HACİRE ANNE
Taha Yusuf SARIGÜL

Taha Yusuf SARIGÜL

HACİRE ANNE

04 Eylül 2019 - 15:21 - Güncelleme: 04 Eylül 2019 - 16:30

 Yıl 2010. Diyarbakırlı 8 kardeşten biri olan Fırat Akar henüz 17 yaşındayken maddi imkansızlıklar nedeniyle Mersin'e çalışmaya gidiyor. İnşaatlarda iş bulup ekmek parası için çalışmaya başlayan Fırat HDP yöneticileri tarafından Irak'ta inşaatta çalışmak üzere kandırılıp Kandil dağına kaçırılıyor. Pkk'dan kaçan teröristlerin ifadelerine göre Hakruk kampında diğer arkadaşları ile tartışıp kavga ettiği gerekçesi ile Fırat Akar grup sorumlusu Argeş Mazlum kod adlı terörist tarafından diğer 3 arkadaşı ile birlikte infaz ediliyor. 
   Pkk terör örgütü, çocuklarının akıbetini soran aileye, 8 ay sonra kendi yayın organında 'Askerin hava saldırısı sonucu öldü.' diye yalan söyleyerek cevap veriyor. 
   Henüz 21 yaşındaki Fırat hayatının baharında dünyaya veda ediyor. Acılı annesi 8 çocuğundan birini kaybettikten 4 yıl sonra bir diğer çocuğu için de aynı kaygıları yaşamaya başlıyordu. . Yine henüz 21 yaşında olan ve evlilik hazırlıkları yapan diğer oğlu Mehmet 4 gündür ortada yoktu. Oğlunun en son HDP il binasına girdiğinin haberini alan acılı anne ikinci kez aynı acıyı yaşamamak için HDP Diyarbakır il binasının önünde oturma eylemi başlatıyor. Ve 4 gün sonunda eylemi sonuç veriyor, oğluna kavuşuyordu. Kararlı mücadelesi ile oğluna kavuşan anne, çocukları dağa kaçırılan diğer annelere de örnek oluyordu.
   Kimden mi bahsediyoruz? Yaklaşık 1 haftadır ülkenin gündeminde olan Hacire anneden bahsediyoruz. Günlerdir malum kesim tarafından görmezden gelinen Hacire Akar'dan bahsediyoruz.
   HDP'li belediyelere kayyum atandığında ortalığı ayağa kaldıran CHP'den ses yok mesela. En ufak bir operasyonda duyar kasan sözde liberaller ve sözde barış severlerden de ses yok. Bu kadar sahtekarlık olmaz diyor insan. Devletin imkanlarını teröristlere aktaran belediyelere desteğe koşanlar Hacire anneye kör sağır dilsiz kesildiler. Sadece Hacire anne değil elbette. Yüzlerce acılı anne var bu şekilde. Ama ne CHP'nin ne de destekçilerinin umurunda değil bu durum. Onların derdi dağa giden kaynakların kesilmesi. 
    Bir 'çözüm sürecidir' dillerine dolamışlar gidiyor. Ak Parti de HDP ile görüştü diye algı yapmaya çalışıyorlar. Ak Parti silahlar sussun, analar ağlamasın diye bir çözüm süreci başlatmıştı. Bence de başlaması gereken süreçtir çözüm süreci. Çözüm süreci Pkk'nın ihaneti ve süreci baltalaması yüzünden akamete uğramış ve başarısız olmuştu. Yani Ak Parti'nin HDP ve Pkk ile muhataplığı 'barış' içindi.
   Şimdi HDP ve Pkk ile muhatap olan CHP'dir. Peki ne için? Tabii ki barış için değil. Sırf Erdoğan nefretlerinden Pkk ile işbirliği yaptılar. Pkk haince saldırıyor, askerimizi polisimizi şehit ediyor ama CHP koşarak onlarla işbirliği yapıyor. Kandilden talimat geliyor yerel seçimlerde CHP'ye oy verin diye. İstanbul'u bu şekilde kazandılar. Bunu Pkk'ya ve HDP'ye borçlular. Bu borcu da HDP'li belediyelere kayyum atandığında hemen desteğe koşarak ödemeye çalışıyorlar. Daha ödeyecek çok borçları var. İşçileri işten çıkarıp yerine Pkklıları dolduracaklar sanırım. 
   Allah bu ülkeyi CHP'nin şerrinden muhafaza etsin. Allah'a emanet olun.

Bu yazı 251 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar