Türker: 'Kilise olması mümkün değil'
İzzetpaşa Mahallesi'nde Salı Pazarı'nın hemen yanı başında, kaderine terk edilmiş halde duran asırlık kilisesin arazi sahibi Süleyman Türker, bu yapının yeniden kilise yapılmasının mümkün olmadığını, belediye ile görüştüklerini ve belediye eğer satın alırsa, büyük ihtimalle kültür merkezi, tiyatro ve konferans salonu olarak değerlendirebilecekleri ifade etti.
İzzetpaşa Mahallesi’nde Salı Pazarı’nın hemen yanı başında, kaderine terk edilmiş halde duran asırlık Ermeni kilisesi şehrin hafızasında derin izler bırakmaya devam ediyor.
1904-1907 yıllarında 500 metrekareye inşa edilen kilise, bugün bir harabeyi andırıyor. Kilisenin kalan duvarları çatlamış. İbadethanenin zemini ise kullanılmaz durumda.
Kilise, Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü tarafından 1973’te koruma listesine alındı. Ana kapısının üzerinde Ermenice ‘E’ harfi bulunan kilise, müdürlüğün internet sitesindeki 265 tescilli kültür mirası arasında ise Süryani kilisesi olarak geçiyor.
TARİHi MİRAS KADERİNE TERK EDİLDİ
Elazığ’ın İzzetpaşa Mahallesi’nde, Salı Pazarı’nın kurulduğu alanda atıl halde bulunan Meryem Ana Kilisesi, geçmişiyle dikkat çekmeye devam ediyor. 1900’lü yıllarda çekilmiş eski fotoğraflarıyla bugünkü harabe görüntüsü yan yana geldiğinde, bölgedeki tarihî mirasın nasıl yok olduğuna dair çarpıcı bir tablo gözler önüne seriliyor.
OTOPARK OLARAK KULLANILIYOR
Osmanlı döneminde, 9. yüzyılda inşa edilen Elazığ Ermeni Protestan Kilisesi, uzun yıllar bölgedeki Ermeni cemaatine hizmet verdi. Ancak daha sonra cemaatini kaybeden yapı, kaderine terk edildi. Cumhuriyet döneminde ise kilise; un fabrikası, pazar yeri, koyun barınağı ve son olarak otopark olarak kullanıldı.
KORUMA LİSTESİNDE ANCAK TEHDİT ALTINDA
1973 yılında Diyarbakır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü tarafından tescillenmesine rağmen yapı hiçbir zaman gerçek anlamda korunmadı. İçindeki Hristiyan freskoları, yıllar boyunca kilise içine giren araçların oluşturduğu tahribat nedeniyle büyük zarar gördü. Ayrıca kilise, üzerinde Ermenice “E” harfi bulunmasına rağmen koruma kayıtlarında “Süryani Kilisesi” olarak geçiyor.
OTEL VE ETRAFINDA DÜKKAN RUHSATI ALDIK
Kilisenin arazi sahibi Avukat Süleyman Türker, Hakimiyet Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, “O arazi için otel ve etrafında dükkan ruhsatı aldık.Fakat inşaata başlayamadık.Bu yıl inşaata başlamak için müracaat ettik ama evraklarda eksiklik olduğu için inşaata başlayamadık.Sonra Belediye Başkanı bizi aradı ve burayı bize satın dedi.” dedi.
BÜYÜK İHTİMALLE KÜLTÜR MERKEZİ YAPARLARDI
Türker sözlerine şöyle devam etti:“Çünkü tarihi eser olduğu için kamulaştırma yapılamıyor.Biz de tamam dedik. Daha sonra bir görüşmemiz olmadı. Bu nedenle askıda kaldı. Belediye alsaydı ne yapacaktı bilmiyorum ama biz kuruldan otel olarak geçirdik. Belediye alsaydı büyük ihtimalle kültür merkezi yaparlardı.Tiyatro ve konferans salonu olabilirdi. Kilise olması mümkün değil. Kültüre kazandırabilirlerdi.”dedi.