MÜSLÜM, ŞAMPİYON
Semra BAKIR

Semra BAKIR

MÜSLÜM, ŞAMPİYON

14 Aralık 2018 - 11:45

             Son zamanlarda gösterimde iki şahane film; Müslüm ve Şampiyon. O kadar etkili filmler ki bittiğinde tadı damağınızda kalıyor.

           Müslüm 26 Ekim’de vizyona girdi ve biyografi, dram türündeki bu filmin başrolünde Timuçin Esen ve Zerrin Tekindor var. Her ikisi de oyunculuklarında gerçekten iyi iki isim. Fakat Timuçin Esen oyunculuk yapmamış, Müslüm’ü gerçekten yaşamış yaşatmış.

         Bu film efsane arabeskçi Müslüm Gürses’in dramatik hayat öyküsünü anlatıyor. Unutulmaz şarkılarına ve özellikle eşine odaklanmış sahneler bolca kullanılmış. Yönetmen koltuğunda, geçen yıl Oscar için aday adayı olan Ayla’nın yönetmeni Can Ulkay ve Romantik Komedi filminin yönetmeni Ketche oturuyor. Senaryosu ise Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi tarafından kaleme alınmış.

Başarılı bir eserin ortaya çıkmasında bence en büyük etken ekibin çok iyi olması. Her bir tuğlasının harika işlendiği sağlam bir duvar gibi sarıveriyor izleyiciyi.

Özellikle arabesk müziği sevenler için daha da etkili diyebilirim. ‘Feryat, Mutlu Ol Yeter, Yeşil Ördek, Bunca Gamı Bunca Derdi… ve tabi ki

   ‘’Yar yanımda yoksa en büyük hasret

   Sevdasız geçecek ömüre hayret

   Gönülde açmazsa solacak elbet

   Çiçeklerle dolu dallar utansın’’   muhteşem sözler ve bestesiyle ‘’Yıllar Utansın’’.

    Şarkılar Müslüm Gürses’in sesinden değil ama buna rağmen oldukça etkili. Nasıl başladı hangi ara bitti anlayamıyorsunuz. Bilet bulmak biraz zor. Salonlar hınca hınç dolu. İçindeki zorluğa, kendinden yaşça büyük aşkına, ailede yaşadığı dramlara… kayıtsız kalmak zor. Gitmeyenler için kaçırmayın derim. 2 saat 12 dakikalık bu filmin  5 ayrı seansta gösterimi mevcut.

 

      Bir diğer harika film ise ‘Bizim İçin Şampiyon’. 2 saat 9 dakikalık bu şahane film 7 Aralık’ta gösterime girdi. Yönetmeni Ahmet Katıksız, başrollerde Muhteşem Yüzyıl’da izlediğimiz Ekin Koç, başarılı oyuncu Farah Zeynep Abdullah ve Fikret Kuşkan var. Yine biyografik bir dram. Şampiyon efsane yarış atı Bold Pilot sayesinde bir araya gelen iki aşığın konusu işleniyor. Gerçek bir hikâyeden uyarlanmış olması filmi daha da merak haline getiriyor doğrusu. Filmin yarış sahneleri çok heyecan verici. Yaşanılan aşk ise mücadelenin önemini vurguluyor. Filmin içinde yer alan kimi cümleleri bir şiir kadar etkili buldum:

        ‘’Şampiyon demek bir gün kaybedeceğini bildiğin halde koşmaya devam etmek demek, umudu hala başka yerlerde arayanlar varsa, bugün bizi izlesinler!’’

         Şunu söyleyebilirim ki film bittiğinde kendinizi Bold Pilot’a aşık olmuş buluyorsunuz. Hani atlar için asil hayvanlar derler ya, işte Bold Pilot onun da üstü bir at. Sadece asil demek yetersiz kalıyor sanırım; çünkü o müthiş bir at. Uzun süredir böyle hoş bir film izlemedim diyeceğinizi duyar gibiyim. Gidenler aynı

fikirde mi bilmem ama henüz bu filmlere gitme fırsatı yakalayamayanlara tavsiye ederim mutlaka gidin ve 1 numaralı bu güzel atın koşularını zevkle izleyin. Çünkü arkasında sayısız ödül, hala aşılamayan bir rekor bırakmış Bold Pilot ve bence onu en iyi yapan; hep geriden gelip kazanması.

     Sözün kısası iki güzel film ve iki gerçek hikâye; biyografi, dram, mücadele ve tabi ki aşk. Anlayana, sevmesini bilene seyre değer…

 

 

 

 

 

 

                                                                                        

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 2020 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar