Yatırım alanları cephesinde somut bir gelişme var mı?

Yatırım alanları konusunda Ak Parti Milletvekili Ejder Açıkkapı ve CHP Milletvekili Gürsel Erol arasında yaşanan karşılıklı açıklama yarışı TBMM'ye taşındı.

Yatırım alanları cephesinde somut bir gelişme var mı?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

İlimizin Samsun-Mersin arasında 13 ili kapsayan 16 yatırım alanları içinde ilimizin olmamasının doğal olduğunu ancak diğer fazlarda ilimizin yer alacağını açıklayan ve bunun için gayret göstereceklerini ifade eden Açıkkapı’yı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yalanlamış ve bu fazın dışında yeni hazırlanan ve Bakanlık sitesinde yer alan üç fazda da Elazığ’ın yer almamasına cevap verilmesi beklenirken, TBMM’deki konuşmada bu konu gündeme getirilmeyip algı kelimesinin peşine düşülmüş.
Açıkkapı, konuşmasında bu konuya bir açıklama getirmek yerine hep söylediği “algı oluşturuluyor” söylemini dile getirip Gürsel Erol’un açıklamalarının altında kalmayacağını ve  cevap vereceğini gür bir sesle dile getirdi.

Bu açıklamalara cevap veren CHP milletvekili Gürsel Erol ise Ak Partili Elazığ milletvekilinin mecliste konuşma yapacağına dair gündemin tüm milletvekillerine mesaj atılmasına rağmen diğer ak partili milletvekillerinin  meclise gelip Ak Partili milletvekilinin konuşmasını dinlemediğini buna karşın kendisi ve MHP milletvekili Semih Işıkver’in mecliste olduğunu ifade etti.
Erol, Yatırım alanları konusunda da yeni bir şey söylenmediğini, bu konulara hakim olunmadığını ve vekillerin derslerine çalışmadan meclise geldiğini dile getirdi.

Bir tarafın avukatı olmak yerine sırf somut bilgi bulgu ve resmi kurum açıklamalarından hareketle, Kanal 23 Genel Yayın Yönetmeni Metin Erol’un aynı konuyu televizyonda konuşurken “kelimelerimi dikkatli seçmeye, cümlelerimi özenli kurmaya dikkat ediyorum” hassasiyeti,  gazeteci tarafsızlığı ve tüm objektifliğimizle meclisteki durum ve tablo buydu.
Bu kadar laf ve sataşma arasında bir milletvekili çıkıp demedi ki “Arkadaşlar Elazığ yatırım alanları bölgesinde var ya da yok. Yoksa da şundan yok. Olması için de şunları yapacağız”

Ortada netice yokken ve yatırım alanları cephesinde şehrin de içine alındığı bir koridor ve faz yok iken ve yine  bunun nedenlerine dair kamuoyunu rahatlatacak sadra şifa bir açıklama yokken sesinizin gür ve tok çıkmasının, “Kimse bizden susmamızı beklemesin, eleştirilere cevap veririz” gibi bir hamasetin bu şehre kazandıracağı bir şey yoktur.
Elbetteki milletvekillerinin her talebi Bakanlıkların planlarıyla örtüşmeyebilir. Elbette ki bizim şehir için taleplerimiz yok sayılabilir. Ve çok doğal olarak muhalefet de basın da bunun peşine düşebilir.

Bu durumda iktidara düşen, iddialara laf yetiştirip “Dövene elsiz  sövene dilsiz değiliz” moduna girip cevap yetiştirmek değil, bu talebin doğruluğuna ve gerekliliğine inanıyorsak bu hakkı şehre kazandırmak için bakanlıklardan çıkmamak, Cumhurbaşkanı yardımcısı hatta Cumhurbaşkanına konuyu taşıyarak çözüm arayışına girmektir.

Bu yapılmadığı ya da bunun yapıldığını ortaya koyan herhangi bir emare ortaya konulmadığı sürece bu polemiklerle sadece nefsimizi aldatır, bizden menfaat gören ya da menfaat uman birkaç kişinin “çok iyi ettin” cümlesinin sahte büyüsüne kapılır ancak hem kurumsal hem de şahsi irtifa kaybederiz. 

Siz belki konuşmakla görevinizi yaptığınızı ve sataşmalara cevap verdiğinizi sanırsınız ama Elazığ halkı başlıkta da dile getirdiğimiz gibi “Yatırım alanları cephesinde somut bir gelişme var mı yok mu?” sorusunun cevabına bakar. Gerisi lafı güzaf.