Ak Parti'nin Saflığı

Ak Parti, ülkeye hizmette çok iyi ama makamlara atadığı insanları  tanımada maalesef iyi değil.

TAKİP ET

Geçmişte Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Milletvekili, YÖK Başkanı ve Genel Müdür yaptıkları isimlerin ihanetine uğramışsa bu durum bu şahısların sadakatsizlikleri kadar, bunları o makamlara atayan isimlerin de ferasetsizliğini ve özensizliğini gösteriyor.

Ak Parti'den ayrılıp kendi siyasi yolunu çizen, partisini kuran ve rakip olan siyasilere alışmıştık ama son günlerde iki isim ciddi anlamda moral bozukluğu oluşturdu kamuoyunda.

Bunlardan biri YÖK eski başkanı Yusuf Ziya Özcan, diğeri de eski DSİ Genel Müdürü Kaya Yıldız.

Buna benzer daha çok isim vardır ama bu iki isim açıklamalarıyla gündemde olduğu için dikkatimizi çekti. Şimdilerde Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan YÖK eski Başkanı Yusuf Ziya Özcan, görev yaptığı sürede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasını çok aradığını ancak bulamadığını söyleyerek bitmiş bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Her ne kadar Marmara Üniversitesi bilgi ve belgeleriyle diplomayı yayınladıysa da konu muhalefetin gündeminde kalmaya devam edecek. Ülkemizin en önemli ve gözde kurumlarından biri olan DSİ'nin başında yıllarca Genel Müdürlük yapan Kaya Yıldız ise Giresun'da İyi Parti'den milletvekili aday adayı olmuş. Geçmişteki görevi sebebiyle de muhtemelen listeye girecek ve milletvekili olarak Ak Parti'ye muhalefet edecek.

Buna benzer sayısız örnek var. Ak Parti'nin geçmişte makam ve mevki verdiği isimlerin günün birinde yolunu şaşırıp başka yerlere gitmişse bunlar kadar onları refere eden, onlara kefil olan ve vekil olan kişilerden de hesap sorulmalı.

Kim bilir hangi karanlık masada oturuldu ve hangi pazarlıkların ürünü olarak bu isimler cilalanıp Erdoğan'a sunuldu. Kendisi de bunları doğru bilerek atamasını yaptı.

Artık Ak Parti bu kadar saf olmamalı. Ve artık birileri tarafından pişirilip üst iradenin önüne koyduğu ismin sonuna kadar kefili olmamalı. Bunu yapamayacaksa kimseye de referans olmamalı.

Atama makamında bulunan isimler de çok hoplayıp zıplayıp “Bu görevi en iyi ben yaparım” diyen haris, her dönemde işini yürütmeyi başaran, davaya değil de kendi çıkarına inanan bukalemun tipli bazı kişileri değil, kendisi için görev talep etmeyecek kadar vakur, dürüst ve her halükarda işini en güzel yapacağına inanılan, duruşundan taviz vermeyen samimi isimleri atamalı onlarla yol yürümeli. Yoksa daha kafamıza çok Kaya'lar düşer, Özcanlar çıkar…

Bakmadan Geçme