AÇIN KAPILARI LÜTFEN!
Semra BAKIR

Semra BAKIR

AÇIN KAPILARI LÜTFEN!

21 Eylül 2019 - 11:05 - Güncelleme: 22 Eylül 2019 - 11:16

             İbadet alanları her millete sunulmuş manevi alanlardır. Bu alanlar ne kimsenin hâkimiyetinde ne de koruması altındadır. Her insana açık, Allah’ın evleridir. Türkçe’ de

“toplayan, bir araya getiren” anlamında kullandığımız Arapça asıllı cami kelimesini Müslümanların ibadet ettikleri mekan için isim olarak kullanmaktayız.

             Cami kelimesi Kur’an- ı Kerim’de geçmiyor. Onun yerine mescit kelimesi kullanılmış. Tarihe bakıldığında cami kelimesi daha çok insanların toplandığı yerler için kullanılmıştır. Eski kitaplarda bazı şehirlerde yüzlerce cami adı geçmesi bundandır. Bazen bir sokağa bazen de bir okul adına cami denilmiştir. İçinde namaz kılınan ibadethanelere ise mescidü’l – camiler denmiştir. Bu camiler gece gündüz açık imiş. Görevliler camileri her daim temiz tutup, özen gösterirlermiş. İçeri hayvan girmesini engelleyip, yabancıların, kimsesizlerin ve yolcuların camilerde barınmasına olanak sağlarlarmış.

             İslam’ın ibadet yerleri olan camiler, zaman içerisinde çok değişikliğe uğramışlar anlaşılan o ki. Çünkü günümüzde o eski özelliklerinden hiç eser yok diyebiliriz. Camilerin kapıları kilitli, Allah’ın evine misafir olup, şöyle hakkıyla iki rekât namaz kılayım derseniz, yarım saat ya görevli arayacaksınız ya da kilitli kapılar önünde bekleyeceksiniz. Camilerimiz genelde iki kattan oluşmakta. Bizleri de düşündüklerinden olmalı, üst katları bayanlara ayırmışlar. Yapılar harika, huzur bulursunuz büsbütün içinde. Çini işlemeler, seccadeler, güzel tesbihler, rahleler, seccadeler yer yer, ihtişamlı bir avize tam ortada… bir de güzel bir kokusu vardır camilerin duyar duymaz etkilendiğimiz. Alıp bizi götüren, yağmur sonrası mayhoşluk gibi etkileyen, daha da duygulandıran hislendiren… bu güzelliklere şahit olamıyoruz son zamanlarda. Camilerin üst katlarına erişim engeli var. Kilitliler efendim! Çocuklar girip kirletirmiş, gelen giden pek olmazmış. Çocukları gençleri ne kadar uzaklaştırdıysak o kadar artmadı mı sıkıntılarımız? Çocuk sırtına çıktı diye secdesini uzatmadı mı Peygamber? Kirlenmesin diye uzak tuttuk da, kirlenmedi mi başka değerler? Halılar temizlenir de ahlak nasıl temizlenir düşünmez mi oldu görevliler?

           Bu konuda uzun zamandan beri dertliyim. Ne zaman bir yolculuğa çıksam, değişik ilçelerde durup bilmediğim camilere girmek namaz kılmak isterim. Kim bilir kaç caminin önünden geri döndüğümü bilirim. Tamamen kapalı, hayat yok sanki. Kapıyı çalıp da cevap alamadığımız olur mu Allah’ın evinde!

           Elazığ gelişmekte olan, hiç de küçük sayılamayacak bir şehir artık. Tarihi cami ya da modern cami olsun sayı olarak da zengin bir yer memleketimiz. Fakat aynı sorun ne yazık ki bizde de yüzünü gösteriyor. Rüstem Paşa’da bir camiye giriyorum gündüz vakti. Utana sıkıla görevliye namaz kılmak istediğimi söylüyorum. Suratı beş karış “ neye geldin?” der gibi amca. “ Yukarının kapısı kilitli anahtar yok” diyor, bekliyorum hani bir şey daha der de nasiplenirim diye. Ne fayda dönmekten başka çare yok. Cumhuriyet Mahallesi’nde bir camiye giriyorum. Demirlik takmışlar, koca koca kilitler… Görevli “açamam, merdiven ucunda kıl” diyor. Yukarı bakıyorum, yutkunuyorum, boynumu büküyorum belki imana gelir diye ama başarılı olamıyorum yine. Bunun gibi bir sürü örnek var aklımda.

         Özümüzü kaybettikçe kültürümüzü, geleneklerimizi, ruhumuzu, maneviyatımızı kaybediyoruz. Bize ait olan, tarih boyunca iç içe olduğumuz, ibadet ettiğimiz, eğitim aldığımız kimi zaman ve bazen de ruhumuzu dinlendirme yerleri olarak seçtiğimiz camiler halka açılmalıdır. Özellikle bahsettiğim kapısına katlarına kilit vurulan camilerdir.  Her şeyin özeli açılıyor da korkarım bir gün ibadet etmek için de maddi bir karşılık ödemek zorunda kalacağız. Zaten ruhu çalınan camilerimize bakarak geçmişin hayalini kuruyoruz. Ama yeni yapılan camilere ve kilitli kapılarına baktıkça da, eskiye duyulan özlemin bile samimi olmadığını anlıyoruz. Yoksa yolcular evsiz kalmasın diye açık bırakılan kapılar, bugün çocuklar girmesin diye kapanır mıydı? Genç, çoluk çocuk, hanım kardeşlerimiz, yaşlı teyzem kolayca girip çıksın değil mi? Modern olacak diye amacından saptırmayıp, cami niteliğinden çıkarmayalım. Dini, mimari ve herkese hitap eden sadelikte camilerle insanlarımızı Allah ‘ın evine yaklaştıralım, uzak tutmayalım. Bizi bir araya toplayan şeylerden uzak kaldıkça, birlik ve beraberliğimizden de uzak kalacağız. Açın kapıları lütfen!

 

 

           

 

Bu yazı 222 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar