Prof. Dr. Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı'dan, Kritik toplantı sonrası açıklama
Ak Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile yapılan Yatırım Alanları toplantısı sonrası açıklamalarda bulundular.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır Başkanlığında Ak Parti Elazığ Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Ejder Açıkkapı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver ve CHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver öncülüğünde Yatırım Alanlarına Elazığ’ın da dahi edilmesi konusunda kritik bir toplantı gerçekleşti.
Yapılan toplantı sonrası Elazığ’ın Yatırım Alanı olacağını duyuran Milletvekilleri Prof. Dr. Keleş ve Ejder Açıkkapı şu açıklamalarda bulundular:
PROF. DR. EJDER AÇIKKAPI: “ELAZIĞ’IN MENFAATİNE OLAN HER KONUDA BİR ARAYA GELECEĞİZ”
Ejder Açıkkapı, açıklamasında: “Öncelikle Elazığlı hemşehrilerimizi saygıyla selamlıyoruz. Tabii, 17 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete ile birlikte Samsun-Mersin birinci faz hattında yatırım alanlarıyla ilgili bir çalışma paylaşılmıştı ve bu birinci faz içerisinde 13 il, 16 bölge oluşturulduğu ifade edilmişti. Biz tabii bu süreç içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi Elazığ milletvekili Sayın Gürsel Erol ile bu konuda bazı anlaşmazlıklara düştük. Konu tabii bizim açımızdan eleştirel olarak gördüğümüz yer, Elazığ'ın bu faz içerisinde yer almadığı ve bundan sonra da almayacağıdır. Ayrıca ilan edilen Trabzon, Şırnak, Sivas, Iğdır ve Mersin hatları içerisinde de Elazığ'ın olmayacağını ifade eden Gürsel Erol Bey'e, bunun böyle olmadığını; Elazığ'ın birinci faz içerisinde yer alamayacağını, ancak daha sonra çalışmaları devam eden bu üç faz içerisinde özellikle ya Sivas, Iğdır ya da Trabzon-Şırnak yer alacağını ve bu konuda arkadaşlarımızla beraber çalışmalarımızı sadece 17 Ocak itibarıyla değil, daha öncesinden takip ettiğimizi ifade etmiştik.
Ancak tüm bu ifadelerimize rağmen Sayın Gürsel Erol, gerek basın toplantılarında gerek ilimizin iki güzide kanalında ortak yayında bu görüşünde ısrar etti ve bundan bir türlü geri adım atmadı. Biz de bu konuda Sayın Gürsel Erol'un yanlış bir noktada olduğunu, mealen birçok defa arkadaşlarımızla beraber Elazığ'ımıza ve kamuoyumuza deklare ettik, ifade ettik ve bu konuda Sayın Gürsel Erol'un doğru bir noktada olmadığını ifade ettik. Ama her ifademize rağmen Sayın Gürsel Erol bu görüşünde ısrar etti. Nihayetinde Elazığ'da bu konuda ciddi bir kamuoyu oluştu ve Sayın Bakanımız, gerek bizim talebimizde, gerekse Sayın Gürsel Erol'un Sayın Bakan Bey'den randevu talebi üzerine, bugün bu toplantı gerçekleşti.
Toplantıda Semih Işıkver, vekilimiz Gürsel Erol, vekilimiz Sayın Erol Keleş ve ben bulunduk. Sayın Mahmut Nazırlı ise bugün genel merkez görevlendirmesiyle Suriye'nin Halep ilinde olması dolayısıyla bu toplantıya katılamadı.
Gelinen noktada şunu ifade etmek isteriz: Tabii her siyasi partinin milletvekili kendi siyasetini yapar, kendi görüşlerini dile getirir ve buna göre de seçmenini etkilemeye çalışır. Burada itiraz ettiğimiz noktalardan birisi de Sayın Gürsel Erol'un bu süreçler içerisinde gerek milletvekillerimizi donanımsız olarak itham etmesi ve siyasi ikbal peşinde koştuğumuzu ifade etmesidir; gerçekten bizleri üzdü. Çünkü hiçbir arkadaşımız ve ben asla bir siyasi ikbal peşinde olmadık. Milletvekilliği bizim için vazgeçilmez bir makam değildir; büyük bir vatandaştır, ancak vazgeçilmez bir makam değildir. Bu makamlar millete hizmet makamıdır. Tabii bu görevimizi de en iyi şekilde yerine getiriyoruz.
Sayın Gürsel Erol'un bundan sonra da eleştirileri olacak ve bizler bu eleştirilere bir siyasi partinin milletvekilleri olarak tabii ki cevap vereceğiz. Ama Elazığ'ın, ilimizin ve hemşehrilerimizin menfaatine olan her bir konuda da zaman zaman elbette ki yine bir araya geleceğiz. Bu konuda bizim bir çekincemiz yoktur. Sayın Gürsel Erol bu konuda risk aldığını ifade etmektedir. Bu konuda risk varsa, her bir milletvekili için risk vardır; çünkü bizim de seçmenimiz var, bizim de siyasi partimiz var. Eğer şu veya bu şekilde algılanıyorsa, yani "Cumhuriyet Halk Partisi olarak ben sizinle hareket ediyorum, bundan zarar veriyorum" gibi bir yaklaşım varsa, aynı şekilde biz de Cumhuriyet Halk Partisi milletvekiliyle birlikte hareket ediyoruz. Seçmenlerimiz tarafından bu hoş karşılanmıyor gibi bir sonuca ulaşılırsa, biz bunu düşünmek istemiyoruz. Risk varsa sadece şunu ifade ediyorum: Herkes için risk vardır.
Ve bundan sonraki süreçte biz milletvekili arkadaşlarımla birlikte, Erol Bey burada, Mahmut Bey şu an Halep'te, teşkilatlarımızla birlikte ilimiz için, hemşerilerimiz için her türlü çalışmayı birlikte yürütmeye devam edeceğiz. Gayemiz, Elazığ'ı hak ettiği, daha güzel yerlere getirmektir. Türkiye Yüzyılında Elazığ’ı, Türkiye Yüzyılının parlayan bir şehri haline getirmektir, diyorum. Bütün hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum.
ben şunu da ilave edeyim: Biz iktidar partisiyiz, iktidar parti milletvekilleriyiz. Biz her türlü hizmet ve yatırımı takip eden siyasetçileriz. Teşkilatlarımız da takip eder. Ama az önce sayın hocamın ifade ettiği gibi, biz bazı konuları kamuoyundan bilgilendirmeden takip ediyorsak, bunun bazı sebepleri var. Yani biz şeyleri davul huzuruna alarak yapamayız. Sorumluluk makamındayız. İktidar milletvekilleriyiz ve nihai sonuca yaklaşmadan bazı şeyleri deklare etmemiz problem olabilir; bizler açısından, seçmenimiz açısından, ilimiz açısından. Bu konuda çok hassas bir şekilde çalıştığımızı ifade etmek isterim.
Buradan dile getirilen her bir konuda biz arkadaşlarımızla, milletvekillerimizle her daim çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu tür
polemiklerle şehrimizi meşgul etmemek lazım. Biz işimize bakacağız, önümüze bakacağız. Eleştirilere saygı duyacağız. Ama bu eleştirilerde seçmenleri yönlendirmeye yönelik bir algı varsa, biz de aynı şekilde karşılık vereceğimizi ifade etmek istiyorum.
Tekrar söylemek isterim: Bizler milletvekili olarak Elazığ’ı temsil ediyoruz. Elazığ’ın vekilleriyiz ve devlet ahlakımız var. Konuştuğumuz, ağzımızdan çıkan her kelimeye dikkat etmemiz lazım. Bakanlığımızı ya da hiçbir bakanımızı zor duruma sokacak söylemlerden siyasi amaçla da olsa, ne olursa olsun, uzak durmak lazım. Bu devlet bizim devletimiz. Dolayısıyla söylemlerimize, hareketlerimize ve tarzımıza mutlaka dikkat etmemiz gerekir.
