SURİYE FACİASI
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Suriyelilere verdiği bir iftar yemeğinde onlara bir müjde veriyor
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Suriyelilere verdiği bir iftar yemeğinde onlara bir müjde veriyor. Türk milletinin benimsemediği, rıza göstermediği ve karşı çıktığı bir müjde,
Bir faciaya, bir felaketle eş değerde bir müjde…
”Suriyeli kardeşlerime istedikleri takdirde Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olabilme hakkını vereceğiz” diyor.
***
Sayın Cumhurbaşkanımız işine gelen her konuda “Millete gideriz” diyor da bu kadar önemli ve bu kadar hayati bir konuda neden millete gitmeyi düşünmüyor buda madalyonun öteki yüzüdür.
Mademki karar mercii millettir o zaman bu konuda da millete gidilsin hele bu millet Suriyelileri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kabul ediyor mu, etmiyor mu?
Buna bakılsın.
Avrupa birliği senelerce bizi “Türkiye’de bu kadar aşı işi olmayan insan var bunları Avrupa içerisine salmak doğru değildir” diyerek Türkiye’yi birliğe kabul etmiyor.
O zaman biz kıçları sıkışınca ülkelerini bırakıp kaçan sayıları üç milyonu aşkın Suriyeliyi içimize neden ve niçin alıyoruz.
Yetmiyor onlara vatandaşlık hakkı veriyoruz.
O da yetmiyor onları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kabul ediyor, Türk milletini onlarla ayni kefeye koyuyoruz.
Bu nasıl bir gaflettir anlamak mümkün değil.
Suriyelileri bu necip milletle eş değerde tutmak gaflettir, dalalettir, bu millete yapılan büyük bir haksızlıktır.
***
Benim dedem seferberlik yıllarında dokuz sene, babam ise dört sene bu ülkede askerlik yaptılar, eğitim gördüler, nöbet tuttular, savaşa girdiler, yaralandılar.
Ben dahi helali hoş olsun otuz iki yıl bir kamu kurumunda devletime, milletime hizmet ettim. Askerlik yaptım, vergi verdim. İzin kullanmadığım seneler, sahura kadar dairede çalıştığım günlerim oldu. Her mesai bitiminde “Devlet malıdır, tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır” düşüncesiyle masamın altına düşen toplu iğneleri toplayıp kutusuna koydum
***
Şimdi sıkıyı görünce vatanından kaçan canlı bomba misali ne idüğü belli olmayan cahil, cühela takımından üç milyonu aşkın Suriyeliler bir yasa ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olacak ve benim sahip olduğum bütün haklara hatta daha fazlasına sahip olacak öyle mi?..
Haydi gel de Aysun Kayacı’ya hak verme…
Bunu kul kabul etse de, Yüce Allah kabul eder mi merak ediyorum.
***
Bu Suriyelilerin yüreklerinde her zaman ülkemize ve milletimize baba Esat’tan kalan bir kinleri vardır.
Suriye başta Hatay olmak üzere topraklarımıza göz diken bir ülkedir.
Bu Suriye ki yıllarca APO canisini baş tacı yapıp, beslemedi mi?
Devrin Genel Kurmay Başkanı “Suriye’ye gireriz” çıkışı sonucu paçası tutuşup APO’yu sınır dışı etmedi mi?..
Bu Suriye Türkiye’de hırsızlık yapmış, cinayet işlemiş kanun kaçaklarına her zaman ve her zeminde ev sahipliği yapmadı mı?..
Bu Suriye içimize her türlü terörü ve teröristi ihraç etme mi?..
Ürettiği eften püften mdigerarı ülkemize kaçak yollardan ihraç edip kaçakçılığı özendirmedi mi, Kaçakçıları beslemedi mi?..
Suriye Devlet Başkanı “Kardeşim Esat” olmaktan çıkıp “Terörist Eset” olmadı mı?
Neler yapmadı bu Suriyeliler?.
Ne zaman dost oldular bize?
Bunu görmeyecek kadar gaflet ve dalalet içerisinde olmamızın nedeni ne?
***
Kilis’te yaşayan çok değerli eğitimci bir dostum anlatıyor;
KİLİS’in nüfusu 90 bin,
Suriyelilerin ise 129 bin…
Suriyeliler geldi geleli şehirde huzur ve güven diye bir şey kalmadı. Üç yüz bin lira değerindeki bir ev yüz bin liraya alıcı bulamıyor” diyor.
Bu demektir ki Türk düşmanı Esad’ın torunları, Şahin Bey’in torunlarını yaşadıkları yerden kovuyor.
Bunun başka izahı var mı?..
***
Bunların aklı fikri uçkurlarında, eğitim yok, kültür yok, ahlak yok, temizlik yok, kurdigerara uymak yok. Ülkemizdeki Suriyeli göçmen kadınlar her gün 250 veya 300 doğum yapıyorlar…
Düşününüz 15 – 20 sene sonra bunların nüfusu kaça ulaşır?
Örf ve ananemize, kültür ve geleneğimize aykırı bir yaşamları olan bu insanlar yarın ülkemizde her türlü kirliliğin içerisinde yer almazlar mı?
Ve bunun altını çizerek ve inanarak diyorum ki!..
20 - 25 sene sonra içimizdeki Suriyeliler bu ülke ve bu millet için en az PKK kadar büyük bir tehlike olacaklardır.
Bunların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları halinde bu ülkeye oy vermekten başka hiçbir katkısı bulunmayacaktır.
Aş ve iş isteyecekler, ana dilde eğitim isteyecek, özerklik isteyecekler.
Ekmek elden, su gölden, maaş devletten çalarak, çırparak yaşayacaklardır.
Oy uğruna ülkeyi böyle bir felakete sürüklemek bana göre çok tehlikeli bir yaklaşımdır. Başka bir deyişle bu ülkeye bir ihanettir.
Sebebi ne olursa olsun bunları dertsiz başımıza dert etmek hiçte akıllıca değildir.
***
Bu gün ülkemizdeki Suriyelilere tanınan bazı haklar milletimize tanınmıyor. Basit bir örnekle yaklaşacak olursan onların eğitimi, doktoru ilacı bedava bizim parayla…
Emeklilerimizin “Ekonomik kambur olarak görüldüğü günümüz Türkiye’sinde ülkemize ve milletimize hiçbir katkısı olmayan milyonlarca Suriyelilerin bu kadar baş tacı edilmeleri acaba hangi aklın ürünüdür?
Haydi, gelin bu sorunun cevabını birlikte düşünelim.
Düşünelim de düşüncemizi hayra yoralım.