABD'ye okumaya gider. Aynı Ecevit bir kez de 1957 yılınd Rockefeller Vakfı'nın bursu ile ABD'ye gidiyor. Harvard Üniversitesi'nde Ortadoğu hakkında eğitim veriliyor. Ecevit'in hocası Henry Kissenger'dir. Kissenger, Nobel Barış ödülü almış Bilderberg'in Türkiye sorumlusuydu. Ecevit de Bilderberg toplantısına katılan isimlerdendir. Zaten buna uygun yetiştirildi.  Bildirberg dünya ekonomisinin belirlendiği yerlerden. Kissenger'in Türkiye'deki en iyi adamı Kasım Gülek'ti.

Kasım Gülek, 1957 seçimlerine az vakit kala Rockefeller bursu ile ABD'de okuyan Ecevit'e Ankara'ya dönüp CHP'de vekil olması için mektup yazar. Ecevit bu davete icabet eder ve 1957 seçiminde vekil olur.1961'de kurulan hükümette çalışma bakanı olur. 

Ecevit CHP'ye üye iken İstanbul CHP il gençlik kollarının bir üyesi de Fetullah Gülen idi. 1958'de CHP'nin Beyoğlu Divan Otel'deki gençlik toplantısında tanışan Gülen ve Ecevit ömür boyu dost olacaktı. Gülen,1958'de düzenlenen CHP Gençlik Kolları toplantısının özel davetlisiydi.

Ecevit 1944 yılında Robert Koleji'nden mezun oldu. Okuldan arkadaşı Rahşan Ecevit ile evlendi. Tüm hayatı boyunca Bülent Ecevit'i yöneten kişi Rahşan Ecevit  olacaktı. Rahşan Ecevit  Selanik göçmeni Sabataist bir aileye mensuptur. Sabataist Ilgaz Zorlu Rahşan Ecevit'in Sabetaist olduğunu ve gerçek adının  "Raşel" olduğunu açıklamıştır.

1972 CHP Kurultayında İnönü ve Ecevit parti başkanlığı için yarışır. Ecevit bu yarıştan galip çıkar, İnönü kaybedip istifa eder. 

Ecevit çiftini CHP'ye yerleştiren Kasım Gülek de Robert Koleji mezunudur. Gülek de 1928'de Rockefeller Bursu ile ABD Colombia Üniversitesi’nde iktisat okumuştur. CIA, Vatikan, Pentagon ile iltisaklı bir isimdi. Bir dönem CHP milletvekilliği ve genel sekreterliği görevlerinde bulunmuş olan Kasım Gülek'in, Fetullah Gülen ile büyük bir dostluğu vardı. Gülen ile CIA arasında bağlantı kuran Kasım Gülek'ti. 