Teşekkür ederim. Sayın Sanayi Bakanımıza ve ekibine, diğer bakanlıklarımıza gerçekten 2059 projeksiyonunu oluşturdukları için teşekkür ediyoruz. Bundan sonraki süreçlerde inşallah sanayicilerimiz, yatırımcılarımız, yatırım yer kaygısına düşmeden yatırımlarını daha hızlı gerçekleştirecekler. Hem zamandan hem de arazi karşılığı olan büyük yatırımlardan kurtulmuş olacaklar. Hayırlı uğurlu olsun diyelim. İnşallah bu işin içerisinde Elazığ en güçlü illerden birisidir ve Allah’ın izniyle Elazığ bu yatırım alanı içerisinde yer alacaktır. Bu zaten böyleydi.
Ama Sayın Gürsel Erol’un çıkışları sonucu olan bir şey değildir; bu tamamen çalışmaları içerisinde olan bir il olarak zaten var olan bir ildir. Bu konuda Sayın Bakanımızın bugünkü açıklamalarından dolayı doyurucu açıklamalarından dolayı Elazığ’a yaklaşımından dolayı da teşekkür ediyorum. 2026 yılında ilan edilecek haklar içerisinde, birinci fazda 59 bin hektar açıklanmıştı; 100 bin hektarlık alan ise 2026 yılı içerisinde açıklanacak. Elazığ’ımız ve bölgedeki diğer iller, inşallah Türkiye’nin önümüzdeki 30 yılına damga vuracak çalışmaları yapacaklar.” ifadelerine yer verdi.
PROF. DR. KELEŞ: “ELAZIĞ BU HATLARIN İÇİNDE OLACAK”
Prof. Dr. Erol Keleş’in açıklaması ise şu şekilde:
“Çok kıymetli hemşehrilerim, ben de hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum. Yaklaşık bir haftadan daha uzun süredir Elazığ kamuoyunu işgal eden ve bu konuda da birçok söylemler duyduğumuz bir konu var. Bu konu, sanayiye yatırımlarının master planıyla ilgilidir. Ben çok kısaca özetleyeceğim. Aslında geldiğimiz noktada biz bu konuyu bugün değil, bu Ocak ayında değil, daha önceden de takip ettiğimiz bir konuydu. Ve gerçekten Türkiye'nin ve bölgenin açabilecek çok kıymetli, çok değerli bir proje ve biz Bakan Bey'e de gerçekten bu projeden dolayı teşekkür ediyoruz.
Tabii, projenin amacı şuydu: Projenin amacı, genellikle sanayi alanlarının Marmara Bölgesi başta olmak üzere, özellikle Ege ve biraz da Akdeniz ve Orta Anadolu'da sıkışmış olduğu ve bu sıkışan ve yoğunlaşan sanayi alanlarının Anadolu Bölgesi'ne yayılması amacıyla düzenlenmiş bir projeydi. Ve bu projede de hepinizin de yakından takip ettiği gibi, ben üzerine basarak söylüyorum: Dört tane faz vardı, dört tane hat vardı.
Bunlardan biri kuzey-güney hattı, yani Samsun-Mersin hattıydı. Bir diğer hat, Iğdır-Sivas hattıydı. Bir diğer hat Trabzon-Şırnak hattıydı, bir diğer hat ise Mersin-Şırnak hattıydı. 17 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanımızın kararnamesiyle birinci hat, yani Samsun-Mersin hattında 13 il, 59 bin hektar alan sanayi bölgesi olarak açıklandı. Bakın, bu 13 il içerisinde Aksaray, Amasya, Konya, Kayseri, Ankara, Nevşehir, Niğde, Yozgat ve Hatay vardı. Bakın, ben hep söylüyorum: Bu 13 yıl içerisinde Samsun-Mersin yok. Samsun-Mersin hattının ismidir Samsun-Mersin hattı. Burada 13 il vardı ve bu açıklandı.
Biz o zaman da arkadaşlarımızla beraber şunu söyledik: “Bakın, birinci hat açıklandı. Daha bunun ikinci, üçüncü ve dördüncü hatları açıklanmadı. Biz bakanlığımızla görüştük; bu konuda çalışmalar devam ediyor. Evet, bu bölge sanayi bölgesi alınacak alan olarak ilan edilecek yerlerde de bazı kriterler var. Bu kriterler, işte afete dirençliği, demir yolu ağı, hava yolu ağı gibi birçok kriterdir; ki Elazığ zaten bu kriterlerin hepsini sağlıyor. İkinci hat açıklandığında çok büyük ihtimalle Elazığ da bu hattın içinde olacak.
