Sonuç olarak yatırım alanlarında var mıyız yok muyuz?

Yatırım Alanları merkezli iki milletvekilimizin Elazığ'da başlayan karşılıklı atışmaları TBMM çatısı altına taşınmış ve polemik burada da sürmüştü.

Sonuç olarak yatırım alanlarında var mıyız yok muyuz?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Bunları izleyen ve iki Elazığ milletvekilinin sonu gelmeyecek bu tartışması şehir adına, şehir insanlarının gönlünden geçen duygulara tercüman olan MHP milletvekili Semih Işıkver, yine TBMM çatısı altında “bu tartışmanın şehrimize bir faydası yok”  kelimeleriyle her iki vekilimizi de sağduyu, sekinet ve teenniye davet etmişti.

Umarız gerçekten de şehre hiç bir faydası olmayan  fakat Meclis çatısı altında karşılıklı itham ve sataşmalar bu naif uyarı ile son bulur.

Ancak bu toz duman arasında, yaşanan polemiklerin rüzgarı ve “kim doğru söyledi,  kim haklıydı”nın muhakemesini ve asıl meseleyi kaçırdık gibi.

Bir tarafın; “algı oluşturuluyor, doğrular söylenmiyor ve bu hep yapılıyor” söylemi karşısında diğer tarafın “ya siz konuyu çok anlayamamışsınız ya da Bakan bunu çok abarttı” iddiaları arasında asıl mesele kaynadı gitti.

Konuşulması ve sorulması gereken yaman soru şuydu aslında: Elâzığ, biri açıklanan ancak üçü de açıklanma aşamasında olan Yatırım Alanları koridorunda yer alacak mı almayacak mı? Almayacaksa bunun için ne yapılması gerek?

Asıl üzerinde durulması ve tartışma değil adımlar atmamız gereken konu buydu.

Yoksa rövanşist  bir anlayışla ve cevapsız kalmama adına günlük açıklama yapmak en kolayı ama şehre hiçbir fayda olmayanıydı. 

Şimdi bizler de şehri, şehrin tepe yöneticilerini, siyasilerimizi, STK’larımızla birlikte bu konuya duyarlılık göstererek şehrimizin geleceğini yakından ilgilendiren Yatırım Alanları konusuna eğilelim.

Mevcut OSB’ler elbette önemli ve değerli. Ancak yatırım alanları olası bir İstanbul depremi sonrası yatırımların ve üretimlerin durmadan devam etmesi amacıyla Bakanlığın yatırımları Anadolu’ya kaydırması gibi güzel ve önemli bir öngörünün eseri. 

Yatırım alanlarının belirlenmesi demek bu alanların ticari sit alanları olarak korunması ve üretim dışı yapılaşmaya izin verilmemesi demek. Eğer bu yapılmazsa önümüzdeki yıllarda dev bir otomobil ya da farklı bir yerli ya da  küresel üretici yatırım yapacak alan bulamaz. 

Bu açıdan bakanlığın bu ferasetli yaklaşımının Elazığ’da da hayat bulması için resmi, siyasi ve STK’lar olarak bu gerçeğe yoğunlaşmalı ve bunun etrafında tartışmalarla günü ve zamanı tüketmek yerine sonuca odaklanalım.