İLİMİZDEKİ OTOBÜS DURAKLARI VE NASRETTİN HOCANIN TÜRBESİ
İzin verirseniz bu gün belediyemizin otobüs işletmeleri müdürü ile beraber Halk Otobüsleri Dernek Başkanını da yanımıza alarak bütün güzergâhlarda
İzin verirseniz bu gün belediyemizin otobüs işletmeleri müdürü ile beraber Halk Otobüsleri Dernek Başkanını da yanımıza alarak bütün güzergâhlardaki otobüs duraklarını gezip görelim.
Bakalım bu duraklarda halkımıza ne gibi bir hizmet sunumu yapılıyor. Bu hizmet sunumunda herhangi bir noksanlık var mı, yok mu? Var ise bu noksanlıkları giderme yoluna gidelim.
***
Ama önce cennetmekan Hoca Nasrettin’in Akşehir’deki türbesine gidelim, orayı ziyaret ettikten sonra tekrar konumuza dönelim.
Görenler bilir Nasrettin Hoca’nın Akşehir’de bir türbesi var.
Türbenin önünde kocaman bir demir kapı ve kapının üzerinde kocaman bir kilit var ama…
Türbenin etrafı açık,
Tıpkı bizim öğretmenevi önündeki otobüs durağı gibi…
***
Bu durakta batı istikametine doğru altı adet kabin var.
İnsanların yazın güneşte, kışın yağmurdan, kardan korunabilmesi için altına gireceği, üşümeden, ıslanmadan otobüsünü bekleyeceği kabinler.
Gel gör ki;
Bu kabinlerin hiç birisi yolcular tarafından kullanılmıyor.
***
Çünkü bu kabinlerin önü kontak kapatmış otobüslerin durak yerleri… Buraya seyir halindeki otobüsler yanaşmıyor. Otobüsler doğu tarafında 30 - 40 metrelik boş bir alana yaklaşıyor.
Yolcularda buraya odaklandığından izdihamlar oluşuyor. İtişip kakışmalar yaşanıyor. Zaman zaman duyarsız özel araç sürücülerinin bu alanı işgal etmeleri sonucunda otobüslerin durağa yanaşması ve yaşlı, başlı insanların otobüslere rahatlıkla binmeleri oldukça zorlaşıyor.
Oysa otobüsler güzergâhları belirlenen kabinler önünde durup yolcu indirip, yolcu alırlarsa işler daha kolaylaşır. Böylelikle insanlarımız kabinlerinde oturarak gelecek otobüsleri bekleme imkânına kavuşur.
Ama böyle bir durum yok.
Kabinlerin olduğu yerlerin önü kontak kapatmış, park etmiş otobüslerle dolu.
Hadi gel de burasını Nasrettin Hoca’nın türbesine benzetme kabin var içerisinde yolcu yok…
Yolcu olan yerlerde de kabin yok.
Yaşlılar, hastalar, hamileler ayakta…
GÜZERGÂHTAKİ DURAKLAR
Bazı durakların otobüs durağı olduğuna dair hiçbir işaret bulunmuyor. Ne bir tabela, ne de hastaların, engellilerin, hamile kadınlarımızın oturup da otobüs bekleyebileceği bir bank bile yok.
Acaba ilgili ve yetkililerimiz şehri boydan boya tarayarak bu gibi aksaklıkları gidermeyi hiç düşünmediler mi?
Düşünmüyorlarsa lütfen düşünsünler çevreyi bilmeyen insanlar otobüs durağını soruyor. Onlar zannediyor ki bizdeki duraklarda diğer şehirlerimizdeki duraklar gibi otobüs belirli bir saatte gelecek, belirlenen duraklarda yolcu alıp yolcu indirecek.
Maalesef bizde böylesine saatinde gelen, saatinde kalkan disiplinli bir yolcu taşıma sistemi yok.
Bizde “Şoför Bey müsait yerde” denildi mi otobüsler durmak zorunda durmazlarsa duyarsız vatandaşların tepkisini çekiyorlar.
Otobüslerin durak harici yolcu alıp, yolcu indirmeleri yarım saatte gidilmesi gereken mesafeyi bir saate çıkarıyor.
Buda hem kargaşaya, hem sürücü ile vatandaşların karşı karşıya getirilmesine hem de iş ve zaman kaybına sebep oluyor. Bu nedenle yarım saatte gidilmesi gereken yerlere bir saatte zar zor ulaşılabiliyor.
Oysa otobüslerimiz duraklar haricinde yolcu alınıp yolcu indirmezlerse herkes bu sisteme kısa bir zaman diliminde alışır, sistem rayına oturur, durak mefhumu oluşur ne bir kargaşa nede bir şikâyet meydana gelir.
***
Bu duruma muzdarip olan vatandaşlar bizlere “Arkadaş bunları neden yazmıyorsunuz? Vatandaşın bu konudaki şikâyetlerini neden ilgililere iletmiyorsunuz?” diyorlar.
Yazmaya yazıyoruz da bu şehirde kim kime, dum duma sesimizi duyuramıyoruz ki.
Bu şehirde hiç kimseye “Gözün üzerinde kaşın var” demeyeceksin.
Dersen kötü olursun.
Bir hizmetin halka daha iyi bir şekilde sunumu için herkesin üzerine düşen görevi kusursuz yapması gerekiyor.
Hizmet kusursuz yapılınca her şey çok daha güzel olacaktır. Ben buna inanıyorum.
Bakalım ilgili ve yetkililerimiz vatandaşın muzdarip olduğu bu konulara eğilme zahmetini gösterecekler mi? Göstermeyecekler mi?
Bekleyip görelim.