Artık bitsin!
Gerçekten artık bitsin ve yetsin. İki büyük deprem bir pandemi geçirmiş yorgun ve yıkık bir şehrin insanları olarak gerçekten yeter diyoruz. Zaten çok gerginiz, zaten canımız burnumuzda ve zaten tükenmişlik sendromu ve nihilist penguen modundayız bari siz de bu halimize körükle gelmeyin.
Sizlerin laf dalaşınız, birbirinize “ o yalan söylüyor, doğrusu bu” deme yarışınızdan bizler şehir halkı olarak gerçekten usandık, bıktık ve bitap düştük.
Neyin kavgasını verdiğiniz, neyi koparmaya çalıştığınız bile güme gidiyor bu toz duman arasında. Neden ve nereden çıktığını sizlerin de bilmediği bir zehirli sarmaşığın dalları olup çıktınız bir anda.
Bu şehrin hizmet beklediği isimlerin bütün enerjilerini bu gibi yersiz ve gereksiz tartışmalara ayırmalarını tüm şehir kınıyor, iki milletvekilimiz gereksiz diyor, tüm parti il başkanları faydasız diyor. Bunlardan da ötesi şehir halkı bu polemiklerle sizi ekranda görmek istemiyor.
Neyi paylaşamıyorsunuz? Neyin üste çıkma gayreti ve haklı olduğunu ısrarla ve inatla kanıtlamanın heyecanıdır bu. Elazığ’ı temsil eden, şehrin seçilmiş ve seçkin insanları olarak neyi paylaşamıyorsunuz?
Siyasi rekabet ve “önce ben dedim, ben açıkladım, biz randevu aldık, ona da gel dedik, ben seni elinden tutar külliyeye götürür masaya oturturum” gibi gerçekten sizlerin de sonradan izlediğinizde utanacağını ve yüzünüz kızaracağına inanıyoruz.
Videolarınızı bir kez daha izlediğinizde “bu bana yakışmadı, keşke böyle konuşmasaydım, hiç doğru olmamış” diyeceğinizi biliyoruz. Çünkü her birinizi çok iyi tanıyoruz. Aldığınız aile terbiyesi, yetiştiğiniz muhitin gelenek örf ve töreleri, bulunduğunuz partinin insan odaklı anlayışı buna geçit ve cevaz vermez. Size, yapınıza ve karakterlerinize hiç de uymayan bu ifade, itham ve kırıcı çıkışlar inanın sadece muhatabını değil, bizleri de yaralıyor ve üzüyor.
Hakimiyet olarak elbette şehrin önceliğini önemsiyoruz. Ve yine öncelikle milletvekillerimizin şehir için adım atmalarını, gayret göstermelerini, bu konuda oldukça cevval ve atak olmalarını istiyoruz. Ve bunu tüm milletvekillerimizden istiyoruz.
Ancak gelinen noktada gördüğümüz ve izlediğimiz şu ki milletvekillerimiz bu enerjilerini birbirlerine laf yetiştirmeye, “ben haklıyım o haksız” gibi sonu gelmez bir tartışmanın odunu, kömürü ve yakıtı yapıyorlar.
Değerli milletvekillerimiz. Sizleri zaman zaman bizler de eleştirdik. Ama bunu hiçbir vekilimizi rencide etmeyecek ve özellikle kişilik haklarını koruyarak yaptık. Ve bunu da kamu adına ve daha çok hizmet gelsin diye yaptık.
Ama sizler arasındaki tartışma artık siyasi bir iktidar-muhalefet tartışmasından çok öteye taşındı. Tarafların hepsinin de bunda suçu ve kabahati var. Eğer bir tartışma kişiselleşirse ve siyasi muarızlıktan öte şahsi atışmaya dönerse bunun farklı ve hiç de hoş olmayan süreçleri tabana yayılır hatta sokağa taşar. Bunlara gerek yok ve bu şehrin insanına yakışmıyor. Hakimiyet olarak çağrımız şudur ki artık bu tartışmaları sonlansın. Zira bu şehrin çok problemi ve sorunu var. Bunlarla vakit kaybetme lüksümüz yok.
CHP Milletvekili Gürsel Erol çıktı televizyonlara. Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş 2 Şubat’ta, Ejder Açıkkapı ise 7 Şubat’a televizyona çıkacak.
Ak Parti milletvekillerimiz de doğal olarak Gürsel Erol’un kendileri aleyhine dile getirdiği konularda konuşacaklar. Elbette ki en doğal haklarıdır. Elbette yanlış gördükleri bir durum varsa savunma hakkının kutsallığına ve gerçekleri dile getirme özgürlüğünü kullanarak bunları ifade edecekler. Ancak bunları yaparken yeni bir tartışmanın fitilini de ateşlemesinler. Kendi doğrularını anlatıp takdiri kamuoyuna bıraksınlar. Yormayın artık.
Kendinizi de kelimeleri de şehri de yormayın artık. Rica ediyoruz bitirin bu atışmaları ve işlerinize koyulun. Şehir bunu istiyor, bunu bekliyor.