Yatırım alanları gelecek vizyonudur

Son günlerde şehrin gelişmesi ve kalkınması önünde engel gördüğü meseleleri gündeme getiren ve çözüm makamında olan iktidar milletvekillerine yönelik öneri ve teklifler sunan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ile bu eleştirilerin muhataplarından biri olan Ejder Açıkkapı arasında yaşanan polemik farklı konular ve sorunlar etrafında sürüyor.

Yatırım alanları gelecek vizyonudur
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bu polemiklerin sonuncusu ise Gürsel Erol’un Resmi Gazete’ye yayımlanan Yatırım Alanları İlanı ile ilgili eleştirileri oldu. Gürsel Erol’un tepki ve sitemlerde bulunduğu mesele, 13 ilde 59 bin hektarlık 16 yeni sanayi yatırım alanı oluşturulması ve Elazığ’ın bu 13 il arasına dahil edilmemesiydi.

Yatırım Alanları ilanı meselesi aslında sadece bugünün değil gelecek 30 yılın sorunudur. Bugün kaçırdığımız fırsat ya da içinde olmadığımız 13 ilin elde ettiği imtiyaz belki de 50 yıl telafisi olmayacak yeni bir kronik sorunun doğmasına neden olabilecek bir fırsat olarak görülmelidir.

Üstelik bakanlık tarafından ilan edilen bu alanlar sadece bir Organize Sanayi meselesi değil, mega yatırımların konuşulduğu ve bizzat Bakan Kacır tarafından tarihi bir mesele olarak değerlendirilmektedir.

Erol, bununla birlikte Elazığ’ın son yıllarda bakanlıklar tarafından oluşturulan bu denli önemli yatırım ve kalkınma programlarına dahil edilmemesini şehrimizden bakan çıkmamasına ve iktidar kanadında güçlü temsil makamı bulamamasına bağlayarak mevcut Ak Partili siyasetçilere yönelik hem eleştirilerde hem de tekliflerde bulunuyor. 
Devlet tarafından yapılan yatırımları takdir ve teşekkür etmekten geri durmayan ve çekinmeyen bir isim olan Erol’un, şehrimizin önemli yatırım ve kalkınma programlarına dahil edilmemesi konularında yaptığı eleştirilere bu şehirde hak vermeyen tek bir kimse bile yok.

Bunun en somut örneği; geçtiğimiz yıllarda Savunma Sanayi Başkanı bir Elazığlı olmasına rağmen ASELSAN başta olmak üzere ülkemizin gururu olan şirketler ve kurumların deprem bölgesi olan farklı illere yapacağı yatırımlardan aslan payını hemen yanı başımızdaki iller alırken Elazığ’a verilen çok daha düşük bütçeli yatırımların bile akıbeti belli değil. Hem de o dönem Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in Elazığlı olmasına rağmen… Bu dönemde Elazığlı bir bakanımız olsaydı belki o yatımlardan biri de Elazığ ile buluşabilirdi. Peki, bu eksiklik nasıl giderildi ya da giderilmiş gibi gösterildi. Elazığ’a Ağır Bakım yerleşkesi içinde bir bakım atölyesi yapılarak… Hem de Bakan ve yardımcılarının katılımlarıyla gerçekleştirilen şatafatlı bir temel atma töreniyle.

Yine 11 şehir Afet Bölgesi ilan edilirken kapsam dışı kalan Elazığ için Gürsel Erol’un verdiği mücadele apaçık ortada. 6. Bölge Teşviklerinin verildiği süreci hatırlayın. Sesimiz güçlü çıkmasaydı ve muhalefet ve STK’lar sessiz kalsaydı hayat ve ekonomi tam anlamıyla dururdu.  

Ejder Açıkkapı’nın Gürsel Erol’a verdiği diğer yanıtlarda olduğu gibi Yatırım Alanları konusundaki yanıtına baktığımızda belki Sayın Açıkkapı bir kez daha alınganlık gösterecek ancak yine Elazığ’ın faydasına olacak bir durum göremiyoruz. Tek tesellimiz bu olayın önemli ve değerli görüldüğü ve Elazığ’ın da kapsam içine alınması konusunda gayret göstereceklerini açıklamaları…

Geçtiğimiz yıllarda bazı Ak Partili siyasetçilerin ısrarla “Elazığ zaten Afet Bölgesi” şeklindeki açıklamaları yanında Gürsel Erol’un bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşerek sorunun çözümüne katkı sağlaması gibi bir örnekle karşı karşıyayız.

Daha bir gün önce “İktidar Şerik İstemedi” adlı köşemizde bahsettiğimiz  “iktidar kendi görevini muhalefet de muhalefet görevini yapacak ve bu durum hem demokrasinin hem de şehrin gelişiminin önünü açacaktır” şeklindeki öngörümüzün mürekkebi kurumadan bu konuya tam uygun bir örnek yaşanmışken meseleyi şehrimizin faydasına sonuçlandırmak ortaya konulması gereken en net tutumdur.

Defalarca belirttiğimiz gibi bu konuyu gündeme getiren bazen yerel basın, bazen şehrini düşünen bir mühendis, bazen bir sivil toplum kuruluşu bazen de bir muhalefet milletvekili olabilir.

Sayın Ejder Açıkkapı ya da çözüm makamında olan bir ismin yapması gereken de konuyu birkaç demeçle geçiştirmek yerine kabullenerek çözüm üretilmesine katkı sağlamaktır.

Söylememiz şu ki bir iktidar milletvekilinin görevi, şehrimize daha çok hizmet gelmesi, üretim ve istihdamın artırılmasını sağlayacak ancak başka illere verilip de ilimizden esirgenen bir imtiyazın neden gelmediğini sorgulamayı muhalefetin gereği olarak kabul etmek ve bu sorulara herhangi bir alınganlık göstermeden cevap vermektir.

Bu yazının yazıldığı anda konuyla ilgili CHP Milletvekili Gürsel Erol’un Ejder Açıkkapı’ya yönelik bu olayı çok ciddiye almamakla ilgili yeni bir açıklaması geldi ama bizler bu önemli meselenin gündelik siyasete ve siyasi polemiklere alet edilmeyecek kadar değeri ve önemli gördüğümüz için sonuca odaklanılması gerektiğine inanıyor ve bu bahsi kapatıyoruz.