DÜRÜST DEĞİLİZ VESSELAM!
Semra HACAN

Semra HACAN

DÜRÜST DEĞİLİZ VESSELAM!

09 Mayıs 2017 - 16:06 - Güncelleme: 28 Ağustos 2017 - 13:31

Son günlerde aklımda evirip çevirdiğim şu ki; kendimizden pek memnunuz başkalarından ise değiliz. Kendimiz kusursuz, karşıdaki eksikler ile dolu. Bir de bizde olmayan başkasında varsa o özellik hoş değildir. Hâlbuki işin gerçeğine bakacak olursak ayılıp bayıldığımız da tam odur aslında. Andımızda okuduklarımız kendimizi avutmak için miydi yoksa şevklendirmek için mi? Bize mi yazılmıştı o satırlar?

Türlü hileler bizde, tüm sahtekarlıklar bizim için çocuk oyuncağı olmuş. İşe girersin torpille, sabah işe gideceksin dört günün üçünde geç kalırsın. İş başında yaptıkların ya da yapmadıkların senin bildiğin, vicdanının işidir artık. Her meslekte oluyordur mutlaka, benim şahit olduklarım aşina. İçimde bir huzursuzluk aldı başını gider.

Hep şikayet hep şikayet.

 Devlet emeğimizin karşılığını vermiyor. Peki, sen aldığın paranın karşılığını veriyor musun? Sınıfta uyuyarak mı? Yoksa zil çalana kadar ders süresinde ettiğin sohbetler mi? Zamanın koşulları insanı zorluyor. Gözün ile şahit oldukların karşısında ya sessiz kalacaksın ya da vicdanınla düşman. Refah seviyesine ulaşmak için önce vicdanlarımızla dost olmak gerek, belki sonra da memleketle. Seven yurdunu ve kendini, bulaşmaz çok fazla haksızlık yoluna. Her meslekte, belki komşulukta ve belki de ebeveyn çocuk ilişkisinde dürüst değiliz vesselam. Rengimiz bile belli değil; sahte günaydınlar, gülücükler, daha neler neler…

Şahit lazım Yunus Emre ile aynı topraklarda yaşadığımıza, şahit lazım destanlara, abdallara, korkusuz kahramanlara. Henüz tarihi olmayan ülkeler maneviyatın yeni yeni farkına varmışken, koca bir tarih okyanusu üzerinde yüzen ülkemiz dürüstlükten ödün verdikçe verdi. Asık suratlarımız, bencil gönüllerimiz oluverdi yıllar geçtikçe. Doğunun maneviyatı hassas değerleri ile batının ilmini birleştirmek lazım başarı için.

Batının ilmi dediğime bakmayın ilmin beşiğidir aslında doğu. Ama bugünün şartları ile konuşacak olursak yanlış olmadı sanırım cümlem. Fen ile ahlakın birleştiği yerde ne güzellikler çıkar ortaya. Aslında müthiş bir hayranlık vardır batıda bize karşı. Şöyle ki; sahip olmadıkları olamadıkları kültür ve aslında en önemlisi de inanç. Zor şartlar içinde kazanılmış her zafere bakarsanız altında bu değerlerin yattığını kolaylıkla göreceksiniz. Bizim batı hayranlığı diye tutturup gittiğimiz bu günlerde, onlar tarihi araştırıp kopyalıyorlar haberimiz yok. Eğitim sistemi bir türlü düzeltemediklerimizin başında geliyor değil mi?

Japonlar medrese sistemini araştırıp oluşturmuşlar altyapılarını. Biz hala nerde yanlış yaptık yapıyoruz diye düşünmekteyiz. Bizi biz yapan değerler kurtuluşumuzun ta kendisidir. Bugünlerde biraz daha ümit var gibi.

Eski değerler biraz daha ehemmiyetini kazandı gibi. Fakat şöyle düşünüyorum; bu maneviyatta ki ve dolayısıyla yansıyacağı tüm alanlardaki gelişme bizlerden geçmektedir. Evdeki anne babadan, okuldaki öğretmenden, yan komşudan, pazardaki esnaftan, işçiden, patrondan… Kazandığımız parayı hak ederek, davranışlarımızın emsal olduğunu görerek bilerek yaşarsak birçok sorunu hallederiz. Bugün içinde olduğumuz koşul ne olursa olsun yapacak bir şeyler mutlaka vardır.

Küfür eden babadan, asık suratlı şoförden, sadece gel-git yapan hocadan, kitap okuyan arkadaşa, güler yüzlü komşudan, hakkıyla çalışan işçiye… dürüst olmamız lazım vesselam. O vakit düzelir eğriler, o vakit dost oluruz kendimizle çevremizle muhakkak, ve o vakit güneş en parlak haliyle tekrar doğar bu toprakların üzerine. Aşinayız evet destanlara, fakat yazmayalı yazdıramayalı çok oldu, yapraklar bomboş, hani şahittik nice değerlilerin nice olaylarına. Dürüst değiliz vesselam!

 Herkesin elimizden geçtiği bir meslekteyim ve bu nedenledir ki, durmadan edemem ehemmiyeti üzerinde .

Sevgili arkadaşlar ‘ Biz dürüst olmazsak kim dürüst olur bu ülkede?’

Bu yazı 869 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar