DİLENCİLER SORUNUNU BEN Mİ ÇÖZECEĞİM?

Çevreme ve uygulamalara bakınca sorunun cevabına neredeyse evet sen diyeceğim

DİLENCİLER SORUNUNU BEN Mİ ÇÖZECEĞİM?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Çevreme ve uygulamalara bakınca sorunun cevabına neredeyse evet sen diyeceğim. Çünkü; ne emniyetin nede belediyenin bu işin üzerine ciddiyet ve istikrarla gittiğini göremiyorum.

Önceleri dilencileri sadece ana caddelerin üzerinde köşe başlarında görüyorduk ama şimdi geldiğimiz noktaya bakınca dilencilerin olmadığı bir alana rastlamak imkansız.

Apartmanların içleri, şehirler arası yollar, en merkezi işlek caddeler, AVM'ler, Cami önleri, hastane bahçeleri ekle ekleyebildiğin kadar. Yakında bu kimseler cazip yerleri parselleyip bu işin mafyasını oluştururlarsa hiç şaşırmayacağım. Gidişat tamda o noktaya gidiyor...

Bahsettiğim alanların tamamı dilencilerin istilası altında. Önceleri oturup para verilmesini beklerken şimdi yeni moda ile insanlara yapışıp dakikalarca rahatsızlık verebiliyorlar. Bunlara ek olarak birde bugünün dilencisi yarının hırsızı ve gaspçısı olmaya namzet tipler türemeye başladı ki bu tam bir fecaat! Yaşları 10-18 arası olan çocuklar hemen her yerde BALLY dediğimiz uyuşturucu koklayıp çevredekilere musdigerat olup zarar verme noktasına gelebiliyorlar. Bunun en bariz örneği terminal kavşağı ve sanayi mahdigeresi bölgesidir. Tehlike her geçen gün artarak büyüyor. Soruna en kısa sürede neşter vurulmadığı takdirde bu ilin huzuruna geleceğine yazık edilmiş olacak. Elazığ çok ciddi manada bu sorundan muzdarip olacaktır. Bunda bugünkü emniyet ve belediyeninde payı çok büyük olacaktır.

Eğer belediye veya emniyet biz bu sorun için çaba harcıyoruz diyor ve aksine sorun tırmanarak devam ediyor ise ya uygulamada bir gevşeklik var yada caydırıcılık yoktur. Çözüme ulaştıramadığınız sorun için çaba harcamışsınız veya harcamamışsınız bu vatandaş açısından çok önemli değildir. Halk haklı olarak sonuca bakar. Bu sorunu çözüp yada minimize edememiş iseniz devletin güvenlik kuvvetleri yada belediye benim gözümde acziyet içindedir. Öyle ya bu kadar devlet ve belediyenin olanaklarına rağmen sorun devam ediyor ise nasıl aksini düşüneyim? Şayet sorunu çözecek merci ben yada vatandaş değil isek! mevcut durumu çözüme ulaştıracak birimler mazeret üretmeden '' aman şöyle oldu, aman böyle oldu, aman şunu yaptık, aman bunları yapıyoruz '' demeden '' buyurun sorumluluğumuz ve işimiz gereği bu sorunu çözdük ve halkımızı bu mağduriyetten kurtardık '' diyerek icraat göstermelidir. '' Kısacası aynası iştir kişinin lafa bakılmaz. ''

İşin birde garip hal aldığı şu boyut var; Evvelce sadece ilimiz içinde bulunan dilenciler vardı şimdi ise birde buna her sabah minibüs seferleri ile gelen gurbetçi dilenciler eklendi, onlara ek olarak ta Suriyeliler eklenince iş daha bir usandırıcı keşmekeş boyuta ulaştı. Bende, insanlarımızda adı gibi biliyor ki bu kimseler ihtiyaçtan dolayı dilenmiyor. Bu insanlar çokta ciddi mal varlığına sahip durumdalar. Bunların yaptıkları duyguları sömürerek mdigerarına mal eklemektir. Gerçek ihtiyaç sahipleri evlerinden çıkmayan, insanlardan bir şey isteyemeyecek gurur ve olgunluğa sahip insanlardır. Asıl yardım edilmesi gerekenlerde bu kimselerdir. Yardım ve destek olmak isteyen insanlarımızında bunları görüp gözetmesi gerekmektedir.

Toparlayacak olur isem, yetkili birimlerden beklentimiz organize bir şekilde bu sorunun üzerine gidip halkın güvenliğini ve huzurunu sağlamalarıdır. Basit ve sorunu görmezden gelici, caydırıcılık içermeyen yaklaşımlar ile sorunun çözülmeyeceği aşikardır. Yeri gelmiş iken, dilencileri yarım saat misafir edip çaylarını ikram edip serbest bırakmanın dışında herhangi bir uygulama yapılıyor mu?! Bu durumu merak etmiyor değilim. Konuya vakıf olan yetkililer beni durum ile alakalı bilgilendirir ise çok sevinirim. Lafın özü, gelinen nokta gözardı edilecek, ötelenecek bir hadise değildir. Yetkililer çıkıp gezsinler halka kulak versinler. Geldiğimiz noktanın nasıl vahim bir hal aldığını kendileri de bizzat göreceklerdir.

Halkımızda toplumsal sorumluluk gereği görmüş oldukları buna benzer nahoş hadisleri yetkili mercilere haber vererek sorunun çözümlenmesine katkı sağlamalıdır. Huzur bozulur ise çocuklarınızı emanet edebileceğiniz güvenli, huzurlu bir ELAZIĞ bulamayacaksınız. Kendiniz için sorunları dert edinmiyor iseniz çocuklarınızın geleceği için dert edinin. Zamanında başı ezilmeyen her sorun büyüyerek kapınızı çalacaktır.

İş işten geçmeden huzur ve güven için kürek çekin....