Bizi mahcup etmediğiniz için teşekkürler
Şehrin kaderine, şehrin rutin gelişmesine yeni bir ivme katan ve çok şeyler kazandıran siyasiler, tepe yöneticiler, bürokratlar ve kendini hizmete adamış simalar vardır.
Her şey durağan ve rutinde giderken, birden bire hesapta olmayan, çok da öngörülmeyen, olması konusunda kimsenin iyimser bakmadığı bir hususa eğilip onu kurumuna ve şehre kazandırmak için gövdesini koyan ve bunu başaran yöneticilerimiz vardır.
Şehir tarihinde sayıları çok olmasa da Elazığ’ın kaderinde iz bırakan bu önemli isimlerden biri de Fırat Üniversitemizin Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş’tır.
İşin ilginç tarafı ise bizlerin bu gerçeği en yalın çıplaklığını bizden birinden değil, konulara vakıf başka bir üst düzey hatta geçmişte Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yapan ve şimdi ise Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı görevinde bulunan Fatma Şahin’den öğrenmemiz.
Bir program vesilesi ile ilimize gelen Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, bakın neler söylemiş: “Gakgoların memleketinde, Fırat’ın Oxford’unda bulunduğum için memnuniyetimi ifade ediyorum. Siz, bölgenin parlayan kutup yıldızısınız. Benim gözümde siz, bilim ekonomisinin ana damarısınız. Bunu yapan da doğru bir hoca, doğru bir yöneticidir. Bu yüzden kıymetli rektörüme gerçekten çok teşekkür ediyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) mezunu olarak dönemin TÜBİTAK başkanı ve şu anda İTÜ Rektörü olan kıymetli hocam Prof. Dr. Hasan Mandal ile bir anımı paylaşmak istiyorum. Geldi dedi ki ‘Başkanım, elimizle bütçeyi ayırdık. Vallahi billahi bütün bölgenin alması gereken bütçeyi bir Fırat Üniversitesi Tek başına aldı.’ Fırat Üniversitesi Rektörü Sn. Prof. Dr. Fahrettin Göktaş’ı ayakta alkışlıyorum, ellerinden öpüyorum. Bunu başaran; Vallahi Billahi bir adam, bir doğru adam.”
Bunu bizim yöneticilerimiz de söyleyebilirdi belki. Ama inanın söyleseler bile Fatma Şahin kadar etkisi ve inandırıcılığı olmazdı.Evet, yıllar sonra Elazığlı olmayan ama Fırat mezunu, Fırat’a ve bilime kör bir ideolojik gözle bakmayıp, sülale boyu akademisyenlik saltanatına son veren, hizmeti önceleyen bir doğru ve yürekli adam geliyor, samimiyeti, gayreti ve cesaretini birleştirip üniversitelere tahsis edilen bütçenin önemli bir bölümünü silip süpürüp Fırat Üniversitesine aktarıyor ve 800 yataklı hastanenin yapım ihalesini gerçekleştiriyor. Bununla da kalmayıp Fırat Üniversitesini Araştırma Üniversitesi yapıyor ve bunun getirdiği imkân ve avantajlarda Fırat’ı dünyanın ve ülkemizin en etkin ve saygın üniversitesi yapıyor.
Bize düşen, şehir insanına, bilim dünyasına ve olaylara objektif bakan medyaya düşen ve bizden ve şehirden biri değil, şehir dışından bir değerli ismin yine değerli bir ismin yakınma ve dövünme cümlelerini naklediyor.İTÜ Rektörünün yakındığı, dövündüğü ve bütçenin tamamını almakla itham ettiği, ve bundan dolayı çok üzüntü duyduğu isim Fırat Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş’tan başkası değil.
Bu başarı hikâyesini kim anlatsaydı Fatma Şahin kadar anlatamazdı, anlatsaydı bile bu kadar etkili ve inandırıcı olmazdı.Fatma Şahin’in sözü üzerine bir söz söylemek abesle iştigal olur.
Sizi kutluyoruz Rektör Hocam. Siz belki mütevazilik gösterdiniz. Siz belki bu başarıyı anlatırsak ve öne çıkarsak birileri haset eder, birileri gölgede kalır gibi hassas düşündünüz ve çok öne çıkmadınız. Ama günün birinde bir Fatma Şahin çıktı ve sizin dile getirmekten biraz çekindiğiniz ya da utandığınız konularda tüm gerçekleri hem de tanığı olduğu bir olay üzerinden anlattı. Bu kendisi büyük ama şehirdeki yankısı çok görülmeyen bu başarınızdan dolayı Fatma Şahin Başkanın dediği gibi sizi ayakta alkışlıyoruz.Hakimiyet olarak sizler Fırat’a rektör olarak atandığınız günden itibaren “istemezükçü taifeye” rağmen arkanızda durduk. Onların “Elazığlı isim mi yoktu?” gibi gereksiz ve anlamsız itirazlarına; “Elazığlı rektörleri de yıllarca gördük, akraba ve ideolojik kadrolaşmaktan başka bu üniversiteye ne yaptılar” diyerek bu tepkileri tuzla buz ettik. Çok şükür ki yanılmadık. Sağ olun sizler de bizi mahcup etmediniz. Hatta ne kadar isabetli bir duruş sergilediğimizin kanıtı olarak bu başarılara imza attınız. Gururumuz oldunuz. Ve sizlerin bu duruşuyla Hakimiyet’in kişilerin, ideolojilerin ve müesses nizamın değil şehrin yanında olduğunu örnek başarınızla tescil ettiniz ve bizzat gösterdiniz.
Yeni bir dönemde yasal olarak aday olamayacaksınız. Ama şunu bilin ki Fırat’ın rektörleri arasında Kurucu Rektör merhum Prof. Dr. Mustafa Temizer ile birlikte ismi anılacak tek rektörsünüz? Bizim bugün kurduğumuz bu cümleyi abartılı bulan ve çok itibar etmeyen kesimler çok değil üç yıl sonra bu cümleyi kuracaklar. Kurmaya mahkûm edilecekler.