Alparslan Kılınç

Bir Mucize Olaydı

Alparslan Kılınç

Bir mucize olaydı kırk yıl geri gideydim

            Anamla harman edip, dağda davar güdeydim

            Sereydik yatakları damın orta düzüne

            Uyanaydık Harput’un doyumsuz gündüzüne

            Canım anam tez gittin bizden uzak illere

            Kokuna hasret kaldım ver gitsin yellere

            Senin kokun cennetten, cennetin bağlarından

            Çıkıp gelemezsin öpem ayaklarından

            Çok yattın kara yerde de hadi çıkıp da gel

            Ha düştüm ha düşecem yok tutacağım bir el

            Bilirim mucize yok, ana yok dede yok

            Bilmez misin Esat giden çok hiç dönen yok.

           

            Bu hafta sizleri her bir türküsünü zevkle dinlediğimiz kıymetli hemşerimiz Esat Kabaklı’nın sözlerini yazdığı “Bir Mucize Olaydı” ile selamlamak ve hasbihal etmek istedim.

Hepimiz ya hayatımızın belirli bir döneminde ya da çok bunaldığımız günlerde zaman zaman keşke bir mucize olsaydı veya keşke elimde sihirli bir çubuk olsaydı dediğimiz olmuştur. Özellikle günümüz insanın elinde olan güzelliklerin, değerli şeylerin farkında olamadığını ve farkında olsa bile kıymetini bilmediğini düşünüyorum. Peki bunların değerini ve kıymetini ne zaman anlıyoruz? Ne yazık ki kaybettikten sonra anlıyoruz. Bundan sonra ise tahmin edeceğiniz üzere pişmanlıklarımız, ahlarımız, vahlarımız başlıyor. Çünkü iş işten çoktan geçmiş oluyor.

Hayatımızın içinde her zaman daha fazlasını istiyoruz. İsteklerimiz sınır tanımıyor. Elimizdekilerle yetinmeyi bilmiyoruz. Küçük şeylerle mutlu olmayı beceremiyoruz.

İstediğimiz, ya da yapmayı planladığımız herhangi bir şeyi elde ettiğimizde daha onun mutluluğunu doyasıya yaşamadan belirlediğimiz yeni hedefe doğru koşuyoruz. Anlayacağınız doyumsuzluk had safhada. Aslında doyumsuzluktan öte günümüz insanında şükür etme olayı yok.

Orta yaşlara geldiğimizde ilk hedefimiz çocuğumuzun güzel bir üniversite kazanıp okuması oluyor. Bunun için çabalayıp duruyoruz. Okulu bitiriyor. İyi bir işi olsun. Bu sefer ailece bunun için seferber oluyoruz. O da oluyor. Ama bizim hedefler bir türlü bitmek bilmiyor. Çocuğumuzun evliliğini, muradını dünya gözüyle görmeyelim mi? Malumunuz yuvanın süsü çocuktur. İlk torun için dualar ediyoruz. İlkinin erkek olması ise en büyük arzumuzdur. O da oldu diyelim. Biz bunların mutluluğunu yaşayıp, şükredeceğimize yine yeni istekler peşinde koşuşturup duruyoruz. Aslında en rahat ettiğimiz dönemde bile yeni istekler içerisindeyiz. Devamlı bir şeyleri elde etme çabası içerisinde elimizde birkaç halatı tutmuş, kendimize doğru çekip duruyoruz.  

Devamlı bir istek ve beklenti içerisinde olursak hayatın bize sunduğu güzellikleri göremeyiz. Halbuki elimizdekilerinin değerini, kıymetini bilip onlarla mutlu olursak ve bunu veren Rabbimize şükür edersek hayatın bize yeni güzellikler getirecektir.

Unutmayalım ki gidenin çok, dönenin hiç olmadığı bu dünyada hayatın kendisi bir mucizedir. Mucize elimizdeyken; onun elimizden kayıp gitmesine izin vermeyelim. Hayatın kıymetini bilenlerden olmanız dileğiyle sağlıcakla kalın.

Yorumlar 13
Neslihan 22 Ağustos 2023 13:52

Değil mi hayatın kendisi mucize.. Yazarımız ne doğru bir konuya ne güzel yorumla yaklaşmış.. Yaşıyor olmak dahi mucize iken takındığımız bu olumsuz mutsuz tutum ne..Zihninize, yorum gücünüze sağlık hocam

Yadem 22 Ağustos 2023 00:23

Üstadım bam telinden girmissiniz konuya. Ah bir akıllansak, kıymet bilsek, varken değerlerini bilsek...

Abdulkadir Ceylan 21 Ağustos 2023 22:15

Hocam kaleminize ve yüreğinize sağlık. Malesef yazınızda da belirttiğiniz üzere para pul makam çocukların eğtimi vs. nefsane dünya işlerine düşüp eş dost arkadaş ğeçtim ana babasının hatrını ihtiyacını sormayan bir toplum olma yönünde ilerliyoruz . Vurgulamak istediğiniz hususlarda hassasiyet gösteren ve hayatına bu doğrultu da yön verenlere ne mutlu.... Vermeyen zaten mutluluğu ve doyumu yakalaması mümkün olmayacaktır. Saygı ve selâmlar.

Hakan Yıldırım 21 Ağustos 2023 20:26

Kaleminize sağlık

Hakan Yıldırım 21 Ağustos 2023 20:24

Kaleminize sağlık

Kemal 21 Ağustos 2023 18:55

Her hafta duygularımıza hitap eden çok güzel yazılar yazıyorsunuz yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz

Ufuk Demir 21 Ağustos 2023 17:22

İnsan elindekiler ile yetinmeyi ve onların kıymetini bilmeli.

Hüseyin ÇAHAN 21 Ağustos 2023 16:36

Eyvallah değerli müdürüm. Yüreğine sağlık..

Pelin Yıldırım 21 Ağustos 2023 14:05

Her yeni gün yeni bir mucizeye uyanıştır. Yazılarınızı beğenerek okuyorum. Kaleminize sağlık.

Üsame Kurnaz 21 Ağustos 2023 12:04

Alparslan hocam sayesinde hayata bi dur deyip,öz eleştiri yapma zamanı diye düşünüyorum.

Esengül Dağdeviren 21 Ağustos 2023 11:55

Her hafta farklı konularla bizlerin gönlüne hitap ediyorsunuz. Bu haftaki konunuza da sözleri hemşerimiz Esat Kabaklı'ya ait türkü ile başlamanız bizleri ayrıca memnun etti.

CİHAN AYAZ 21 Ağustos 2023 11:51

Sayın Müdürüm Ellerine Saglık buram buram Harput kokan bir şiire yer verdiğiniz için teşekkür ederim emeğinize saglık ????

Hasan Ateş 21 Ağustos 2023 11:50

Esat Kabaklı'nın bu türküsü de diğerleri de muhteşem. Sizin bu haftaki konunuz da çok güzel. Kaleminize sağlık.

Yazarın Diğer Yazıları