Kasım Gülek ölünce cenaze namazını Fetullah Gülen kıldırıyor. Eşi Nilüfer Gülek İstanbul'da Fetullahçı yapıya 70 dönüm arazi bağışlıyor. Gülek ailesinin Fetullah Gülen'e desteği burada bitmiyor. Nilifür Gülek'in kız kardeşi "Aylin Radomisli", ABD ordusunda çalışan bir subaydı. Radomisli, Fetullah Gülen’in ABD’ye yerleşmesine yardım eden isimler arasında yer alıyor. Fetullah Gülen bu konuda şunları söylüyor:
“Kasım Gülek Bey’in baldızı Aylin Hanım Amerika’daydı. Pentagon’la irtibatları vardı. Kendisine Beyaz Saray’dan bunlar nedir diye bizi sormuşlar. O da endişe edilecek bir şey yoktur demiş, referans vermiş."
Kasım Gülek'in kızı Tayyibe Gülek de 1999'da Ecevit'in partisi DSP'den vekil oluyor. Ecevit o dönemlerde Gülen'e ciddi yardımlar yapıyor. Tayyibe Gülek küçük yaştan beri ABD'de okumuştur. CHP-İP'in ittifakının mimarı Tayyibe Gülek'tir. 
Başbakan Ecevit Tiran'da Fethullah  Gülen okullarını ziyaret etti. Ecevit, "Eleştiriyi göze alarak sizi tebrik ederim" derken, Rahşan Hanım müze gezmeyi tercih etti
Bülent Ecevit, 2000 yılında Arnavutluk'u ziyaret etmiş, ziyaretinin ikinci gününde Türk azınlıkların temsilcilerini kabul etmişti. Temsilciler arasında bulunan Gülen'in Arnavutluk'daki 7 okulunun Genel Müdürü İbrahim Aydoğan, mezunlarının Bilkent gibi okullarda üniversiteyi kazandıklarını, öğrencilerin bilgi yarışmalarında önemli başarılar sergilediklerini dile getirip, Ecevit çiftini okullarını gezmek için davet etmişti. Bu davet üzerine Ecevit de, "Bazı çevrelerce eleştirilmeyi göze alarak çalışmalarınızı tebrik ederim" şeklinde yanıt vermişti. DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit ise, Aydoğan'ın kendisine okulları gezmesi için yaptığı davete; "Keşke daha önce haberim olsaydı, şu anda vaktimiz yok. Yoksa ziyaret etmek isterdim" diyerek cevap vermişti.
Fethullah Gülen 1998 yılı Temmuz ayında DSP Lideri Bülent Ecevit'i Oran'daki evinde ziyaret ederek, Türkiye dışında açtığı okullar hakkında bilgi vermişti.
Ecevit'le yaptığı bu görüşmeyi muritlerine aktaran Gülen, Ecevit'in kendisini dinledikten sonra mutfakta çay yapan eşine, ‘‘Rahşan bak dünyanın her tarafında okullarımız varmış, ne güzel değil mi?’’ diye seslendiğini ifade etmişti.
15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nun taslak raporunda, 2000 yılında DGM Başsavcısı Nuh Mete Yüksel’in Gülen hakkında açtığı davanın hatırlatıldığı bölümde şu ifadelere yer veriliyor:
“Laik devlet yapısını değiştirerek, dini kurallara dayalı bir devlet düzeni kurmak amacıyla örgüt kurmak” suçundan açılan bu kamu davasının, Bülent Ecevit Başbakanlığındaki koalisyon hükümetinin çıkardığı 4616 sayılı Kanun kapsamında kaldığı ve bu sayede Gülen’in ceza almadan kurtulduğu vurgulandı.
Raporda Fetullah Gülen'in mahkûm olduğu ikinci bir davanın da yine Başbakan Bülent Ecevit'in çıkardığı af kanunu ile ortadan kaldırıldığı öne sürülerek şöyle denildi: “Aynı hükümet döneminde ağır cezalar almaktan iki kez Başbakan Ecevit’in erteleme-af düzenlemeleriyle kurtarılmış olması, Fetullah Gülen’in ileriki zamanlarda 'ahirette ilk olarak Ecevit’e şefaat edeceği' yönündeki sözlerinin ve ona karşı öteden beri takındığı sıcak ve olumlu tavrının sonraki yıllarda da aynen devam etmesinin sebebini ortaya koymaktadır.”

Gazeteci Sabahattin Önkibar, Bülent Ecevit'le yaptığı bir söyleşide Ecevit'e: "Fetullah Gülen'e neden muhabbetiniz var?" diye sorar. 
Ecevit:"Sayın Gülen sağ olsunlar, partimize sürekli maddi katkılar yapıp seçim kampanyamıza destek olurlar. Ben sayın Gülen'in kanun dışı bir işini ne gördüm ne de duydum" şeklinde cevap verir.
Gülen 2007 yılında yaptığı bir söyleşide:"Ecevit okullarımıza sahip çıktı. Önüne bizim hakkımızda bir dosya getirildiğinde elinin tersiyle itti. Eğer ahirette Allah bana şefaat etme imkanı verirse ilk önce Ecevit için kullanırım" ifadelerini kullanmıştı. 
Ecevit 1999'da başbakanlık görevinde iken bir MGK kurulu toplantısında, ordunun Gülen'e bir operasyon düzenleneceğini öğrenir. Gülen'in operasyondan zarar görmemesini temin etmek için ABD'ye gitmesine ön ayak olur. 
Rahşan Ecevit Habertürk'le yapılan bir röportajda; "Fetullah Gülen'in elini sıkan ilk kadın bendim. Bülent onun okullarını çok beğeniyordu" şeklinde bir ifade kullanmıştı. İlginçtir ki Ecevit çifti dini yapılara düşmanken Fetullah hareketine yakın duruyordu.
Gülen'in annesi, Edirne'li Mehmet Şükrü Paşa'nın ailesinden. Mehmet Şükrü Paşa'nın atalarının, yüzyıllar evvel İspanya'dan Türkiye'ye (Edirne) göç etmiş olan Yahudilerinden olduğu biliniyor.
 

Yazarın Diğer Yazıları