Alparslan Kılınç

Canınız Sağ Olsun

Alparslan Kılınç

Umut ettik, hiç usanmadan bekledik. Belki gün gelir de birileri bize “canın sağ olsun” der diye. Meğer bekleyişler nafileymiş.

Nedense bu kelimeyi hep biz kullandık. Karşımızdaki kırılmasın, haklı da olsak incinelim ama incitmeyelim dedik. İyi mi yaptık, kötü mü yaptık ? Gerçi hâlâ bu sorunun da cevabını bulamadık. Bunda da bir hikmet vardır dedik.

Aslında kimseden çok şey de istemedik. Bir özür, hiç olmazsa bir güler yüz bekledik. Tam olmasaydı da olurdu. Yarım ağız da olsa bir özür dileselerdi de kabulümüzdü. Çünkü zaten peşin peşin özürlerini de kabul etmiştik.

Bir baktık ki bırakın yarım ağız özür dilemeyi karşı taraf bizim özür dilememizi bekliyor. Yapacak bir şey yok. Bir sefer “canınız sağ olsun” demiştik.

Hayat zaten hep böyle değil midir ? Hangi konuda olursa olsun, kime olursa olsun bir kez fedakârlık yaptık mı ? Hayatımız boyunca hep fedakârlık yapan hep biz olmadık mı ? Onlar için de bu saatten sonra kendimizi değiştirecek halimiz yoktu ya. Fedakârlık yapma ve iyi niyetli olma bir sefer damarlarımıza kadar işlemişti. Çıkarıp atamazdık ya. Çıkarıp atmak istesek de onu da yüzümüze gözümüze bulaştırırdık. O yüzden varsın “canınız sağ olsun”.

Bir tek bize mi öğretmişlerdi; “bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var.” diye. Eğer onlara da öğretmişlerdiyse neden hep biz hatır saydık ? Helal olsun bize bu sözü öyle bir öğretmişler ki kafamızın içine silinmeyecek şekilde yazmışız. 

Canınız sağ olsun.

Çoğu kez kendimizi teselli ettik. Aslında böyle söylemek istememişlerdi dedik. Belki de boş bir avuntuydu, gerçeklerle yüzleşmek istememekti bizim ki. Hep biz hatır saydık. Hatırımızı sayan olmadı. 
Canınız sağ olsun.

Tam cesaretimizi topladık, dilimizin ucuna geldi. “Haklı değilsiniz.” diye haykıracaktık. Bu seferde içimizden bir ses “boş ver” dedi. Dilimizi ısırdık ve kelimeleri yutkunduk. Dilimize şu şiir takılı verdi:

İncitme

Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Kaynak senden incinmesin.
Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin. (Abdurrahim Karakoç)

Canınız sağ olsun 
Saygılarımla.
 

Yorumlar 4
Vedat 15 Ağustos 2022 18:48

Yüreğine ve kalemine sağlık

Göktuğ Çelik 08 Ağustos 2022 22:10

Üstad hayatın kısa olduğunu unutmayıp insanlara canın sağ olsun diyebilmeyiz . Yüreğinize sağlık

Ahmet 08 Ağustos 2022 16:49

Ömrüne kalemine bereket

Kemal 08 Ağustos 2022 13:57

Etkileyici güzel bir yazı kaleminize sağlık.

Yazarın Diğer Yazıları