Hiçbir yaşam, hiçbir gülüş artık eskisi gibi olmayacak. Bunun ayak sesleri yıllar önce ben geliyorum dediyse de bizler fark edeli birkaç sene oldu. Daha doğrusu hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını fark edişimiz pandemi dönemi ile başladı.
Halbuki bundan daha önceleri kulağımıza “yeni dünya düzeni” diye birtakım sesler geliyordu. Ama buna bir türlü anlam veremiyorduk. Daha doğrusu bunun içini dolduramıyorduk. Aslında pandemi döneminde de bu “yeni dünya düzenini” tam anlayamadık. Çünkü ortada birçok bilgi kirliliği vardı. Kime ve neye inanacağımıza şaşırmış kalmıştık.
Tam pandeminin etkisi kırılmıştı ki bu sefer de Rusya-Ukrayna savaşı patlak verdi. Önceleri savaş kısa sürer diye düşündük. Ancak bir süre sonra ABD ve Avrupa’nın Ukrayna’ya doğrudan ya da dolaylı destek vermeye başlamasıyla savaşın da seyri değişmeye başladı. Bu sefer de acaba 3. Dünya savaşı mı başlayacak endişesine kapıldık.
Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı derken iklim değişikliği ile birlikte küresel ısınma kendisini iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Gıda temini sorunu ciddi bir tehlike oluşturmaya başladı.
Ülkemizde ise 24 Ocak 2020’de Elazığ merkezli büyük deprem yaşandı. Tam Elazığ depreminin yaraları sarılmış, depremin psikolojik etkileri iyileştirilmeye çalışılmıştı ki bu defada 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem yaşandı. Bundan sonra da şiddeti büyük artçı depremlerde devam etti. Böylece bozuk olan psikolojimiz daha da bozuldu.
Dünya Sağlık Örgütünün ağustos ayının başlarında yaptığı açıklama ise yine insanları tedirgin etti. Covid-19’un yeni bir varyantının görüldüğünü ifade ettiler. Bilimsel adı EG.5.1 olan bu alt varyant ilk kez 31 Temmuz’da tespit edilmiş. Ancak uzmanlar mayıs ayı sonunda yayılmaya başladığını düşünüyorlar.
Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın, geçen hafta yaptığı açıklamada da bu yeni varyantın Türkiye’de 9 kişide görüldüğü belirtildi. Endişelenecek bir durumun olmadığını özellikle söyledi. Çünkü yeni varyantın hasta etme gücünün düşük olduğu açıklandı.
Covid-19 virüsünün laboratuvar ortamında üretildiği ilk zamanlarda insanların çoğu tarafından komplo teorisi olarak görülüyordu. Ancak şimdilerde evet bu laboratuvar ortamında üretilmiş bir virüstür diye düşünenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Kaldı ki özellikle son zamanlarda kalp rahatsızlığı nedeniyle ölümlere de Covid-19 aşısının sebep olduğuna inananların sayısı her geçen gün artmaktadır. Sizce bunlar olabilir mi derseniz. Sadece size neden olmasın derim. Çünkü yaklaşık 3 yıldır dünyada ve ülkemizde meydana gelen olaylardan birkaçını sizlere sıraladım. Bu olayların arkasında ne mi var? “Yeni dünya düzeni” için atılan adımlar var.
Anlayacağınız artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Allah sonumuzu hayır etsin.
Sağlıcakla kalın.