MÜZMİN MUHALEFET VE BİTMEYEN DARBE SEVDASI
Taha Yusuf SARIGÜL

Taha Yusuf SARIGÜL

MÜZMİN MUHALEFET VE BİTMEYEN DARBE SEVDASI

13 Mayıs 2020 - 13:00


CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in "Saray rejiminin, Saray düzeninin sonu geliyor. O son, Atatürk'ün kemiklerini sızlatacak bütün bu atamaların, bütün bu liyakatsizliklerin sonunu getirecek." sözleri ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun "Önümüzdeki süreçte bir erken seçimle veya başka bir şekilde… İktidar değişikliği değil bir sistem değişikliğine gidişatı görüyorum ve böyle olacaktır." sözleri büyük infial yarattı. Evrensel ve Artı Gerçek’te yayınlanan Ragıp Zarakolu'nun "Makus kaderden kaçış yok" başlıklı yazısı da tartışmaları başka bir boyuta taşıdı. Bu yazı yayınlanırken fotoğraf olarak Erdoğan ve Menderes'in resimlerinin yan yana kullanılması tartışmaları iyice alevlendirdi. Normal yollarla Erdoğan'ı deviremeyeceğini kabullenen muhalefet, hala demode yöntemlerden medet umuyor. 18 yılda muhalefetin başladığı ve geldiği nokta aynı;

"Darbelerden medet umma!"

   18 yıl geçti hala kabullenemediler. Halk TV'de Ayşenur Arslan denen gazeteci müsvettesi "CHP’nin askeri gücü olmalı diyor." Düşünsenize bunu AK Parti'nin bir vekili veya gazetecisi söylese neler olur. Dünyayı ayağa kaldırırlar. Bunların bu aşağılık sözlerine laf etmeyenlerin 'Sevda Noyan' isimli densizin laflarına da söz etmeye hakkı yoktur. Sevda Noyan denen Fetö eskisi, bir kanalda saçmalamış. Hem de öyle bir saçmalamış ki kocasının ailesi bile kadın hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Katıldığı televizyon programında "15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık. Bizim aile 50 kişiyi götürür." diyerek tepki çeken yazar Sevda Noyan'ın eşi Engin Noyan'ın ailesi konu hakkında açıklama yapmış. Sevda Noyan'ın düşüncelerinin Noyan ailesinin düşüncelerini yansıtmadığı belirtilen açıklamada, "Noyan ailesi olarak bu şahısa aile ismimizin saygınlığını kirlettiği için hakaret davası açarak hukuki süreci başlatacağız." ifadeleri kullanılmış.

   Evet bir kadının saçmalığına sahip çıkmayı bırakın, en yakın ailesi bile dava açarken kendini ülkenin sahibi zanneden azgın azınlığın saçmalıklarına ses çıkaran, eleştiren birini gördünüz mü kendi çevrelerinden. Bir CHP'li çıkıp da Canan Kaftancıoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu mu? Özgür Özel'in zırvalarını eleştiren bir CHP'li var mı? Yok. Neden yok biliyor musunuz. Bunların tıyneti bir. Zihniyetleri kara. Bunlara göre devletin sahibi CHP'dir. Kendileri "asıl" diğerleri "teferruattır." Milletin değerleriyle kavgaları bitmedi. Milletin değerlerine hep yabancı kaldılar. İçlerindeki düşmanlık taa ezelden Abdulhamit'ten, Menderes'ten, Özal'dan, Erbakan'dan geliyor çünkü.

   Milletten umudunu kesen CHP demokrasiye inanmadığını bir kez daha ortaya koydu böylece. Demokrasi, CHP için Mekke'deki putlar gibidir. İşine gelmediğinde helva niyetine yiyebiliyorlar. Biz Erdoğan'dan kurtulalım da ne olursa olsun havasındalar. Erdoğan ağzıyla kuş tutsa bu zümreye yaranamaz.

   20 yıl öncesine kadar oldukça büyüdüler oysa ki. Oldukça müreffeh bir hayat yaşıyorlar. Kafayı bulana kadar içiyorlar, evlenmeden doğuruyorlar, velev ki ibneyim diyorlar, devletin hizmetlerine küfürler edip devletin tüm imkanlarını kullanıyorlar.

    Bugün iktidarı beğenmeyen Tüsaidçılar 20 yıl öncesine göre kat kat zenginleştiler. Dün emekli olduğunda ancak bir ev sahibi olabilen memur şimdi memuriyetinin 5. yılında evini de arabasını da bir şekilde alıyor ama akşama kadar Erdoğan'a küfür ediyor. Sorsan hepsi kredi der ama sanki silah zoruyla kredi çektiriyorlar. 20 yıl önce orta gelirli bir esnaf şimdi büyük paralar kazanıyor ama sorsan ekonomi çok kötü ülke felakete sürükleniyor. Nedense gelmedi o felaket bir türlü. Asgari ücret ile geçim zor tabi. En az 3500 ₺ olmalı asgari ücret. Buna rağmen Asgari ücret alıp bunlar kadar şikayetçi olmayan milyonlarca kişi var.

   20 yıl önce hiçbir itibarı olmayan Türkiye Cumhuriyeti pasaportu şimdi dünyanın en saygın pasaportlarından. Yerli ve milli teknolojimiz, sanayimiz ve tarımımız da tam anlamıyla hayata geçirildi mi ülkemizin önü açıktır. Hırsız içerdeyse kapı kilit tutmaz derler ya. Bizimki de o mesele.

   Koronavirüs nedeniyle ülke ekonomik olarak zor durumda ama her kesimin ortak görüşü "süreç iyi yönetiliyor." Maske dağıtımında yaşanan eşgüdüm sorunu dışında süreç çok başarılı yürütülüyor. Şehir hastanelerinin önemi anlaşıldı. Sağlık alanında yapılan yatırımların ne kadar doğru olduğu ortaya çıktı. Dünyanın öbür ucundan vatandaşlarımızı özel uçaklarla ülkemize getiriyoruz. Bakanın akrabası diye iftira atıp eleştiriyorlar akıllarınca. Aşağılık kompleksli zihniyetlerinden gına geldi artık. Kendi ülkelerine hep yabancılar. Biri Küba hayranı, biri Avrupa. Biri ABD sevdalısı diğeri Rusya.

   Allah ülkemize, yapıcı eleştiri getirebilen, iktidarı denetleyen ve hizmetlerin artması hususunda iktidara itekleyici güç olacak bir muhalefet nasip etsin.

Bu yazı 1073 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar