Farklı lehçelerin ve dillerin etkileşimiyle şekillenen Elazığ ağzı, kendine özgü kelimeler ve deyimler barındırıyor. Bu kelimeler, Elazığ'ın kültürel kimliğini yansıtıyor ve yöre insanlarının bakış açısını, geleneklerini ve duygularını ifade ediyor. Bazı Örnekler: Gakgo: Kardeş anlamına gelir ve Elazığ'da en çok kullanılan yöresel kelimelerden biridir. Ano, Anuko: Anne demektir. Bibi: Hala anlamına gelir. Diyeze, Eze: Teyze anlamına gelir. Carıt: Ateş küreği demektir. Çağa: Çocuk demektir. Üsküre: Kase demektir. Üsgek: Yüksek demektir. Hırik: Eski ayakkabı demektir. Ösgemek: Özlemek, anımsamak demektir. İsot: Biber demektir. Siyence: Sinsi demektir. Sahan gelen bahan gele: Hoşgeldin. Cedden rahmet: Allah rahmet eylesin. Hayırlı gudümlü ola: Hayırlı bir ömür geçir. Tutuğun altın ola: Elin daim olsun. Baba çıha: Haydi gidelim. Farş malamat olasın: Her şeyin yolunda olsun. Parça tike olasın: Sağ salim ol. Başın, bağrın yiye: Seni çok seviyorum. Elazığ ağzı, sadece kelime ve deyimlerden ibaret değil. Aynı zamanda kendine özgü bir telaffuz ve tonlamaya da sahip. Bu da Elazığlıların konuşmasını diğer yörelerden ayıran bir özellik. Elazığ'ın yöresel kelimeleri ve deyimleri, nesilden nesile aktarılarak yaşatılıyor. Bu kelimeler, Elazığ'ın kültürel mirasının önemli bir parçasını oluşturuyor ve şehrin kimliğini korumaya katkıda bulunuyor.