Türkiye dünyanın tahıl sorununu Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk rolü üstlenerek ve İstanbul’u tahıl merkezi yaparak çözdü. Türkiye bu defa da Avrupa’nın doğalgaz sorununu çözebilecek mi? Tahıl merkezi olan İstanbul; enerji üssü de olacak mı? Putin’in yapmış olduğu açıklamadan sonra; kafamızdan geçen bütün bu soruları bu haftaki köşe yazımızla cevaplamaya çalışacağız.
Yıllık gaz tüketimi 440 milyar metreküp olan Avrupa’nın depolama kapasitesi ise 110 milyar metreküp. Almanya bu yıl sonuna kadar gaz tedariklerinin yerinde olduğunu ve Kuzey Akım’daki patlamanın Avrupa’ya olumsuz bir etkisinin olmayacağını söylese de, Avrupa ülkelerine Rusya’dan gaz gelmemesi nedeniyle artan enerji fiyatları bu ülkelerin ekonomilerini olumsuz etkilemektedir.
Putin’in, “Türkiye Avrupa’dan daha güvenli bir rotadır.” açıklamasının zamanı elbette ki manidardır. Rusya, Avrupa gaz ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyordu. Ukrayna savaşının ardından Rusya’ya uygulanan yaptırımlardan sonra Rusya tadilat gerekçesiyle Avrupa’ya gaz sevkiyatını birkaç kez kesti. Kesintilerin ardından ise Kuzey Avrupa boru hattında patlama meydana geldi. Rusya'nın kendi boru hatlarını incelemesine izin verilmemesi sonrasında Putin, ihracat politikaları noktasında, artık batı ya da Kuzey hattı olarak ifade edilen; “Nord Stream 2” hattı dahilindeki planlarından geri adım atıyor gibi izlenim oluşuyor. Bu nedenle Putin’in ifade ettiği “Türk Akım’ı” ile Avrupa’ya doğal gaz sevk edilmek istenmesi yakın zamanda İstanbul’un enerji üssü olacağını gösteriyor.
Ayrıca Türkiye’nin kendi arama ve sondaj filosunu oluşturmasından sonra öncelikle Doğu Akdeniz’de başlayıp ardından Karadeniz’de başlayan arama ve sondaj çalışmaları olumlu sonuçlar vermeye başlamıştır. Türkiye’nin doğal gazda tamamen dışarıya bağımlı olduğunu düşünecek olursak yapılan keşifler sonucunda elde edilen gaz rezervleri Türkiye için çok önemlidir. Bunun iki önemi vardır. Bunlardan ilki gerçekleştirilen keşifler sayesinde elde edilecek doğal gazın ekonomik değeri, diğeri ise stratejik önemidir. Türkiye’nin yıllık doğal gaz harcaması yaklaşık 12,5 milyar dolar seviyesindedir. Bu doğal gaz rezervlerinin ekonomiye kazandırılmasıyla birlikte Türkiye’nin doğal gaz ithalatında yıllık 5-6 milyar dolar tasarruf sağlanacağı ve toplam harcama tutarının yarı yarıya azalacağı öngörülmektedir. Bu keşiflerin Türkiye’nin bundan sonra yapacağı arama ve sondaj çalışmaları için de ciddi bir motivasyon oluşturacaktır. Ayrıca stratejik açıdan da Türkiye’nin doğal gaz ithal ettiği ülkelerle oturacağı pazarlık masasında bu keşifler elini güçlendirecektir.
Türk Akım’ı uygulamaya koyulursa ve Türkiye’nin yeni gaz rezervleri bulması ile artık Türkiye enerji kaynaklarının üzerinden gönderildiği bir ülke konumundan çıkıp, enerji üssü bir ülke olacaktır. Yaklaşık yüz yıl öncesinde de İstanbul bir enerji üssüydü, yaşanan gelişmeler de tarihin tekerrür edeceğini gösteriyor. Enerji kaynakları ve pazarları arasındaki jeopolitik konumumuz çok büyük önem arz etmektedir. Mevcut stratejik konumumuz hem gittikçe önem kazanmakta hem de riskleri ve sorumlulukları beraberinde getirmektedir.