Biz, muhalefet milletvekilimiz Gürsel Bey'in dediği gibi “açıklandı, artık nihai sonuçlandı” şeklindeki yaklaşımın doğru olmadığını söyledik. Bakın, bu birinci hat içerisindeki iller çok net belli. Hatta böyle bir hattı, tek bir hat gibi düşünmemek lazım. İçerisinde evet, buradan geçen çizginin içerisinde olan iller; hayır, içerisinde işte Ankara da var, Hatay da var. Dolayısıyla bu sadece çizilmiş bir hat olarak değerlendirilmesini söyledik.
Ve bugün Bakan Bey, milletvekillerimizi toplantıya çağırdı. Beraber gittik. Biz Ejder Bey ile beraber gittik; Mahmut Bey genel merkez görevlisi olduğu için Halep’te olduğu için toplantıya katılamadı. Yine MHP milletvekillerimiz Semih Bey ve Gürsel Bey, CHP milletvekili toplantıda hazır bulundu. Bakan Bey yaklaşık bir buçuk saatlik süre içerisinde projenin detaylarını anlattı. Gerçekten projenin ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu ve Türkiye'nin, özellikle de Anadolu Bölgesi için çok değerli bir proje olduğunu anlattı.
Burada hiçbirimizin sıkıntısı yok. Gerçekten bu konu son derece önemli ve Bakan Bey’e de proje için teşekkür ediyoruz. Geldiğimiz ikinci konuda da haklar üzerinde, aynı biraz ifade ettiğim gibi, Bakan Bey birinci hattı açıkladı. Bu hattın içerisinde bulunan iller açıklandı; ama diğer hatlar içerisinde, yani Sivas-Iğdır hattı içerisinde hangi iller olacak? Trabzon-Şırnak hattı içerisinde hangi iller olacak? Mersin-Şırnak hattı hangi iller olacak? Konusunda çalışmalar devam ediyor ve bu yıl sonunda 100 bin hektarlık alan sanayi alanı olarak ilan edilecek.
Birinci fazda 59 bin hektarlık alan açıklanmıştı; bu açıklanacak alan da 100 bin ve toplamda 360 bin hektara çıkartılacak. Elazığ’ın da Bakan Bey’in ifadesine göre bu hatların içerisinde yer alacağını; çünkü var olan kriterlerin hepsinin Elazığ tarafından fazlasıyla sağlandığını ifade etti.
Dolayısıyla geldiğimiz noktada sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: 2026 yılı içerisinde 100 bin hektarlık alanda sanayi alanı olarak ilan edilecek, hatlar içerisindeki iller açıklanacak. Birinci hatta ilan edilen illerde Diyarbakır, Erzurum, Bingöl, Malatya yok. Doğu Anadolu’dan hiçbir il yok; zaten bu hat buraya ait değil. İkinci hat içerisinde geçen hat içerisinde, çok büyük ihtimalle kriterleri dolduran iller de bu hattın içerisinde olacak. Elazığ’ın zaten bu kriterleri fazlasıyla sağladığını kendi ifadesiyle de ifade etti.
Dolayısıyla bundan sonraki süreçte ben hep şunu söylüyorum: Biz partimiz hizmet siyaseti güder; halka hizmet hakka hizmettir. Elazığ bizim için çok kıymetlidir. Biz Elazığ için yaklaşık üç yıl boyunca vekil arkadaşlarımızla beraber gerçekten gecemizi gündüzümüze katarak ne yapabiliriz, ne edebilirizin çabası içerisindeyiz. Allah’a çok şükür bilgimizle, donanımımızla bunun için yeterli.
Bu üslubun çok doğru olmadığını belirtmek istiyorum. Bundan sonra süreçte de sanki bu olayı biz yeni öğrenmişiz gibi, yeni bundan haberimiz olmuş gibi algılanması doğru değildir. Biz birçok konuda bazı şeyleri usulüne uygun olarak takip ediyoruz. Mesela PTT sekizinci bölge olmasında da aynı şekilde bir yol izledik. Burada da şu anda Elazığ için herhangi bir sıkıntı yok. İnşallah yatırım programında da 2026 yılı içerisinde açıklanacak.